ZEKADA ÖNEMLİ OLAN BEYNİN BÜYÜKLÜĞÜ DEĞİL

ZEKADA ÖNEMLİ OLAN BEYNİN BÜYÜKLÜĞÜ DEĞİL

Zekada önemli olan beynin büyüklüğü değil"Beyin araştırmaları, IQ seviyesi yüksek olan kişilerin daha büyük beyne sahip olmadığını gösterdi" diyor Bethesda Ulusal Sağlık Enstitüsü müdürü Elias A.Zerhouni, Nature dergisinde. Gelişmiş görüntüleme teknikleri sayesinde zeka farkının beynin gelişimiyle ilgili olduğu ortaya çıktı.

Philip Shaw ve Judith Rapoport yönetiminde çalışan ekip, farklı yaşlarda değişen zekanın beyin kabuğunun (korteks) kalınlığıyla ilgili olduğunu söylüyorlar. Özellikle de kavrama yetisinden sorumlu prefrontal korteksin gelişimi önemli bir rol oynamakta.

Bilim adamları yaşları 5-19 arasında değişen 307 çocuğu yılda en az iki kez incelerken, manyetik rezonans tomografisiyle alınan görüntüleri en yüksek IQ (121-145), yüksek IQ (109-120) ve ortalama IQ (83-108) olarak üçe ayırmışlar.

Bu şekilde en zeki yedi yaşındakiler önce çok ince bir kortekse sahip, fakat daha sonra hızla kalınlaşmakta. Ve maksimum kalınlığa 11 ila 12 yaşında ulaşmakta. Bundan sonra ise yeniden incelmekte. Ortala zeka seviyesine sahip çocuklarda zaten kalın olan korteks sekiz yaşında biraz daha kalınlaşmakta ama ondan sonra durmadan incelmekte.

Araştırmadan çıkan sonuca göre korteks gelişiminin en değişken olduğu grup en yüksek zekaya sahip çocuklarda görülmekte. Bilim adamları, çok zeki çocuklarda prefrontal korteks gelişiminin daha uzun sürmesinin, bilişsel devrelerin gelişimi için daha çok zaman verdiğini düşünüyorlar.

Ancak beyin kabuğunun daha sonraları neden inceldiği pek bilinmemekte. Bilim adamları burada "Use it or lose it" (Kullan veya yitir) ilkesinin geçerli olduğunu sanıyorlar. Beyin hücreleri gençliğe geçiş döneminde daha etkili çalışma için yönlendiriliyor. Çok zeki olanlarda bu dönüşüm son derece hızlı bir şekilde gelişmekte.

//www.hurriyet.com.tr/


Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Randevu Al