E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

VİCDAN+EVHAM=DEPRESYON

VİCDAN+EVHAM=DEPRESYON

SENİNLE/MAYIS

Kendini yıpratacak düzeyde fedakârlık duygusu gelişmiş insanların psikolojileri daha kolay bozuluyor.

Bu tabloya eklenen kuşkucu, kaygılı yapıyla birlikte depresyona giden yolun kapısı aralanıyor. Çevremizden de gözlemleyebileceğimiz gibi aşırı fedakâr olarak nitelendirilen bireyler kolayca karamsarlığa kapılıp, sorunlar karşısında çözüm yaratmakta güçlük çekiyor. Aşırı fedakâr kişilerde görülen bu süreçte cezalandırılma, kuşkuculuk gibi düşünce kalıpları da birlikte görülebiliyor. Psikiyatrist Dr. H. Alp Karaosmanoğlu önderliğinde, Psikonet tarafından geçtiğimiz aylarda yapılan bir araştırma bu insanların sayısının hiç de az olmadığını gösterdi: "800 kişilik psikoterapi danışanı üzerinde yaptığımız araştırmaya göre bu tip kavramlar, aynı insanda bir arada görülebiliyor ve oranı da küçümsenecek gibi değil. Kısacası biri varsa diğeri de olabiliyor. Örneğin aşırı fedakâr bir kişi, kolayca karamsarlığa kapılıp, dayanıksız bir yapı sergileyebiliyor. Bu yapılar yan yana koyulduğunda, fedakârlık ve cezalandırıcılık 'vicdan' kavramına; dayanıksızlık, karamsarlık ve kuşkuculuk da 'evham' kavramına denk geliyor." DEPRESYON "GELİYORUM" DİYOR Araştırmanın sonucuna göre, iki yapısı (evham-vicdan) yüksek olan kişilerin endişe ve depresyon geliştirme olasılıkları yüksek. Evham-vicdan kapanına kısılmış kişilerde halk arasında panik atak olarak bilinen endişe atakları yaşama olasılığı da yükseliyor. Böylesi sıkıntılar yaşayan kişiler sürekli bir aksilikle karşılaşmayı bekliyor. Aşırı vicdanlı kişiler yaptıkları hatalar karşılığında, kendilerini mutlaka bir cezanın beklediğine inanma eğiliminde oluyor ve yaşam sırasında yapılan bir hatanın bedelinin her an karşılarına çıkabileceğine inanıyorlar. Evhamlı insanlar ise kendiliğinden bir kötü olayın belirme tehdidiyle, içlerinde mücadele ediyorlar. ELVEDA HUZUR Aşırı vicdan ve evham girdabına kapılan kişileri huzurdan uzak bir yaşam bekliyor. Bu kişilerde adalet kavramı aşırı önem kazanıyor. Adaletsiz olaylara tepki gösteren bireylerde; kalp krizi, beyin kanaması, kanser veya herhangi bir hastalık adaletsizlik olarak algılanıyor. Kişi bu konulara aşırı ilgi gösteriyor. 'Adaletsiz' bulduğu hastalıklar veya korktuğu olayların başına gelmemesi için aşırı çaba gösteriyor. TOPLUMSAL ŞARTLANMALAR ETKİLİ OLUYOR Evham ve vicdan kavramları bir arada düşünüldüğünde Freud'un 'süperego' denilen kavramına çok yakın bir yapı gösteriyor. Yani yapılacak davranışın toplumsal şartlara, ahlak gibi kavramlara uygunluğu belirlenip ona göre hareket sağlanıyor. Bu yapısı belirgin olan bireyler, her an bir şeyin bedeli olarak veya olmayarak hayatlarındaki bir şeylerin kötü gidebileceğine inanıyorlar. Bu yapı da kaygı bozukluklarının ve depresyonun temelini oluşturuyor. Evham-vicdan kapanına kısılmış kişilerde endişe atakları yaşama olasılığı yükseliyor. Bu kişiler sürekli aksilikle karşılaşmayı bekliyor. Psikolojik faktörler kadar modern yaşam, teknoloji çağı ve yoğun iş hayatının yaşattığı sorunlar da depresyonu tetikliyor…