E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

ATAKLAR HER YERDE YAKALAYABİLİR

ATAKLAR HER YERDE YAKALAYABİLİRKAYNAK: www.bugun.com.tr

Unutmayın! Panik atağı yanınızda çok sayıda insan varken de ortaya çıkabilir, yalnızken de...

Aşamalı üzerine gitme alıştırmaları panik atağı ile bağlantılı hale gelmiş bulunan "yalnız kalamama, sokağa çıkamama, kal balık ortamlara girememe" gibi durum ve davranışlarla ilgili aşamalı alıştırmalar yapmak ve panik belirtileri azalıncaya kadar o ortamda kalmak, yani alıştırmaları tekrarlamak temeline dayanır.

Aşamalı üzerine gitme alıştırma­ları için, panik atağı yaşama ola­sılığı bulunduğunu düşündü­ğünüz tüm durumların bir listesini yapı­nız. Daha sonra bunları, kaçınma davra­nışınızın derecesine göre hafiften şiddet­liye doğru sıralayınız. Daha sonra liste­deki sıraya göre en az sıkıntı oluştura­nından en çok sıkıntı oluşturanına doğ­ru, bu durumlarla yüzleşmeye başlayı­nız. Her durumun içinde bunun sıkıntı yaratma özelliği kayboluncaya kadar tekrar tekrar kalarak alıştırma yapmaya çalışınız. Temel amaç, git gide ilerlemek ve her alıştırmada bir önceki rekorunu­zu kırmaktır.

ENTERESAN VERİLER

Unutmayınız! Panik atağı yanınızda çok sayıda insan varken de ortaya çıkabilir, yalnızken de... Sokakta da panik atağı geçirebilirsiniz, evde de... Dağ başında da panik atağı geçirebilirsiniz, en modern bir sağlık merkezinin göbeğinde de...

Psikiyatri uzmanına başvuran panik vakalarının yüzde 70'i en az 10 defa başka hekime başvurmuş oluyorlar. Bunlara organik, fiziksel bir hastalık olmadığı söyleniyor. Fakat hastalıkları sürüyor. Kendilerini daha kötü hissediyorlar. Hatta "benim hastalığımın tıpta çaresi yok, doktorlar anlayamıyorlar" diyerek daha da telaşa kapılabiliyorlar.

ÇOĞU İŞİNİ KAYBEDİYOR

Yapılan bir araştırmada kalp kroner angiografîsi yapılıp normal çıkan hasta­ların yüzde 57sinin panik nöbetler geçir­diği görülmüştür. Demek panik atak, in­sanları gereksiz kalp incelemesine iten Önemli bir neden olarak dikkati çekiyor.

Panik bozukluk hastalarının yüzde 83'ünün iş verimleri düşüyor, yüzde 67si işini kaybediyor, yüzde 50si evinden, 3 km. uzağa arabayla bile gidemez hale geliyorlar.

Alkol tüketiminde artış da dikkati çekiyor.

SİZDEN GELENLER

SORU: Merhaba. Ben geçen sene bir rahatsızlık geçirdim. Tabi ki ben krizi geçirdiğimi sandım. Göğsümde sıkıntı hissi ve kalp çarpıntısı çok aşırı idi. Ölüm korkusu vardı. Elim ayağımda boşalma olu­yordu. Ter basması oluyor. Bir daha olacakmış gibi dı­şarı çıkma korkusu yaşıyorum. Tabii hemen acile koş­turduk ve yapılan tetiklerde EKG'de ve tahlillerde bir şey yok dendi. Gayet normal her şey. Sadece çarpıntı vardı ve kardiyoloji uzmanın senin psikiyatriye gitmen gerekiyor panik atak geçiriyorsun dedi. Bende buna uyarak gittim. Bana bazı ilaçlar verdi kullandım 6 ay bıraktım. Ama panik atağım geçmedi.

CEVAP: Sorunuzu aldık. Bu sorudan sizin tipik olarak bir panik atak yaşadığınız anlaşılıyor. Doğru tanı konulmuş ve tedavi görmüşsünüz. Panik ataklarınız tekrarlanıyor ise tedavinize yeterli süre devam etmeli, ilaç tedavisine ilave olarak psikoterapi yardımı alma­lısınız.

SORU: Panik atak tedavisinden sonra tekrarlama riski var mıdır? Neler yapılmalıdır?

CEVAP: Merhaba! Panik atakta, depresyon gibi tekrarlayabilen bir rahatsızlıktır ancak etkin süre ve dozda yapılamayan tedavilerde tekrarlama riski daha fazladır. Ayrıca stresörler de bu durumu etkileyebilir. Tekrar hekiminize başvurarak gerekirse bir terapi yardımı alarak başa çıkabilirsiniz.

SORU: Panik atak depresyon yaşıyorum. Kalp krizi falan yok. Çevreye yabancılaşma var gibi. Tekrar anne olmak istiyorum. Şu an ilaç kullanıyorum.

CEVAP: Merhabalar. Panik bozukluğu ve depres­yon geçirmiş olmak, anne olmaya engel değildir. An­cak gebeliğin ne zaman gerçekleşebileceği, ilaçların ne kadar süre kullanılacağı konusunda doktorunuza danışmalısınız.

SORU: Merhabalar. Benim panik atak ve ölüm korkum var evde dışarı çıkmak istemiyorum. Bunun bilinç altındaki nedeni nedir? Kendi kendimize yardım edemez miyiz? Te­şekkürler.

CEVAP: Panik bozukluğunun tedavisinde bilin­çaltına inmek gerekli de değildir faydalı da değildir. İlaçsız tedavisi mümkündür, ama ilaçsız tedavi de mutlaka bir psikoterapist nezaretinde sürdürülmelidir.