UZMANLAR NE DİYOR?

UZMANLAR NE DİYOR?
Paylaş:

İşte NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi Uzman Psikologu Neşe Özkarslı'nın düşünceleri...

ŞİDDET KONTROL EDİLEMEYEN ÖFKE DAVRANIŞIDIR

Öfke faydalımı?

"Öfke bir duygudur. Bilinmesi gereken farkına varılması gereken bir uyarı sistemidir aslında. Bizim için zararlı bir olayın gelişeceğini haber verir. Yapmamamız gereken bir işi, "hayır" diyerek engellememizi sağlar. Kişisel sınırlarımızı belirlememizi kolaylaştırır. Sosyal ortam içinde nerede "ben" başlıyor nerede "biz" başlayacak belirler. Kendimizi başkalarına anlatmamıza, anlaşılmamıza neden olur.

Kontrol mekanizmamız nasıl çalışıyor?

Öncelikle öfkelendiğimizi anlamaya başladığımızda neler hissederiz konusunu inceleyelim. İstemediğimiz bir olay gerçekleşiyordur ve biz kontrolü kaybedeceğimizi düşünürüz. Olayı kontrol edememek, kişisel sınırı kontrol edememek gibi... Kontrol edemediğimizi düşünürsek kendimizi güvende hissetmeyiz. Bir bakıma güven duygumuz tehdit altındadır. Yani biz olay karşısında üstesinden gelemeyeceğimiz bir durum yaşıyoruz demektir.

Güven duygusu önemli

Kendisini güvende hissetmeyen, güvensizlik durumunu uzun süre yaşayan ve stres altında uzun zaman kalan kişilerde şiddet davranışı gösterme riski vardır. Toplumsal olarak bu duygu çok çabuk yayılır. Öfke ve şiddet duygusu kişiler arasında kolay paylaşılır.

Stresle ne kadar ilişki kurulabilir?

Bireylerde de toplum içinde de stresin bazı olumsuz reaksiyonlar yarattığını biliyoruz. Bunlardan biri savaş diğeri kaç tepkisi yaratır. Öfke davranışı savaş davranışıyla eş değer bir durum yaratmaktadır. Dışa yönelmiş öfke, çevresindeki kişilere zarar verici boyuta gelebilir.

Toplumsal anlamda stresin uzun sürmesi hayat kalitesini olumsuz etkileyeceği gibi, öfke duygusu ve davranışına zemin hazırlayacağını bilmekteyiz. Stresi kişisel anlamda kendisini fiziksel veya ruhsal alanlarının tehdit altında hissedilmesi olarak tarif edilebilir. Toplum olarak da bu tarif değişmemekle birlikte genişletilebilir. Şöyle ki, toplumsal güvensizlik, ki bu gelecek kaygısı, ekonomik güvenceden yoksun kalma, sağlık kaygısı, fiziksel ihtiyaçların ve duygusal ihtiyaçların sağlıklı sağlanamaması gibi durumların ortaya çıkması ve o toplum içinde bunun paylaşılıyor olması stresin artması için yeterli durumları oluşturmaktadır.

Toplumda sağlanan refah ve mutluluk seviyesinin düşmesi de kaygıyı arttıran faktörlerden sayılabilir. Bu durumda bireyler kişisel haklarını geri isterler ve bir hak arama psikolojisi içinde bulurlar kendilerini. Haksızlığa uğradığını, kayıp yaşadığını düşünene ve buna inanan insan topluluğu kitlesel öfkeyi de birlikte getirebilir.

Peki nasıl çözeriz?

Bu durumun tek ilacı "umut" tur. Güven ortamı içinde yaşayan umudu olan insanların bulunduğu toplum şiddet davranışı göstermez. Zorluk içinde olacaklarını fakat bunun üstesinden gelebileceklerine inanır ve destek almaya karşı direnç göstermeden hayata sarılarak devam ederler.

OLAY NASIL OLDU?

Mardin'in Mazıdağı İlçesi'ne bağlı Bilge Köyü'nde düğün yerine maskeli kişilerin 4 değişik koldan otomatik silahlarla yaptığı saldırıda ortalık kan gölüne döndü. Kanlı baskında 6'sı çocuk, 16'sı kadın toplam 44 kişi hayatını kaybetti.

Mardin'in Mazıdağı İlçesi'ne bağlı Bilge Köyü'nde dün akşam nişanın yapıldığı eve baskın düzenleyen maskeli ve silahlı kişiler katliam yaptı.

Mardin'e 40 kilometre uzaklıktaki 300 nüfuslu Bilge Köyü'ndeki saldırı saat 21.30 sıralarında 4 koldan başladı ve 15 dakika sürdü. Maskeli saldırganlar eski köy muhtarı Cemil Çelebi'nin kızının nişanının yapıldığı evde toplanan çoğunluğunu kadın ve çocukların oluşturduğu kalabalığı otomatik silahlarla taradı. Çevrede duyulan silah sesleri köyde nişan olduğu bilindiği için normal karşılandı.

Bilge Köyü'nde çoğu korucu olan erkeklerin büyük bölümü görev nedeniyle dışarıda oldukları için saldırganlar rahat hareket etti. Olay sırasında Suriye üzerinden gelen toz bulutunun kapladığı köyde tam bir can pazarı yaşandı. Düğün evi feryat eden yaralıların yardım çığlıkları ile inlerken, katliam yapan saldırganlar peşlerinden takip edilmemeleri için köyde karşılaştıkları tüm araçların lastiklerine ateş açarak kaçıp izlerini kaybettirdi.

Saldırının duyulması üzerine Bilge Köyü'ne güvenlik güçleri ve sağlık ekipleri sevk edildi. Köye ilk ulaşan ekip, kan gölüne dönen nişan yerinde çok sayıda ceset ve yaralılarla karşılaştı. Yaralılar hemen hastanelere ambulanslarla taşındı. Köy imamının da yaralılar arasında olduğu bildirilirken, nişanlı çiftin de öldüğü belirtildi.

Olay nedeniyle Mardin'de güvenlik güçleri yoğun önlem aldı, köye giriş ve çıkışlar kapatıldı. Diyarbakır ve Mardin'den köye sevk edilen askeri birliklerin, sadece ambulansların giriş ve çıkışılarına izin verdiği öğrenildi.

Mardin Vali Yardımcısı Ahmet Ferhat Özen, olayın terör saldırısı ile ilgisinin bulunmadığını söyledi. Saldırıda ölenlerden isimleri belirlenen 5 kişinin düğünün yapıldığı evin sahibi Cemil Çelebi, ağabeyi yeni muhtar Osman Çelebi, Mehmet Salih Çelebi, Ali Çelebi ve Kenan Çelebi olduğu açıklandı. Saldırıda Çelebi ailesinden 21 kişinin yaşamını yitirdiği de öne sürüldü.

HASTANE MORGU CESETLERLE DOLUP TAŞTI

Katliamda yaşamını yitirenlerin cesedi Mardin Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

3 YAŞINDAKİ ÇOCUK GÖĞSÜNDEN VURULDU

Saldırı sırasında göğsünden vurulan 3 yaşındaki Medine Çelebi, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde ameliyata alındı. Durumunun ağır olduğu bildirilen Medine Çelebi için hastanede kan anonsları yapıldı.

Güvenlik güçleri, köyde ve hastanelerin çevresinde yeni olay yaşanmaması için geniş çaplı önlem aldı.

MAZIDAĞI KAYMAKAMI AKGÜL: TERÖR OLAYI DEĞİL

Mazıdağı Kaymakamı Aytaç Akgül, silahlı saldırıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, olayın terör olayı olmadığını belirtti, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğünü söyledi. Kaymakam Akgül, "Saldırının terör olayı olmadığı kesin gibi. Olayda uzun namlulu silahlar kullanılmış. Kaçan saldırganları yakalamak için güvenlik güçleriminizin başlattığı operasyonlar devam ediyor" dedi.

KANLI BASKININ NEDENİ

Silahla saldıran kişilerin, nişanlanan Sevgi Çelebi'nin köydeki bir yakınlarıyla evlenmesini istediklerini, taleplerinin yerine getirilmemesi ve kızın başkasıyla evlendirilmek istenmesi üzerine olayın meydana geldiği iddia edildi.

Köylü vatandaşlar, şöyle konuştular: "Saldırganların ailesiyle damadın mensup olduğu Arı ailesi arasında 20 yıl öncesine dayanan bir husumet bulunuyordu. Saldırganlar bu nedenle Sevgi Çelebi'nin Habip Arı ile evlenmesine karşı çıkıyorlardı. Bu konuda bir süre önce saldırganların mensup olduğu aile bireyleri ile gelinin ailesi arasında tartışma yaşandığını öğrenmiştik. Saldırı olayının nedeninin bu olduğunu düşünüyoruz."

'BÖYLE VAHŞET GÖRMEDİM'

Katliama sahne olan Çelebi ailesinin evine olaydan sonra ilk girenler arasında bulunan köylülerden Abdullah Akan, işlenen vahşeti görünce şoke olduğunu söyledi.

Katilamın evde bulunanların namaz kılarken yapıldığını belirten Akan, "Eve girdiğimde her taraf ceset doluydu. Önde imam arkasında erkekler, hepsi ölmüştü. Diğer odada kadın ve çocuklar vardı. İçerisi kan gölüydü. Ben hayatımda böyle vahşet görmedim" dedi.