TEKEL İŞÇİLERİ NE HİSSEDİYOR

TEKEL İŞÇİLERİ NE HİSSEDİYOR
Paylaş:

A.A.

Ankara Tabip Odası ve Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından eylemdeki Tekel işçilerinin ruhsal durumlarına ilişkin yapılan çalışmaya göre,  işçilerde dayanışma duygusunun güçlü olması nedeniyle anksiyete ortalaması düşük, başarıya olan inançları nedeniyle özyeterlilik ise yüksek  düzeyde bulunuyor.

Ankara Tabip Odası Başkanı Gülriz Ersöz, Türkiye Psikiyatri Derneği Genel  Sekreteri Doç. Dr. Burhanettin Kaya, ATO üyesi ve Ankara Üniversitesi Tıp  Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İnci Özgür İlhan  tarafından araştırmanın sonuçlarına ilişkin bir basın toplantısı düzenlendi.

Sakarya Caddesi'nde kurulan çadırlardaki 542 Tekel işçisi ile yürütülen  araştırmaya göre, işçilerin 12.4'ü Tokat'tan, 8.7'si Adıyaman Kahta'dan, yüzde  8.3'ü İstanbul'dan, yüzde 8.1'i İzmir'den, geri kalanı da diğer illerden eyleme  katılıyor.

Yüzde 84.1'i erkek olan işçilerden yüzde 50.7'si lise, yüzde 41.7'si 8  yıl ya da daha az süreli okul, yüzde 5.7'si üniversite/yüksekokul mezunu, yüzde  0.7'si ise hiç okula gitmemiş.

İşçilerin yüzde 92.6'sı evli, yüzde 5.2'si hiç evlenmemiş, yüzde 2.1'i de  eşinden ayrı ya da dul.

İşçilerin ruhsal durumlarıyla ilgili bulguları açıklayan Kaya,  aralarındaki dayanışmanın güçlü olması nedeniyle anksiyete ortalamasının 45  olduğunu belirterek, “Bunun sınırı normal insanlar için 50 düzeyindedir.  İşçilerde de bu oranın normal sınırlarda olduğunu görüyoruz. Bu işçiler  arasındaki dayanışma duygusunun yüksek olduğunun bir göstergesidir” dedi.

Kendine olan güveni ve başarıya olan inancı ifade eden özyeterlilik  oranının ise 62.5 olduğunu açıklayan Kaya, bunun da yüksek bir oran olduğuna  işaret etti.

Doç. Dr. İnci Özgür İlhan da, “anksiyete” diye ifade edilen, kişilerde  kaygının en önemli nedeninin belirsizlik olduğunu, şiddetli anksiyetinin ruh  sağlığı alanında müdahaleyi gerektiren bir durum olduğunu söyledi.

Özyeterliliğin ise kişinin çevresinde olup bitenler üzerinde etkili  olabilecek biçimde edimi başlatıp sonuç alıncaya kadar sürdürebileceğine olan  inancı ifade ettiğini belirten İlhan, yüksek bir özyeterliliğin başarıyı, en  önemlisi de kişisel gelişim ve becerilerin çeşitlenmesini sağladığını anlattı.

TEKEL işçileri üzerinde yapılan çalışmada anksiyete düzeyinin Ankara'da  Saimekadın'da normal kişilerle yapılan bir araştırma sonucunda elde edilen oranla  aynı, hatta daha düşük, özyeterlilik oranının ise daha yüksek bulunmuş olmasının  dikkat çekici olduğunu belirten İlhan, “Bu bulgular, öncelikle üç aya yakın bir  süredir aynı ortamda her türlü olumsuz yaşam koşulları ve güçlüklere rağmen  yaşamı paylaşmanın ve dayanışmanın bir sonucu olarak değerlendirilebilir” diye  konuştu.

İşçilerin kamuoyundan gördükleri desteğin de sonuçlarda etkisinin  olduğunu kaydeden İlhan, örgütlülük ve dayanışmanın anksiyetinin en önemli nedeni  olan belirsizlikle baş etmede yararı olduğuna işaret etti.

“İşçiler eylemin başında şiddete maruz kaldı. Yeni bir müdahale  bekleniyor. İkinci bir şiddet eyleminde nasıl bir tepki verirler?” diye  sorulması üzerine Kaya, sosyal destek ve dayanışmanın stres bozukluğunu  önlediğini, ancak bunun azalması halinde ruhsal sorunların ortaya çıkabileceğini  söyledi. İşçilerin maruz kaldıkları şiddetten bu nedenle az etkilendiklerini  anlatan Kaya, “Yeni bir girişim halinde alacakları yardım, etkilenme biçimini  belirler” dedi.