PSİKİYATRİ DERNEĞİ AÇIKLADI

PSİKİYATRİ DERNEĞİ AÇIKLADI
Paylaş:

ANKA

Türkiye Psikiyatri Derneği, TBMM gündemindeki yeni Silah Yasa Tasarısı'na tepki gösterdi.

Türkiye Psikiyatri Derneği Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Yumru yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de silah kullanımına bağlı suç ve şiddet olaylarının arttığının bilindiğini belirterek, “Buna karşın yeni hazırlanan yasa taslağı silahlanmayı kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Bu yasa taslağı bu haliyle yasalaştığı takdirde silah kullanımı ve buna bağlı şiddet olaylarında artış olacağı öngörülmektedir. Temel amaç ve strateji bireysel, sivil  silahlanmanın kontrol altına alınması değil, bireysel silahlanmanın önlenmesi, bireysel silahsızlanma olmalıdır” dedi.  

Yumru, Türkiye’de ortalama her 65 kişiden birinin silahının olduğunu, ülkelere göre, silaha sahip olma sıralamasında ise Türkiye dünya ülkeleri arasında 20. sırada yer aldığını açıkladı. Yumru, Türkiye’de ruhsatlı ve ruhsatsız silah sayısının son 10 yılda yaklaşık 10 kat arttığına dikkat çekerek, “Halen Türkiye'de 2,5 milyon’un üzerinde ruhsatlı silah olduğu bilinmektedir. Bu sayının, iki katından daha fazla ruhsatsız silah olduğu tahmin edilmektedir” dedi.

ATEŞLİ SİLAHLARIN ÜÇTE İKİSİ AVCILIK AMACIYLA RUHSATLANIYOR

Yumru, silaha bağlı suç oranlarında da benzer artış görüldüğüne işaret ederek, istatistiksel verilere göre bireysel silahlanmada ilk sırayı mesleği gereği risk alanları, ikinci sırayı bireysel korunmanın, üçüncü sırayı ise, yeterli gerekçe göstermeden "evde bulunsun" isteğiyle silah edinenlerin oluşturduğunu bildirdi. Yumru, dördüncü sırada da merak, hobi, anı gerekçesiyle silah edinenlerin bulunduğunu kaydederek, "Avcılık ve atıcılık ayrı bir kategori olup ateşli silahların 2/3’ü bu amaçla ruhsatlanmaktadır" dedi.

Yumru, her yıl yaklaşık 3 bin kişinin silahla öldüğünü, 12 bin kişinin yaralandığını ve ateşli silahlarla işlenen suçların yaklaşık üçte ikisinin ruhsatsız, üçte birinin ruhsatlı silahlarla işlendiğini belirtti.

SİLAHLA İŞLENEN CİNAYETLERİN YÜZDE 25’İ FAİLİ MEÇHUL

Yumru, aile içi şiddet ve eş öldürmeyle sonuçlanan olayların yüzde 35 ile 40'ında silah kullanıldığını belirterek, silahla işlenen cinayet olaylarının yüzde 25.5’inin faili meçhul olarak kaldığını, bu oranın gelişmiş ülkelerde ise yüzde 10 olduğunu açıkladı. 

Yumru, yeni yasa taslağının bu haliyle yasalaşması halinde silah kullanımı ve şiddet olaylarında artış yaşanacağına işaret ederek, "Temel amaç ve strateji, bireysel sivil  silahlanmanın kontrol altına alınması değil, bireysel silahlanmanın önlenmesi, bireysel silahsızlanma olmalıdır. Nihai hedef asker, polis ve güvenlik elemanları dışında hiç bir bireyin silah taşımaması ve bulundurmaması olmalıdır" dedi.

CEZALAR ARTIRILMALI, HEKİM SORUMLULUĞU KALDIRILMALI

Yumru, silah kaçakçılığı ve ruhsatsız silah edinme cezalarının arttırılması gerektiğine de değinerek, "Emniyet birimlerinin etkin mücadelesi sağlanmalıdır. Silah ruhsatlandırmasında hekimlerin sorumluluk alması uygulaması kaldırılmalı, silah ruhsatı almak isteyen kişilerin muayeneleri ve silah edinme kararları tek hekim sorumluluğuna bırakılmamalı, temel sorumluluğun emniyet birimlerinde olduğu, hekimlerin sadece tıbbi muayene ve bilirkişilik uygulamalarını yürüttüğü ayrı bir kurumsallaşma yapısı tesis edilmelidir" dedi.

Yumru ayrıca, alt yaş sınırı yukarı çekilmesi, üst yaş sınırı getirilmesi gibi önlemlerin de alınması gerektiğini kaydederek, "Medya, şiddeti özendiren ve teşvik eden yayınlara izin vermemeli, konuyla ilgili doğrudan ve dolaylı her türlü reklam ve benzeri programlar yasaklanmalı, televizyon programlarında silahların özellikle bir sorun çözme aracı olarak gösterilmesinin önüne geçilmelidir" dedi.