YAŞLI ÇİFT ŞİDDET MAĞDURU

YAŞLI ÇİFT ŞİDDET MAĞDURU
Paylaş:

A.A

Merkez Akdeniz ilçesindeki 2 odalı, duvar boyaları yer yer dökülen ve tuvaleti binanın dışında bulunan harabe görünümlü evlerinde psikolojik rahatsızlığı olan 2 oğluyla hayata tutunmaya çalışan Fahri (71) ve Durdu (59) Yıldırım çiftinin yaşadığı sıkıntılar yürek burkuyor.

Yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamayan Fahri Yıldırım,  40 yıl önce Durdu Yıldırım ile hayatlarını birleştirdiklerini ve bu evlilikten 3'ü kız 6 çocuklarının olduğunu söyledi.

Evlilikleri süresince çeşitli yerlerde işçilik yaparak evin geçimini sağladığını ifade eden Yıldırım, kızlarıyla bir oğlunun mutlu birer evlilik sürdürdüklerini belirtti.

Ancak halen bekar olan ve 6 yıl önce rahatsızlanan en büyük oğlu Muhittin'in dünyayı adeta "kendilerine dar ettiğini" anlatan Yıldırım, "Askerliklerini yapan oğlum 23 yaşlarındayken, kendi kendine konuşmaya ve saldırganlaşmaya başladı. O zamana kadar maddi anlamda çok zorluk çeken evladımı, zorla denkleştirdiğim parayla doktora götürdüm ve doktorlar, psikolojisinin bozulduğunu söyledi" dedi.

Bunun üzerine ilaç tedavisine başladıklarını vurgulayan Yıldırım, aradan çok geçmeden küçük oğlu Metin'in de benzer rahatsızlıkları yaşanmaya başladığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Metin'de de aynı rahatsızlıklar başlayınca ne yapacağımızı bilemedik ve ikisi de ilaç tedavisi olmaya başladı. Her gün hap, 20 günde bir ise iğne vuruluyorlar. Ancak rahatsızları ilerleyince ilaç tedavilerini kestiler. Şu an her iki oğlum da ilaçlarını düzenli olarak kullanmıyor. Bugün geldiğimiz noktada hastalıkları iyice ilerledi. Neredeyse her gün bir şeylere sinirleniyorlar ve bizi tehdit ediyorlar. Tehditle kalsa iyi bir de dövüyorlar."

"BİR GÜN ÖLDÜRECEKLER"

Acılı baba Yıldırım, oğullarının bu durumunu gördükçe kahrolduğunu belirterek, "Ne yapacağımızı bilmiyorum. Çocuklarıma uzanacak bir yardım elini bekliyoruz" dedi.

Büyük oğlu Muhittin'in günün büyük çoğunluğunu uyuyarak geçirdiğini, Metin'in ise sabahın ilk ışıklarıyla evi terk edip, gece geç saatlerde eve döndüğünü belirten Yıldırım, şunları kaydetti:

"Bir gün bizi öldürecekler diye korkuyorum. Çünkü bu yaştan sonra bir yerimize bir şey olsa kolay kolay tedavi bile olmaz. Bu nedenle iki çocuğumun da devlet korumasına alınmasını istiyorum."

Baba Yıldırım, çocuklarından en azından birinin devlet korumasına alınması için Mersin Valiliği'ne 2 kez başvuruda bulunduğunu, ancak herhangi yanıt alamadığını iddia etti.

HER İKİSİNİN DE ÖZÜRLÜ MAAŞI VAR, AMA...

Anne Durdu Yıldırım ise, yaşamın zorluklarını eşiyle birlikte kıt kanaat göğüslemeye çalıştıklarını, ancak çocuklarının yaşadıkları rahatsızlıklar nedeniyle sıkıntılarının daha da arttığını söyledi.

Devletin her iki oğluna da özürlü maaşı bağladığını anlatan anne Yıldırım, şöyle konuştu:

"Sağ olsun devlet her ikisine de özürlü maaşı bağladı. Ama artık onlara bakacak dermanım kalmadı. Devlet, verdiği maaşı alıp, çocuklarımın bakımını üstlensin. En büyük korkum, oğullarımdan birinin ya kocama ya da çevredeki komşularıma zarar vermesi."

Gün içinde yaşanan "şiddet mağduriyetinin" kendilerini çok korkuttuğunu dile getiren Yıldırım, "Artık gece uykularına da hasret kaldık. Çünkü her ikisi de yüzde 80 raporlu olan oğullarımın biz uykudayken bize ne yapacağını bilemiyoruz. Bu nedenle de eşimle birlikte sırayla nöbetleşe uyuyup, birbirimizi korumaya çalışıyoruz" dedi.

"DEDENİN İNLEME SESİNE UYANIYORUM"

Yaşlı çiftin komşusu Necmiye Hepler de, çiftin dramına çoğu zaman şahit olduklarını söyledi. Yaşlı çifti, nene-dede gibi gördüklerini anlatan Hepler, "Onları çok seviyoruz. Ancak oğulları onlar kadar bizi de çok sıkıntıya sokuyor. Çünkü okuldan gelen küçük çocuklar binaya girerken korkuyor ve ancak bizimle birlikte eve girip çıkıyorlar" dedi.

Yaşlı çiftin en çok Metin'den şiddet gördüğünü gözlemlediklerini vurgulayan Hepler, "Gece geç saatte eve gelen Metin, çoğu gece babasını dövüyor. Bazen şiddetin dozunu öyle bir kaçırıyor ki, geceleri dedenin feryat ve inleme sesleriyle uyanıyoruz" diye konuştu.

Sosyal Hizmetler İl Müdürü Azmi Gülşen, konunun kendilerine intikal ettiğini, gereken araştırmayı yaptıktan sonra yardımcı olacaklarını bildirdi.