Yerküre 'İnsan Çağı'na mı girdi?

İnsan Çağı'nın başladığının işaretlerinden biri de plutonyum serpintileri olabilir.

Yerküre 'İnsan Çağı'na mı girdi?

Dünyanın yeni bir çağa girdiğini savunan bazı bilim insanları, İnsan Çağı olarak tanımladıkları bu devrin bilimsel olarak tanınmasını sağlamak için bir girişim başlattı.

Bu kapsamda, Güney Afrika'da 35. Uluslararası Jeoloji Kongresi'nde sunulan raporda, yerküre tarihine Anthropocene yani İnsan Çağı isimli bir zaman dilimi eklenmesinin gerektiği öne sürüldü.

İnsan Çağı Çalışma Grubu tarafından hazırlanan raporda bu konudaki bulgular ve tavsiyelere yer veriliyor.

Grubun sekreteri İngiltere Jeolojik Araştırma kuruluşundan Colin Waters BBC 'ye açıklamasında "Tartışmalarımızda gelinen nokta bu. İnsan Çağı'nın ne olduğu konusunda bir liste hazırladık. Çoğumuz bunun gerçek olduğunu, bir şeylerin meydana geldiğini ve İnsan Çağı'nın başlı başına bir birim olduğu yönünde çevrede tanınır ve açık sinyallerin bulunduğunu düşünüyor. Biz bunun meşrulaştırılması ve resmen tanınması gerektiğini düşünüyoruz" dedi.

Waters bunun resmileşeceği anlamına gelmediğini ancak başvuruda bulunacaklarını belirtti.

"DÖNÜM NOKTASI ARANIYOR"

Şimdi ise yeni bir çağın başladığına işaret eden bir dönüm noktası araştırması var. Dönüm noktası bilim insanlarının yerküre tarihinde çağların başlangıç ve bitişlerine yönelik işaretler anlamına geliyor.

Uzmanlar İnsan Çağı'nın büyük olasılıkla yerküre tarihinin "tamamen yeni" anlamına gelen Holosen devrini kapatarak yeni bir devir açacağını söylüyor. Buna karşın zaman bölmelerinde daha üst sıralarda olan Dördüncü zaman ve en son jeolojik çağ kapsamında kalacak.

Çalışma grubunun 10 üyesi yeni devirle ilgili en iyi işaretin 1950'li yıllardaki atom bombası araştırmalarında kullanılan plutonyumun serpintilerinin deniz, göl, buz katmanlarında bulunması olduğunu düşünüyor.

Çalışma grubundaki diğer uzmanlar ise radyasyondan daha iyi işaretler bulunduğu kanısında. Plastik atıklardaki ve karbonmonoksit gaz salımlarındaki hızlı artış bunlara örnek olabilir.

BBC TÜRKÇE

Paylaş:



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Psikiyatri, ruhsal bozuklukların ve duygusal ve davranışsal bozuklukların kökeni, teşhisi, önlenmesi ve yönetimi ile ilgilenen tıp dalıdır. Bu nedenle
  • Özgüven, özsaygı, özdeğer gibi kavramları içeren ego, genler ve stres gibi pek çok faktörden etkileniyor.
  • Krampların nedenleri nelerdir? Krampların nedeni tuz eksikliği midir? Bu ne kadar doğru? Kramp sırasında ne yapmak gerekir?
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Randevu Al