Viyana için hesaplaşma zamanı

Yakında gerçekleşecek olan "Rüya Şehri Viyana" festivali, New York Carnegie Hall'un zengin tarihindeki en görkemlilerinden biri olmanın sözünü veriyor:

Viyana için hesaplaşma zamanı
Paylaş:

Yakında gerçekleşecek olan "Rüya Şehri Viyana" festivali, New York Carnegie Hall'un zengin tarihindeki en görkemlilerinden biri olmanın sözünü veriyor:

viyanaViyana Filarmoni Orkestrası'ndan beş programın ve bu orkestranın ana şirketi Viyana Devlet Operası'ndan iki opera konserinin başı çektiği, 50'den fazla etkinlikle tam üç haftalık bir kutlama. Viyana müziğinin 18.yüzyıldan 21.yüzyıla dek süren geniş sunumu, Strauss ai lesi valslarından yürekleri parçalayan operalara, Richard Strauss'un Salome'si ve Alban Berg'in Wozzeck'ine kadar uzanıyor. Ancak her şey festival ve kutlamalardan ibaret olmayacak. Zaman zaman da, kâbusların şehri olan Viyana'nın tarihinin iç karartıcı boyutu festival boyunca detaylıca ele alınacak. Beethoven'in Dokuzuncu Senfonisi ve Schoenberg'in "Friede auf Erden" (Yeryüzünde Barış) programında Viyana Filarmoniğinin şefliğini yapan Franz Welser'li ilk konserden önce, Viyana tarihine ilişkin "toplumsal kırılmanın kökenleri" gibi konuları içeren bir sempozyum sunulacak. "Kültürlü ve yaratıcı Viyana toplumu vicdanını nasıl kaybetti?" konulu bir diğer panel, Viyana Filarmoni Orkestrası'nı en önemli simge olarak sunacak. Konuşmacılardan keman virtüözü ve bağımsız orkestra başkanı Clemens Hellsberg ile birlikte panel, kaçınılmaz şekilde daha derin bir konuya değinecek: Sanatçıların ve sanatçı yetiştiren kurumların ahlaki sorumlulukları. Nazi dönemi boyunca Filarmoni Orkestrası'nın ve üyelerinin davranışı nereden bakılırsa bakılsın korkunçtu. Lakin orkestra, önceki nesil müzisyenlerin eylemleri veya eylemsizlikleri yüzünden öldürülenleri onurlandırmak ve uluslararası barış davasına kendini adamak için, Nazilerle suç ortaklığı yaptığını itiraf ederek, yüzyılın son çeyreğinde önemli adımlar atıyor. Filarmoniğin, geçmişin gölgesinden kaçmak için attığı adımları şüpheyle izleyen Avusturya'nın sol liberal partisi Yeşiller öncülüğündeki kimi kesim için yapılanlar yeterli değil. 1938'de, aileleri orkestranın Yahudilerden temizlenmesi meselesine karışanlar için ise, hiçbir çaba yeterli olamaz. Orkestranın aralık ve ocak aylarındaki konserlerinde şeflik yapan Daniel Barenboim gibi diğerleri ise, orkestranın doğru yolda olduğunu savunuyor. Barenboim, "Sorumluluğu kabul etmek iyi bir şeydir ve Filarmoniğin yaptığı da budur" diyor. Carneige sempozyumunun organizatörü Joel Bell, Hellsberg'in girişimlerini destekliyor. Bell, orkestranın 'zorunlu ilk adım' olarak web sitesinde gerçekleri sergilediğini, Avusturya'daki eski bir toplama kampında 2000 yılında gerçekleştirilen Beethoven'in Dokuzuncu Senfonisi de dahil olmak üzere anma törenlerini de eklediğini ve bu şekilde diyaloga katılma noktasındaki iyi niyetini gösterdiğini belirtiyor. Ancak Filarmoniğin gerçekleri sergilemeye biraz zorlandığı da doğru. Geçen yılın başlarında, Baldur von Schirach'ın dahil olduğu bir hadise bilinen bir gerçek haline geldi. 1940-1945 yılları arasında Viyana valisi olarak görev yapan ve on binlerce Yahudi'nin sınır dışı edilip Polonya'daki imha kamplarına gönderilmesinden kısmen sorumlu olan Schirac, orkestra tarafından 1942 yılında kendisine şeref madalyası verilenlerden (muhtemelen bunlara Hitler de dahil) biriydi. Kamu protestolarına cevaben orkestra, tarihçileri Nazi dönemi boyunca orkestranın eylemlerini araştırmaları için görevlendirdi. Tarihçilerinin raporlarının çoğu, Bernadette Mayrhofer'ın 16 Yahudi müzisyenin başına gelenlerle ilgili izahatlarından oluşuyor. Bu müzisyenlerin 13'ü orkestradan kovuldu, diğer üçü ise zaten emekli olmuştu. Dokuz Yahudi müzisyen sürgüne gönderildi, beşi sınır dışı edildi ve toplama kamplarında öldürüldü, ikisi de Viyana'da mahrumiyet içinde öldü. Yeşiller'in ifade ettiğine göre son keşifler çok az ve çok geç kaldılar. Partinin sözcüsü Hannes Metzler, " Şimdi, az ya da çok herkesin bildiğini yaptılar"diyor. Hellsberg kararlığını koruyor ve "İş yapmaktan daha fazla sorumluluğumuz var. Aynı zamanda ahlaki sorumluluklarımız da var. Şunun farkındayız ki, sadece Nazi döneminin değil, iyi ve kötü taraflarıyla tüm tarihimizin açığa çıkarılması önemlidir" diyor. THE NEW YORK TIMES