

NPİSTANBUL Hastanesi'nin yaklaşık 20 yıldır her Çarşamba saat: 9.00-11.00 saatleri arasında gerçekleştirdiği Bilimsel Toplantı (MDT)’ye şimdiye kadar binlerce konu ve uzman katıldı. 21 Ekim 2026 tarihinde NPİSTANBUL Hastanesi'nde gerçekleştirilen multidisipliner toplantsında, farklı alanlardan uzmanlar güncel bilimsel yaklaşımları ve klinik deneyimlerini paylaştı. Bu haftaki konulardan bir tanesi de Prof. Dr. Tayfun Uzbay'ın anlattığı “Nöropsikiyatride Poliaminlerin Yeri” başlıklı sunumdu.
Beynin kimyasal işleyişinde rol alan poliaminler, şizofreninin anlaşılması ve yeni tedavi hedeflerinin belirlenmesi açısından dikkat çekiyor. Prof. Dr. İ. Tayfun Uzbay’ın değerlendirdiği araştırmalar, agmatinin olası bir biyobelirteç olarak incelenebileceğini gösteriyor. Ancak erişkin ve ergen hastalarda farklı sonuçlar bulunması, klinik kullanım için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Şizofreninin biyolojik temellerini anlamaya yönelik araştırmalar, dopamin ve serotonin gibi bilinen beyin kimyasallarının ötesine uzanıyor. Bu alanda üzerinde çalışılan sistemlerden biri de poliamin sistemi ve bu sistemle bağlantılı agmatin.
Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı ve Nöropsikofarmakoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (NPFUAM) Müdürü Prof. Dr. İ. Tayfun Uzbay, 21 Ekim 2026 tarihli “Nöropsikiyatride Poliaminlerin Yeri” başlıklı sunumunda, bu moleküllerin beyin hastalıklarındaki olası rollerini ele aldı.
Sunumda aktarılan çalışmalar, poliamin sisteminin şizofreninin oluşum mekanizmalarını araştırmak için önemli bir alan olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, eldeki bulgular henüz agmatin ölçümüyle şizofreni tanısı konulabileceği veya agmatin kullanımıyla hastalığın tedavi edilebileceği anlamına gelmiyor.

Depresyon ve şizofreni tedavisinde kullanılan birçok ilaç, beyindeki monoamin sistemleriyle etkileşiyor. Dopamin, noradrenalin ve serotonin bu sistemlerin başlıca kimyasal habercileri arasında yer alıyor. Uzbay’ın sunumunda vurguladığı noktalardan biri, bu hastalıkların biyolojik mekanizmalarının yalnızca monoamin hipoteziyle açıklanamayacağı. Beyindeki farklı sinyal yollarını ve bunların birbiriyle ilişkisini incelemek, hastalıkların daha kapsamlı anlaşılmasına katkı sağlayabilir. Poliamin araştırmaları da bu arayışın bir parçasını oluşturuyor.
Putresin, spermidin ve spermin, poliamin metabolizmasının temel bileşenleri arasında bulunuyor. Sunum, bu maddelerin düzeylerindeki ve metabolizmalarındaki değişiklikleri merkezi sinir sistemi hastalıkları açısından ele alıyor. Burada belirleyici olan, bir molekülün yalnızca varlığı değil, sistem içindeki dengesi. Sunumda, bazı poliaminlerin aşırı yüksek düzeylerinin hücresel hasar ve programlı hücre ölümüyle ilişkili olabileceği belirtiliyor. Bu nedenle araştırmalar, poliaminlerin hangi koşullarda koruyucu süreçlere katıldığını, hangi koşullarda ise hastalıklarla ilişkili değişiklikler gösterdiğini anlamaya odaklanıyor.
Stresin biyolojik etkileri, poliamin metabolizmasına da uzanıyor. Fiziksel, duyusal veya hormonal stres, hücre içindeki sinyal yollarını etkileyerek poliamin stres yanıtını tetikleyebiliyor. Uzbay’ın sunumunda bu yanıtın depresyon, anksiyete ve şizofreninin yanı sıra Alzheimer ve Parkinson hastalıklarıyla olası ilişkileri de ele alınıyor. Ancak bu ilişkilerin açıklığa kavuşması için temel bir sorunun yanıtlanması gerekiyor: Poliamin sistemindeki değişiklikler hastalıkların oluşmasına mı katkı sağlıyor, yoksa hastalık sürecinin bir sonucu olarak mı ortaya çıkıyor? Sunumda, bu sorunun yanıtının henüz kesinleşmediği vurgulandı.
Agmatin, beyinde sentezlenen ve sinirsel iletişimle ilişkili süreçlerde rol oynayan biyolojik açıdan aktif bir madde. Farklı reseptörler ve sinyal yollarıyla etkileşmesi, araştırmacıların bu moleküle ilgisini artırıyor. Uzbay, sunumunda agmatinin nörotransmitter veya nöromodülatör olarak değerlendirilmesini destekleyen özelliklerine dikkat çekiyor. Bu kavramlar, sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan veya bu iletişimin işleyişini düzenleyen maddeleri tanımlıyor.

Sunumda, agmatinin NMDA reseptörleriyle etkileşimi üzerinden şizofreniyle olası bağlantısı değerlendiriliyor. NMDA reseptörlerinin işlevindeki azalma, şizofreninin biyolojik açıklamalarında araştırılan mekanizmalardan biri. Deney hayvanlarında yapılan çalışmalarda ise beynin uyaranları süzme işleviyle ilişkili davranışsal ölçümler kullanılıyor. Bunlardan biri, güçlü bir ses öncesinde verilen daha hafif bir sesin irkilme yanıtını ne ölçüde azalttığını değerlendiren “ön uyaran aracılı inhibisyon” testi.
Uzbay ve çalışma arkadaşlarının araştırması, agmatinin belirli deney koşullarında bu yanıtı bozabildiğini gösteriyor. Bu bulgu, şizofreni mekanizmalarını araştırmaya yardımcı olsa da tek başına insanlarda hastalığın nedenini ortaya koymuyor.
Agmatin araştırmalarını yorumlarken kullanılan doz ve deneysel model önem taşıyor. Sunumda karşılaştırılan çalışmaların farklı hayvan türleri, dozlar ve davranış testleri kullandığı belirtiliyor. Bu farklılıklar, bir araştırmada gözlenen etkinin başka bir çalışmada neden aynı biçimde ortaya çıkmadığını açıklamaya yardımcı olabilir. Dolayısıyla agmatin için bütün koşullarda geçerli, tek yönlü bir etkiden söz etmek henüz mümkün görünmüyor.
Şizofreni için kan testi araştırmasında ne bulundu?
Uzbay ve çalışma arkadaşlarının 2013 yılında yayımladığı araştırmada, 18 şizofreni hastası ile 19 sağlıklı kişinin plazma agmatin düzeyleri karşılaştırıldı. Hasta grubunda agmatin düzeyleri daha yüksek bulundu. Çalışmada, ölçümün iki grubu ayırt etme performansını değerlendiren ROC analizinde eğri altında kalan alan, yani AUC değeri 0,969 olarak hesaplandı. Bu sonuç, incelenen örneklemde güçlü bir ayırt etme performansına işaret ediyor. Ancak yüzde 96,9 kesinlikle tanı konulabildiği şeklinde yorumlanmamalı.

Araştırmaların dikkat çekici yönlerinden biri, erken başlangıçlı şizofrenide farklı bir sonucun ortaya çıkması. Sunumda aktarılan, ilk psikotik ataklarını yaşayan ergenlerin incelendiği çalışmaya 18 şizofreni hastası ve 12 sağlıklı kontrol katıldı. Erişkinlerde bildirilen artışın aksine, bu hasta grubunda kan agmatin düzeyleri daha düşük bulundu. Erken başlangıçlı şizofrenide düşük agmatin düzeylerini bildiren çalışma, 2020 yılında yayımlandı. Sunumda bu farklılık açısından yaşın, hastalığın evresinin ve ölçüm yöntemlerinin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor. Agmatini bütün hastalarda aynı yönde değişen bir tanısal gösterge olarak değerlendirmek için henüz yeterli kanıt bulunmuyor.
Uzbay’ın sunumu, poliamin sistemini merkezi sinir sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisi açısından araştırılmaya değer bir hedef olarak ele alıyor. Agmatin metabolizmasını düzenleyen yaklaşımların psikotik ataklar üzerindeki olası etkileri, gelecekteki çalışmaların konuları arasında bulunuyor. Kan ve beyin-omurilik sıvısındaki ölçümlerin farklı hasta gruplarında tekrarlanması da bu alanın anlaşılmasına katkı sağlayabilir. Bunlar araştırma hedeflerini ifade ediyor. Sunumda aktarılan bulgular, kullanıma hazır yeni bir şizofreni tedavisi bulunduğunu göstermiyor.
Agmatin takviyesi kullanmak aynı anlama mı geliyor?
Agmatinin bilimsel araştırmalarda incelenmesi, takviye olarak kullanımının aynı sonuçları sağlayacağı anlamına gelmiyor. Sunumda, agmatinin vücut geliştirme amacıyla da kullanıldığı, ancak bu kullanımın etkinliğini destekleyen klinik kanıtların yetersiz ve uzun dönem güvenliliğinin belirsiz olduğu belirtiliyor. Agmatinle ilgili deneysel bulgular, şizofreni için kendi kendine takviye kullanmanın bilimsel dayanağı olarak görülmemeli.
Poliamin ve agmatin araştırmaları, şizofreninin biyolojisini daha ayrıntılı anlamak için önemli sorular ortaya koyuyor. Bu moleküllerdeki değişikliklerin hastalığın hangi evresinde görüldüğü ve tedavi süreciyle nasıl ilişkilendiği henüz açıklığa kavuşturulmayı bekliyor. Uzbay’ın sunumunda öne çıkan araştırma ihtiyacı, bulguların farklı yaş ve hasta gruplarında tekrarlanması. Böylece agmatinin gelecekte tanıya veya tedavinin izlenmesine katkı sağlayıp sağlayamayacağı daha sağlıklı değerlendirilebilecek.
Uzbay T. Polyamine stress response in schizophrenia: A translational framework beyond monoamine-centered models. Progress in Neuro-Psychopharmacology & Biological Psychiatry. 2026;149:111894.
Uzbay T, Goktalay G, Kayir H, ve ark. Increased plasma agmatine levels in patients with schizophrenia. Journal of Psychiatric Research. 2013;47(8):1054–1060.
Baytunca BM, Kalyoncu T, Özbaran B, Köse S, Öngür D, Uzbay T. Reduced blood agmatine level in early-onset schizophrenia. Schizophrenia Research. 2020;222:528–529.
Uzbay T, Kayir H, Goktalay G, Yildirim M. Agmatine disrupts prepulse inhibition of acoustic startle reflex in rats. Journal of Psychopharmacology. 2010;24(6):923–929.
Pålsson E, Fejgin K, Wass C, Klamer D. Agmatine attenuates the disruptive effects of phencyclidine on prepulse inhibition. European Journal of Pharmacology. 2008;590(1–3):212–216.
Kotagale NR, Taksande BG, Wadhwani PJ, ve ark. Psychopharmacological study of agmatine in behavioral tests of schizophrenia in rodents. Pharmacology Biochemistry and Behavior. 2012;100(3):398–403.
Uzbay TI. The pharmacological importance of agmatine in the brain. Neuroscience & Biobehavioral Reviews. 2012;36(1):502–519.
Uzbay T. A new target for diagnosis and treatment of CNS disorders: Agmatinergic system. Current Medicinal Chemistry. 2012;19(29):5116–5121.
Fiori LM, Turecki G. Implication of the polyamine system in mental disorders. Journal of Psychiatry & Neuroscience. 2008;33(2):102–110.
Liu P, Jing Y, Collie ND, Dean B, Bilkey DK, Zhang H. Altered brain arginine metabolism in schizophrenia. Translational Psychiatry. 2016;6.
Moschou PN, Roubelakis-Angelakis KA. Polyamines and programmed cell death. Journal of Experimental Botany. 2014;65(5):1285–1296.
Park MH, Igarashi K. Polyamines and their metabolites as diagnostic markers of human diseases. Biomolecules & Therapeutics. 2013;21(1):1–9.
Paylaş