Ufak telefon ekranları reklamcıların kabusu

Cep telefonu ekranlarında yaratıcı reklama yer yok.Ufak telefon ekranları artık reklamcıların kâbusu haline geldi.

Ufak telefon ekranları reklamcıların kabusu

Cep telefonu ekranlarında yaratıcı reklama yer yok.Ufak telefon ekranları artık reklamcıların kâbusu haline geldi. Akıllı telefon ekranlarında gördüğünüz 5 milimetre genişliğinde ve 8 milimetre yüksekliğindeki reklam, reklamcıları tatmin edebilecek bir büyüklük değil. Pek çok reklamcının akıllı telefonları verimli bir araç olarak görmemesinin, bilgisayar ya da tablete bakan binlerce çift göze ulaşmak için çok daha fazla para ödemeye istekli olmasının sebeplerinden biri de bu. San Francisco'da Goodby Silverstein & Partners adlı reklam ajansının iletişim stratejisi müdürü Christine Chen, "Akıllı telefondaki mevcut alanla karşılaştırılınca, internet, televizyon, gazete, açık hava panolarındaki potansiyel çok yüksek" diyor.

Akıllı telefon kullanıcıları hakkında fazla bilgi sahibi olmamak da reklamcıların elini kolunu bağlıyor. İnternet tarayıcısının yaptığı gibi çerezler kullanmak akıllı telefon uygulamalarında teknik açıdan mümkün değil. İnternette yayıncılar kullanıcıların eylemlerinin kaydını tutuyor ki, reklamcılar onların kimlikleri ve ilgileri hakkında bilgiye dayalı tahmin yapabilsin. Akıllı telefonlardaki kısıtlamalar ise reklamlarda düşük talep ve düşük fiyata yol açıyor. Bir web sayfasına her 1000 giriş için verilen manşet ilanın fiyatı 3-5 dolar arasında değişirken, akıllı telefonda 1000 girişe sadece 75 sent-1 dolar fiyat biçiliyor. Buna ilaveten, insanlar akıllı telefon kullanırken alıcı zihniyette olmuyor. Akıllı telefonların çok işlevli olduğuna dikkat çeken Chen, "Kullanıcıları yaptıkları işten alıkoyup dikkatlerini reklama yöneltmeye çalışmak için uygun zaman değil" diyor. Chen, müşterilerine akıllı telefonlara reklam vermeye zahmet etmemelerini tavsiye ettiğini söylüyor. En büyük interaktif ajanslardan biri olan Razorfish'in küresel medya sorumlusu Jeff Lanctot, akıllı telefonların kullanım amacının diğer medya ürünlerine göre daha önemli olduğunu söylüyor. "Düğün fotoğraflarına bakan birinden piyasa bağlantılı bir eylemde bulunmasını talep etmek, taciz kabul ediliyor" diyor. BBDO Kuzey Amerika'nın dijital strateji müdürü Mark Himmelsbach, pek çok pazarlamacının insanları rahatsız etmemek için, telefonlardaki reklamların boyutunu sınırladığını belirtiyor. Himmelsbach, telefonların bulunulan yeri temel alarak reklam gösterme kabiliyetleri olduğunu aktarıyor. Ama cep telefonunun, reklamcılara en az oranda yaratıcılık fırsatı tanıyan alan olduğunu da sözlerine ekliyor. Medya planlama ve satın alma şirketi Carat Kuzey Amerika'nın Başkanı Doug Ray, "geofencing" olarak bilinen ve müşterinin coğrafik pozisyonuna göre reklam vermeyi amaçlayan yöntemin iyi çalıştığını söylüyor. Ray, "Coğrafi olarak nerede bulunduğunuzu bilmek ve bu bağlamla ilintili teklif yollamak, çevrimleri ve satışları artırmada etkin oldu. Oysa geofencing, masaüstü PC'yle mümkün değildir" diyor. Ancak tüketiciler, telefonlarının aynı zamanda reklamcılar için iz süren cihazlar olduğunun kendilerine hatırlatı lmasından hoşlanmıyor. "Cep telefonu, sahip olduğumuz en kişisel teknoloji biçimlerinden biri" diyor Chen. ABD'de iz sürme yasal, ancak uygulamalar kurulum sırasında izin istiyor. Masaüstü, dizüstü bilgisayarda ve hatta tablette internet kullanımını, kendi benliğimizle sıkı sıkıya bağlantılı hissetmiyoruz genelde. Zira internet içeriğinin büyük kısmı, çok geniş erişimi olan kitle iletişimi. Lanctot, cepte reklam projeleri iyi giden üç şirket sayıyor: Pandora, Twitter ve Foursquare. Pandora müzik yayınına sesli reklam alıyor, Twitter tweet akışına sponsorlu reklamlar koyuyor ve Foursquare reklamcıların geofencing denemelerine izin veriyor. Lanctot, "Her üçünde reklamlarla karşılaşmak, kullanıcı deneyiminin doğal bir parçası haline geldi. Artık taciz olarak görülmüyor" diyor. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Randevu Al