10 yıl önce gördüğünüz resmi hatırlar mısınız?

Hafıza: 10 Yıl Önce Görülen Resmi Tekrar Hatırlamak…

10 yıl önce gördüğünüz resmi hatırlar mısınız?

Mezuniyetten 50 yıl sonra sınıf arkadaşlarının adını ya da çocukluktaki en sevilen çizgi filmin adını hatırlayabilmek insan hafızasının yeteneklerini gösteriyor. Duygular ve tekrarlanmış maruziyetin uzun dönem ezberlemede önemli rol oynadığı bilinmekte; ancak duygusal bağlılık hissetmediğimiz ya da geçmişte yalnız birkaç kez deneyimlediğimiz şeyleri neden hatırlarız? Bu soruyu cevaplamak için araştırmacılar 10 yıl önce laboratuvarda inceledikleri bireylerin hafızalarına meydan okumaya karar verdiler ve sonucunda katılımcıların 10 yıl önce sadece birkaç saniye gördükleri görselleri hatırladıklarını fark ettiler.

Araştırma sonuçları Cognition‘da 5 Kasım 2017 tarihinde yayımlandı. Laboratuvar testi yürütürken anımsamada rol oynayan temel faktörleri açıklamak oldukça zordur. Ancak duyusal veriye sık maruziyet, kalıcı hafızaya yol açar. Böylelikle görülen ya da deneyimlenen bir şey eğer güçlü duygular da işin içindeyse hiç unutulmayabilir. Araştırmacılar bu çalışmada bu duygusal içerik ve maruziyet sayısı gibi değişkenleri kontrol altına alabildiler ve anımsamanın bir diğer tipini değerlendirdiler.

10 yıl önceki laboratuvar testine katılan 24 kişiyi (hafıza rahatsızlığı olmayan) tekrar yeni testler için çağırdılar. 10 yıl önce aynı kişilere bir dizi basit ve küçük resim yalnızca birkaç saniyeliğine, ezberlemelerine yönelik bir yönlendirmede bulunulmadan gösterilmişti. 2016 yılında tekrar laboratuvara döndüklerinde ise katılımcılardan yeni görsellerle birlikte sunulan bu eski resimlerin hangileri olduğunu belirtmeleri istendi. Ortalamada % 55, en az 3 kez gösterilen görsellerde ise % 57 doğru cevaba ulaşıldı. Bazı katılımcılarda ise %70’e vara (%60 ila %70 doğru yanıt verenlerin 3’te 1’i ) doğru cevap oranı gözlemlendi. Bu deneysel koşullar altında, 3 kez maruziyetin bir görseli 10 yıl boyunca akılda tutmaya yettiği görüldü. Araştırmacıların yıllardır hafızanın dolaylı olarak oluştuğunu düşünmelerine rağmen – yani bilinçli olarak onlara ulaşmaya çalışmadan- , bu çalışma katılımcıların seçimlerine doğrudan etkide bulunulabildiğini ve hatta bazen güçlü bir aşinalık duygusuna bile neden olunabildiğini gösteriyor. Araştırmacılar şimdi de ezberlemenin biyolojik temelini açığa kavuşturmaya çalışıyor. Hipotezleri ise böyle anıların geniş ve dallanmış nöronal ağ yerine son derece özelleşmiş nöronlar vasıtasıyla oluştuğu yönünde.

BİLİM FİLİ

Paylaş:



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Yasın Beş Evresi Teorisi Nedir? 'Yasın beş evresi teorisi' nasıl gelişti, hangi alanlara uyarlandı? İnkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme...
  • Doğru kişiyi bulmak ve âşık olmak istiyorsanız Aşkın Kuralları kitabındaki önerilere bir göz atın...
  • Fobinin de lügati olduğunu biliyor muydunuz? İşte fobinin 1001 çeşidi.
  • Bedenimizi toksinlerden arındırmak için detoks yapmamız gerektiğini çok iyi öğrendik. Peki ya ruhumuz ve zihnimiz?
  • Kurban Bayramı'nda dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken uzmanlar, et tüketiminde aşırıya kaçılmaması yönünde uyarıda bulunuyor.
  • Yaşaması için derinden bir nefes alması gerekir ki, bu esnada acı hisseder. O sırada duyduğu korku, hayatının ilk korkusudur.
  • Randevu Al