E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Velayet davasında hep çocuklar kaybediyor

Futbolcu Emre Aşık ve Yağmur Sarnıç'ın boşanma sürecinde yaşadıkları toplumsal bir sorun haline geldi. Sosyal medya ve TV'de izlenen görüntüler tüm Türkiye'yi derinden etkiledi. Avukat, pedagog ve psikiyatristler boşanma sürecini ve velayet kavgalarını anlattı.

Velayet davasında hep çocuklar kaybediyor

Sabah Gazetesi, Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi'nden Uzm. Kln. Psk. Aynur Sayım ve Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nden Doç Dr. Emel Sarı Gökten'in görüşlerine de yer verdi.

Çocuk anne-babanın malı değil

Futbolcu Emre Aşık ve Yağmur Sarnıç'ın boşanma sürecinde yaşadıkları toplumsal bir sorun haline geldi. Kameralar önünde yaşanan velayet kavgası hepimizin yüreğini yaktı. Oysa çocuklar ne annenin ne de babanın malı. Taraflar boşanabilir ama ebeveynlik ömür boyu sürer.

Futbolcu Emre Aşık ve Yağmur Sarnıç'ın boşanma sürecinde yaşadıkları toplumsal bir sorun haline geldi. Davaları devam ederken tarafların birbirlerinden intikam alır gibi attıkları adımlar, ortaya çıkan çocukların dövüldüğüne dair videolar ve son olarak baba Aşık'ın iki çocuğunun velayetini mahkeme kararıyla geçici olarak alması ve icra memurlarıyla çocukların anneden yürekleri dağlayan bir şekilde alınması...

Bu sürecin her aşaması içimizi burktu. Biz bile bu haldeyken o çocukların böyle bir dramın içinde olmaya mecbur bırakılmaları insanlık dışı. Peki ne oluyor da, birbirine âşık olarak evlenen çiftler bu hale geliyor? Daha da önemlisi boşanmaların da bir adabı olmalı.l

Taraflar birbirinden boşanabilir ama ebeveynlik bir ömür boyudur, çocuklardan boşanılmaz. Diğer yandan icra yoluyla çocukların alınması, anne ve babalarının hırslarının ortasında bırakılması ne kadar doğru? Tabii ki, izlediğimiz bu tablo her yönüyle yanlış. Peki, doğrusu ne olmalı? Uzmanlar eşliğinde gündemimize oturan velayet kavgalarını masaya yatırdık.

Uzm. Klnk. Psk. Aynur Sayım/ NP Feneryolu Tıp Merkezi

Eşten boşanılır, evlattan boşanılmaz

Boşanma süreci, hem ebeveynler hem çocuk için tatsız bir yaşantıdır. Tercih edilen anne ve babanın öncesinde bu konuya hazırlık yapıp çocuklarıyla bir aradayken açıklama yapmalarıdır. Fakat bu, bazı durumlarda mümkün olamıyor, eşlerden biri açıklama yapmak istemiyor, konuşmayı tek ebeveyn yapmak zorunda kalıyor. Veya anne-baba arasındaki iletişim sorunları, anlaşmazlıkları nedeniyle son derece sağlıksız bir tablo ortaya çıkabiliyor. Çocuğun kafasında pek çok soru şekilleniyor bu dönemde. Kiminle nerede yaşayacak, çevresi, okulu, arkadaşları, koşulları değişecek mi, boşanma nedeni ne? Kendisi olabilir mi? gibi pek çok soru...

Çocuk yaş düzeyine ve kendi özelliklerine göre farklı tepkiler verir. Örneğin beş yaşında bir çocuğa daha basit anlatımlar yapılırken, 10 yaşındaki çocuğa daha ayrıntılı açıklama yapılmalıdır. Bazı çocuklar oluşan kaygılarını agresif davranışlarla, bazıları duygularını bastırarak içe kapanma suretiyle ya da inkar etme yoluna gidebilir, hiç reaksiyon vermeyebilirler.

EN AZ SORUNLA ATLATILMALI

Her durumda bu süreçte ve sonrasında hangi değişimler olacağı, hem anne hem babasıyla sağlıklı ilişkisinin devam edeceğini anlatmak gereklidir. Anne-baba birbirinden boşanıyor ama çocuk ebeveynlerinden boşanmıyor. Bu nedenle diğer ebeveynle görüşmesi desteklenmeli, uygun koşullar sağlanmalı, anne ve babanın söylemleri olumlu, destekleyici olmalı. Süreçte ilişkilerin değişmediğini gören çocuğun bu dönemi en az sorunla atlatacağı unutulmamalıdır.

DOÇ DR. EMEL SARI GÖKTEN: DUYGUSAL HAZIRLIK ŞART

Duygusal hazırlık şart

Boşanma sürecindeki anne ve babalara bu süreçte çocuklarının olumsuz etkilenmemesi için çocuk için travmatik olabilecek tartışmalardan kaçınmalarını, boşanmanın çocuğun hatası olmadığını, anne ve baba ayrı olsa bile her zaman onun annesi ve babası olarak kalacaklarını vurgulamalarını öneriyoruz. Her ne kadar doğru davranışların neler olması gerektiğini herkes bilse de boşanma sürecinde eşler arasındaki yoğun olumsuz duygular çocuklar için hiç de olumlu olmayacak birçok sahnenin yaşanmasına neden olabiliyor.

Bu yaşanan sahnelerde çocuklar en çok anne ve babanın duygusal reaksiyonlarından etkileniyorlar. Bu yüzden yaşanan şey ne olursa olsun anne ve babanın duruma hâkimiyetini kaybetmemesi ve sorunların çözülebilir olduğu hissini çocuklarına vermeleri gerekir. İdeal olan polis ya da diğer yetkililerin olaya dahil olmadığı ve ebeveynlerin bunu kendi aralarında anlaşarak halletmeleridir. Ancak bu şekilde sorunlu boşanma ve velayet durumlarında bu sahnelerin yaşanmaması için yapılması gereken, çocuk ve ayrılacak ebeveynin daha öncesinde görevli psikolog ya da pedagog ile görüşmeleri ve sürece hazırlanmalarıdır. Bu görüşmeler aynı gün içinde sonuç vermeyebilir, aceleye getirmek doğru bir yaklaşım değildir. Gerekli duygusal hazırlık tamamlandıktan sonra çocukların velayeti alacak ebeveyne teslim edilmeleri daha kolay sağlanabilirİCRA İLE ÇOCUK ALIMINA SON

İcra yolu ile çocukların alınması Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı 'Yeni Yargı Reformu Stratejisi Belgesi' TBMM'de kabul edilip yürürlüğe girdikten sonra son bulacak. Yeni kanun yasasında, çocuk velayetlerine dair mahkemenin verdiği kararı uygulama yetkisi icradan alınıp, alanında uzman kadroların görev yaptığı çocuk teslim merkezlerine verilecek.
Çocuk anne-babanın malı değil

Avukat Altın Mimir

Ebeveynlere yeterlilik testi yapılmalı

- Emre Aşık ve Yağmur Sarnıç'ın boşanma ve velayet alımı durumlarına bakıldığında hukuki açıdan nasıl bir tablo çıkıyor?
- İddialar, görüntüler basına yansıyan haliyle tüyler ürpertici. Ben konuya bambaşka açıdan bakıyorum ve ısrarla diyorum ki herkes çocuk sahibi olmamalı! Basit bir sürücü ehliyeti için dahi kurslar, sınavlar, psikolojik testlerden geçiriyoruz ama bir can dünyaya getirip, geleceğimizi oluşturan anne-babaları yeterlilik testinden geçiremiyoruz. Bu yeterliliği olmayanlara çocuk dünyaya getirmeyi yasaklamak lazım. Öte yandan basına ve dış dünyaya yansıtılan haberlere şüpheyle yaklaşmak gerektiğine inanıyorum. Ne yazık ki gücü elinde bulunduran taraf yani genellikle erkek kamuoyunu, mahkemeleri istediği gibi yönlendirmekte. Dolayısıyla mahkeme dosyasına yansıyan gerçek yaşanmışlığı bilmeden yorum yapmayı doğru bulmuyorum. Boşanma davası hâlâ devam ediyor. Kesinleşmiş bir karar olmadan 'geçici velayet' babaya verilmiş. Boşanma süreci uzun, psikolojik olarak yıpratıcı, özellikle çocuklar açısından.

- İcra ile çocuk alım süreci nasıl işliyor? Neden çocukları bir eşya gibi böyle bir yöntemle alıyorlar?
- Çocukların icra marifetiyle zorla bir yerden alınıp bir yere götürülmeleri çok yanlış bir uygulama. Çocuk teslimi sırasında icrai işlemlere katılan pedagogun yetkileri çok kısıtlı. Oysa pedagoga, gitmek istemeyen çocuğa zorla gitmesini engelleyebilme yetkisi verilmeli. Bu konuda yeni bir düzenleme yapılmakta. Çocuk teslimi için özel merkezler kurulacak ve buralarda istihdam edilen personel bu konuda yetiştirilecek.



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: