Rusya'dan sevgilerle: Bonzai

Yeni bir uyuşturucu olarak tanımlanan, yasa dışı üretildiğinde katı halinin dış görünüşü kokaine benzeyen Bonzai, aslında fenazepam adlı bir benzodiyazepindir.

Rusya'dan sevgilerle: Bonzai
Paylaş:

Yeni bir uyuşturucu olarak tanımlanan, yasa dışı üretildiğinde katı halinin dış görünüşü kokaine benzeyen Bonzai, aslında fenazepam adlı bir benzodiyazepindir. İlk kez 1974 yılında Sovyetler Birliği’nde sentezlenen fenazepam, halen Rusya ve kimi Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinde ilaç olarak kullanılıyor. bonzaiSar’a, alkol bağımlılığının tedavisi ve uykusuzluk gibi bir dizi sorunun tedavisinde başvurulan fenazepam, tıp dünyasında cerrahi girişim öncesi anestezinin etkisini arttırmak, anksiyeteyi azaltmak amaçlı da yer bulmuştur. Son yıllarda fenazepam, bu amacın dışına çıkarak sokağa inmiş ve İngiltere, Finlandiya, İsveç gibi Avrupa ülkelerinde, Amerika’nın Georgia ve Lousiana başta gelmek üzere farklı eyaletlerinde ve ne yazık ki ülkemiz gençleri arasında yayılmaya başlamıştır. Hıçkırık gibi basit yan etkilerden başlayarak sersemlik, koordinasyon kaybı, baş dönmesi, yeni bilgileri akılda tutamama (anterograd amnezi) ve doz aşımına bağlı olarak ölümlere neden olur. Diğer benzodiyazepinlerde olduğu gibi, uzun süreli kullanım sonrası birden bırakıldığı takdirde huzursuzluk, anksiyete, uykusuzluk, inme, havale ve ölüme yol açabilir. Hele başka ilaç ve yasa dışı uyuşturucular ya da alkolle birlikte kullanılırsa yan etkileri daha çabuk gözlenir. ÜÇ GÜN SÜREN ETKİ Fenazepam’ın yarılanma süresi 60 saattir. Bir başka deyişle 1 miligram alınırsa, 60 saat sonra bedeninde hala yarım miligram fenozepam bulunur. Kanda fenozepam tayini zor değildir. Güvenli araç kullanma yeteneğini kaybettiği gözlenerek trafik kontrollerinde durdurulan sürücülerin kanlarındak saptanan fenazepam, genellikle litrede 100 ila 600 mikrogram arasındadır. Fenazepam’ın gençler arasında tedavi dışı kullanımının giderek arttığı 2011 başlarında kesinleşti. Ölümler artınca önce İngiltere’de, ardından A.B.D. ve İsveç’te kontrole tabii tehlikeli maddeler sınıfına sokuldu, ithalatı yasaklandı. Ancak Rusya’da reçeteye tabii olmasına rağmen, eczanelerden serbestçe satın alınabilmesine bir de internet üzerinden yasadışı eczaneler eliyle tablet ya da kristal toz şeklinde posta yoluyla dağıtımı eklenince bağımlı sayısı arttı. Yasa dışı laboratuvarlarda saf fenazepam imal edenler çıktı ve Bonzai adıyla ülkemiz uyuşturucu piyasasına da girdi. Bir tuz taneciği kadar kullanıldığında etkisini göstermeye başlayan maddeden bilerek ya da bilmeyerek daha fazla kullananlar, tek dozu, diazepamdan on kat güçlü fenazepam yüzünden yaşamını tehlikeye soktu ve değişik ülkelerin önce hastane acilleri, ardından morglarında yerini aldı. DOZU AYARLAYAMIYORLAR Bunun başlıca nedeni, fenazepam dozunu ayarlayamamış olmalarındandı. Dijital terazileri olmadığından yarım miligramı tartamıyor, satın aldıkları 200 miligram maddeyi, kağıt üzerine yayıyor, sonra kağıdı ikiye bölerek 100 miligrama ulaşıyor, ardından yeniden ve yeniden yarıya bölerek uygun doza düşürmeye çalışıyorlardı ki, bu sırada hata yapmamak mümkün değildi. İlk fenozepam deneyimini internette paylaşan 25 yaşındaki genç, 35 dakika arayla iki kez tükettiği toplam 20 miligram maddenin etkisinin bir kaç gün sürdüğünü, bu arada yaptıklarını hatırlamadığını, ancak kendine geldiğinde fotokopi makinesini televizyonun üzerine atarak her ikisini parçalamış olduğunu, deneyimden iki hafta sonra hala ağrıyan, şiş ve mor işaret parmağının bu hale gelmesine hangi eyleminin neden olduğunu bilemediğini aktarıyor. HAFIZA KAYBI YAPIYOR 27 yaşındaki bir başka erkek, 2010 yılındaki ilk fenazepam, yani Bonzai deneyiminden de pek hoşnut kalmamış olmalı ki, mililitresinde bir miligram madde bulunan sıvıdan bir saat arayla iki yudum aldığında başına gelenleri yazmak ihtiyacını hissetmiş. “Siz siz olun sakın çalışmak zorunda olduğunuz bir gün kullanmayın, çünkü televizyon karşısında tek kelime konuşmadan aptal aptal oturmaktan başka işe yaramıyor. Ha bir de aradan saatler geçti, vücudum temizlenmiştir, yeniden kullanayım” demeyin, çünkü hafızanızı kaybettiğinizden kaç saat geçtiğini bile anımsayamayabilir, doz aşımına uğrayabilirsiniz.” şeklinde düşüncelerini paylaşıyor. 1.5 miligram Bonzai’nin otomobil kullanmayı ciddi biçimde etkilediği, gaz ve fren pedallarının yerini şaşırttığı, kırmızıda durmayı akıl ettiremediği de işin cabası. ZİHİN KONTROLÜNDE KULLANILACAK MADDE Bonzai’yi uyuyabilmek amacıyla deneyen, ardından yaşadığı rahatsızlıklardan başkaca yasal ve yasa dışı kimyasallarla kurtulmaya çalışan 28 yaşındaki kadın, olanları anımsadığı kadarıyla paylaştıktan sonra, duygularını tek cümleyle noktalıyor. “Bir kere bile denemeyin”. Piyasaya sürülen ne varsa, etkisini merak edip kullandığını anlatan genç kadın, Bonzai’nin yarattığı hafıza kaybından çok çekmiş. Çünkü maddenin etkisinin çoktan geçmiş olduğunu düşündüğü 2. günde bankaya gidip hesap açmaya kalkmış. Anlattıkları ilginç: “Kendimi uykulu ya da sarhoş gibi hissetmiyordum, ama sanki rüyada bir zombi gibiydim. Bankada neler olduğunu hatırlamıyorum, ama güvenlik elemanlarının kollarımdan tutarak beni dışarı attıklarını biliyorum. Ömrümden hiç hatırlamadığım üç gün gitti. Fenazepam, tam da MK-ULTRA zihin kontrol deneylerinde kullanılabilecek bir madde. Bir daha kesinlikle elimi sürmem.” POLİSİN, PSİKİYATRIN ANLATMASI İŞE YARAMIYOR Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar, denir. Beş yıllık Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Kontrol Kurulu üye ve başkanlığım sırasında, dünyanın en ücra köşelerine  ziyaretlerde bulundum, sayısız bağımlıyla karşılaştım. Sanırım profesyoneller ne anlatırsa anlatsın, bir kimyasalın insanı ne hale soktuğunu onu deneyenin ağzından dinlemek kadar caydırıcı bir şey olamaz. İşte bu yüzden, size Bonzai denemiş üç kişinin anlattıklarını aktardım. PROF. DR. SEVİL ATASOY