SOSYAL FOBİKLERDE DEPRESİF BOZUKLUK

SOSYAL FOBİKLERDE DEPRESİF BOZUKLUK

SOSYAL FOBİKLERDE DEPRESİF BOZUKLUKBeynimiz çevremizde gördüğümüz canlı ya da cansız her şeyi  gözümüzün yolladığı çeşitli ışık sinyalleri vasıtasıyla algılar.

Işık parlak bir enerji formudur. İnsan gözünün görebildiği beyaz güneş ışığı değişik renklerdeki ışıklardan oluşur. Beyaz ışık prizmadan geçirildiğinde, çeşitli renklerdeki ışıklar sırasıyla görülebilir. Yağan yağmurun ardından güneşle birlikte ortaya çıkan gökkuşağı da bu renk cümbüşünün mükemmel bir görüntüsüdür.

İşte, insan hayatında da renklerinin birbirine karıştığı; uyumlu uyumsuz, hiçbir rengin görülemediği anlar, günler, aylar ya da yıllar olabilir. Sesin bulunmadığı yerde yalnızlık olduğu gibi rengin bulunmadığı yerde de karanlık ve mutsuzluk vardır. Mutsuzluk yaşamdan tat alamamayla başlar, kişiler arası ilişkilerde paylaşım sessizce azalır. Hayal kırıklıkları, beklentilerin gerçekleşmemesi, çaresizlik, yoğun iç sıkıntısı ve stresle birlikte, depresyon artık hayatın bir parçası olmaya başlar.

Depresyondan çıkmak kişiye çok zor gelir. Çünkü depresyonun en büyük özelliği karamsarlık; sanki bir kısır döngü yaşarmışçasına geleceğe dönük kötümser bir bakış içine sıkışıp kalmaktır. Depresyon döneminde doğal olarak tüm olumluluklar olumsuzluğa döner. Depresyon geçiren kişiler genellikle uyku ile kendilerini çevreden soyutlamaya çalışırlar. Kısacası, depresyon kendini mutsuzluk, karamsarlık, üzüntü hali ile gösteren bir duygu durum bozukluğudur.

Depresif kişi daima hüzünlüdür, sürekli karamsar ve isteksizdir. Ağlama isteği ve ağlamayı durduramama ile birlikte yoğun olarak yaşanan suçluluk hissinin açığa çıkmasıyla kendini değersiz ve güvensiz hisseder. Yapması gereken işleri yapacak gücü kuvveti kalmamıştır. Kendisini neredeyse bir kâğıt parçasını bile elinde tutamayacak kadar güçsüz hisseder ve gerçekten de bunu yapacak gücünün kalmadığını, asla yapamayacağını düşünür. Düşünceleri karışır ve dalgınlık, dikkatsizlik, sakarlık, unutkanlık belirtileri göstermeye başlar. Depresyondaki kişi için her şey imkansızdır.

Kadınlar erkeklere oranla daha fazla depresyon riski taşımaktadırlar. Gerçekten de depresyona kadınlarda daha sık rastlarız. Kişilerin depresyonda olduklarını anlamaları bazen çok kolay olmayabilir. Depresyon, yaygın olarak mental durum muayenesinde tespit edilen ve fobik hastaların yaklaşık üçte birinde gözlenebilen bir durumdur. Sosyal uyaranlardan kaçmak, depresyonun varlığını gösteren bir semptomdur. Kişi sürekli yalnız kalmak ister ve kalabalıktan uzaklaşır, kaçar. Kendini iletişime kapamaya başlar, sevinçli anları neredeyse biter, hep mutsuzdur. Sanki önceden başka biridir, şimdi başka.

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Nikotin bağımlılığı Kalp hastalığı, felç, kanser, akciğer hastalığı ve diğer birçok sağlık durumu riskinizi artırmanın yanı sıra, sigara içmek beynini
  • Özgüven, özsaygı, özdeğer gibi kavramları içeren ego, genler ve stres gibi pek çok faktörden etkileniyor.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Psikiyatri, ruhsal bozuklukların ve duygusal ve davranışsal bozuklukların kökeni, teşhisi, önlenmesi ve yönetimi ile ilgilenen tıp dalıdır. Bu nedenle
  • Krampların nedenleri nelerdir? Krampların nedeni tuz eksikliği midir? Bu ne kadar doğru? Kramp sırasında ne yapmak gerekir?
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Randevu Al