E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

ÇOCUKLARI ASOSYAL YAPABİLİR

ÇOCUKLARI ASOSYAL YAPABİLİR

DHA

İnternet uyuşturucu özelliğe sahip ve tehlikeliden çocukları korumak gerektiği açıklandı. İnternet çocukları asosyal yapabilir.

SİVAS Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Orhan Doğan, "İnternete diğer bağımlılık yapan maddeler gibi uyuşturucu madde taşımıyor, ancak uyuşturucu özelliğe sahip. Çocukları asosyal yapabilir." dedi.

Erzurumlu Musa Kang’ın öldürülmesiyle birlikte internetin çocukların gelişimi üzerindeki etkileri yeniden tartışılmaya başladı. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Orhan Doğan, internetin bağımlılık yapan maddeler gibi uyuşturucu madde taşımadığını ancak uyuşturucu özelliğe sahip olduğunu belirtti. Modern yaşamda öğrenmenin biçim değiştirdiğini dile getiren Prof.Dr. Orhan Doğan, günümüzde öğrenmeyi öğrenmenin temel hedef olduğunu belirtti. İnternetin son 20 yılın en önemli buluşu olduğunun altını çizen Prof.Dr. Doğan, "Ben bundan 6 yıl önce internetin bağımlılık yapabileceğini söylediğimde insanlar beni yanlış anlamış ve internete karşı mısınız diye sormuşlardı. Oysa ki benim söylediğim şey internette diğer bağımlılık yapan maddeler gibi aynı özellikleri taşıyor. İnternette uzun süre vakit geçiren kişilerde onsuz kaldığında günlük hayatında olumsuzluklar ortaya çıkmaya başlıyor. Öğrenciler okula diyerek evlerinden çıkıyor ve son kuruşlarına kadar internette vakit geçiriyorlar. Bu da onların okul hayatlarını olumsuz etkilemeye başlıyor. Tüm bunları engellemek anne ve babanın görevidir. Aileler çocuklarının neler yaptığını nereye gittiğini çok dikkatli bir şekilde takip etmelidir" dedi.

GERÇEK HAYATTAN KOPABİLİRLER

İnternette çocuk ve gençlerin daha çok zaman geçirdiğini belirten Prof.Dr. Doğan, "İnterneti tek başına düşündüğünüz zaman yalnız yapılan bir etkinliktir. Kişiler tek başına oyun oynuyor ve internet başında zaman geçiriyor. Bu açıdan baktığımızda da çocuklarda özellikle sosyal yaşamdan uzaklaşma görülecektir. Bu da çocuğu kendi iç dünyasına yönelmeye itecektir. Bir de internet bağımlılığı olan çocuklarda gerçek yaşamdan kopma görülür. Çünkü orada yaşanan şeyler sanal bir dünyanın parçası haline getirir çocuğu. Çocukların gerçek dünyadan kopmaya başlaması demek ilk önce aileden başlar. Bunun yanında çocuklarda 8 yaşından sonra oluşmaya başlayan soyut düşünmeye yetisi gelişmemiştir. Çocukların 5-6 yaşlarında ölüm veya da günah gibi kavramları anlamaları mümkün değildir. Oyunlarda sürekli birilerini öldüren çocuklar kahramanları öldüğünde yeterli puanı varsa yeniden canlanıp oyuna giriyor. Oysaki gerçek hayatta böyle bir şey söz konusu değil. Çocuk ölümü oyunlarda ki gibi olduğu yargısına varabilir. Şiddeti, ölmeyi, öldürmeyi çok doğal gibi bir şey olarak karşılayabilir. Bunlarda cinayet oranlarını arttırtabilir. Ayrıca gerçek dünyaya adapte olması çok zor olur" diye konuştu.

ÇOCUKLARI ASOSYAL YAPIYOR

Bilgisayar başında oyun oynayan çocukların her şeye hakim ve her şeyi kendi istediği doğrultusunda yaptığını ama gerçek hayatın farklı olduğunu dile getiren Prof.Dr. Doğan şöyle devam etti:

"Gerçek hayatta çocuk paylaşmak zorundadır. Bu durumda çocuğu ileriki yaşantısında bireyci yapabilir. Oyunların bazıları ortak oynanıyor ve sürekli bir yarışma söz konusu. Kim daha çok öldürecek ve silah kazanacak şeklinde bir rekabet oluşuyor ve çocukta ki hırsı amacına ulaşmak için her şeyin mübah olacağı düşüncesine itiyor. Bu da paylaşmayı ortak hareket etmeyi engelleyen başka bir unsurdur. Tüm bunları ele aldığımızda görülüyor ki çocuklarımız şiddeti görüyor, öğreniyor ve daha sonra da hayatının bir parçası haline getiriyor. Oyun açısından baktığımızda ise oyunların hemen hemen hepsinde şiddet unsurları yer alıyor. İnternette online oynanan oyunların hepsinde şiddet öğeleri ön plana çıkıyor. Bu oyunları oynayan çocuklar zaman içersinde şiddeti algılıyor ve kanıksıyor. Oyunda seçtiği kahramanlar sürekli birilerini öldürüyor ve değerlenip güç kazanıyor. Bu da çocuğun günlük hayatında da şiddeti, çekişmeyi hırsı arttırıyor."

ZARARLARI SAYMAKLA BİTMİYOR

İnternetin haberleşme ve bilgiye ulaşma açısından kullanılması halinde doğru ve faydalı olacağını belirten Prof.Dr. Doğan, “Aksi halde eğlenmek zaman geçirmek için kullanılmasına sınır koyamaz ise aileler, çocuklarda bağımlılık başlar. Sınır konulamaz ve internet başında geçirilen zaman her geçen gün artmaya başlarsa bağımlılığın önüne geçilmesi çok zor olacaktır. Aileler internette filtre uygulayarak çocuklarının bazı sitelere girmesini engelleyebilir. İnsan sürekli öğrenen bir varlık olmasının yanı sıra öğreneceği şeylerinde bir sırasının olması gerekir. Yani 15 yaşında öğreneceği bir şeyi 5 yaşında öğrenirse bu da bir başka yanlışı beraberinde getirir. İnternet ve bilgisayarın bir başka olumsuz yönü de çocuklarımızın yazılarının aşırı bozuk olmasıdır. Çünkü günlük hayatımızda yazıyı hiç kullanmıyoruz. Her şey klavye ile yazılıyor. Bu nedenle de çocuklarımızın el yazıları bozuk oluyor” dedi.

DOĞRU KULLANILDIĞINDA FAYDASI ÇOK

İnternetin olumlu yönleri olduğunu da dile getiren Prof.Dr. Doğan, "İnternet doğru kullanıldığında çocuklarda yaratıcılığı ve çok yönlü düşünmeyi arttırabilir. Çocukların bilgiye ulaşması daha kolaylaşır. Çocuklar ve gençler kendini geliştirmek hobilerini geliştirmek için de çeşitli yeni yollar bulabilir. Kendilerine çalışma planları bulabilirler. Oyun ve internete ayrılan zaman sınırlama getirildiğinde son derece faydalıdır. Çocuğun ve gencin gelişmesinde çok geliştirici yönleri de vardır. Kötüye kullanılmadığı sürece çok faydalıdır." dedi.