Pandemi sürecinde hangi kitapları okumalı?

Pandemi sürecinde ev karantinasında zaman geçirme yöntemlerinden biri de kitaplar… Kitap okumak hem öğrenmenizi, hem içinizde uzun bir yolculuğa çıkıp hem de bambaşka dünyalara adım atmanızı sağlar…

Pandemi sürecinde hangi kitapları okumalı?

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi uzmanları bu süreç için size kitap önelerinde bulundu. İşte o önerilerden bazıları:

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Duyguların Psikolojisi

Duyguların Psikolojisi kitabımı 2005 yılında yazmıştım. O zaman bilimsel kategori kabul edilmiyordu daha. Şairlerin, sanatların vs. konusunda duyguları ele aldım o kitapta. Ama duyguları böyle olumlu ve olumsuz ikiye ayırarak psikolojide hiç olmayan bir şeydir bu. Hiçbir duyguyu olumlu olumsuz ayır da olumluları güçlendir, olumsuzları onarmaya çalış tarzına hiçbir yaklaşım ekolünde yok, çıkmamıştı. Ben duygusal zekâ çalışmalarını kendi kültürümüze adapte etmek için yaptım. Ve burada da kendi kültürel değerlerimizi, inanç değerlerimize uygun bir şekilde çalışmamız lazımdı. O kitap şuanda farklı bir bakış açısı getirdiği için neden iyi, neden kötü onu da ele alıyor. O kitabı daha çok pratik yönüyle tavsiye ediyorum. Ama isteyen toplum psikolojisi, inanç psikolojisi, kadın psikolojisi var. Ama en çok erkeklere lazım onu söyleyeyim kadın psikolojisi kitabı. Kadın erkek beyni farklı çalışıyor kadın erkek hak ve hukukta eşittir ama biyolojik, psikolojik doğamız eşit değil. 2003 de New York’ da camide bir kadın imam namaz kıldırdı 11 Eylül ikiz kule olayından sonraydı.

Ya dedim İslam dünyasına bir operasyon çekilecek dedim.  Burada kadın erkek savaşları çıkartılacak, ailelere zarar verilmeye çalışılacak. Onun için kadın ve erkek fıtratlarının biyolojik doğalarının farklı olduğu için bizim inanç sistemimizde toplumsal cinsiyet eşitliği değil de toplumsal cinsiyet adaletine göre hareket edildiğini vurgulamak istedim. Orada erkek ve kadın beyni ile ilgili şeyler var o da 2005-2006 yıllarında bir kitaptır.

O kitapta şuan 96. Baskıda Nesil Yayınlarında. O kitap şuan en çok Diyanetin evlilik irşat bürolarında satılmakta. Çünkü orada bizim değerlerimiz ilke barışık bir psikoloji yorumu var. Öyle olunca da ben onu yazdıktan sonra birçok feministlerin tepkilerini çekerim diye bilimsel referanslarını her şeyi yazdım. Zaten şimdi beyin araştırmaları iyice doğruladı. Feminizm ilk çıktığında kadının özgürleşme hareketiydi, haklı, faydalı bir hareketti. Bu özgürleşme hareketi bir şeyi düzeltirken karşıtını besledi. Kadın erkek ilişkilerini düzeltelim derken kadın erkek düşmanlığı ortaya çıktı. Bütün dünyada şuan %50’nin üzerinde boşanma. Hatta şöyle diyorlar %50 oranında başarısız olan bir kuruma yatırım yapılmaz evliliğe ne gerek var. Şuanda gençler Batı’da evlenmiyor bizde de başladı. Bu konudaki politikaların değiştirilmesi, revize edilmesi gerekiyor. Üzerimize operasyon çekiliyor şu anda ve bunu düzeltmemiz gerekiyor.

Klinik Psikolog Merve Umay CANDAŞ DEMİR:

Bir Kitap Önerisi: İnsanın Anlam Arayışı

İnsanın Anlam Arayışı 20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı'nda, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır.

Üsküdar Üniversitesi NPGRUP Başhemşirelik, Hemşirelik Hizmetleri Direktörü Dilek Özdemir:

Bir kitap Önerisi: Görünmez Goril...

Gündelik yanılsamalar hayatımızı nasıl yönlendiriyor? Bu kitabı okumak kendinize olan güveni sarsabilir – ve bu iyi bir şey. Psikoloji dünyasının en ünlü deneylerinden birini yaratan Christopher Chabris ve Daniel Simons bu Görünmez Goril’de, çok önemli bir gerçeği ortaya çıkarmak için akıl almaz hikâyelerden ve bilimsel bulgulardan faydalanıyor. Zihnimiz sandığımız gibi işlemez. Kendimizi ve dünyayı olduğu gibi gördüğümüzü düşünürüz ama gözden kaçan bir sürü şey vardır.

Karantina günlerinde Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nden Prof. Dr. Hüsnü Erkmen kitap önerisinde bulundu.

Bir Kitap Önerisi: Sağlık Ararken Aldatılmak ve Neden Sahte Bilim Alıyoruz

Farkında mısınız? Sağlık ve özellikle de beslenme alanında bir yüzeysellik ve tutarsızlık rüzgârı esiyor. Kavramların bilgilerin oturmuş düzenlerin içini boşaltmaya çalışan bir rüzgâr bu. Çıkarcı ve hatta küstah. Bu rüzgâr sadece dış görünüşe ve algı oluşturmaya dayalı bir düşünce yapısını sürekli olarak bize taşıyor. Yalnızca kabuktan veya bir isimden oluşmuş sağlık mucizesi vaatleri rüzgârla havada uçuşuyor. Son on yılda yaşamınıza kaç tane beslenme trendi girdi? Ya da adlarını duydunuz "Acaba yapsam mı?" diye düşündünüz. Kaç kez gıda katkıları aldınız? Sonra bıraktınız... Bunların sonucunda ne elde ettiniz? Ne kaybettiniz?

"Hiçbir şey kaybetmedim. Denedim sadece" diyorsanız bir kez daha düşünmenizi salık veririm. Buna zamanın ruhu diyenler olabilir. Toplumsal bir dönüşüm yani. Toplumsal dönüşümler engellenemez. Ancak bu durum bizim birey olarak rüzgârda sürüklenen yapraklar gibi oradan oraya savrulmamızı da gerektirmez. Kendimizi korumalıyız! Ayakkabıların veya giysilerin modası olabilir ama sağlığın ve beslenmenin olmaz! Olmamalı. Bu kitabın sizi çepeçevre sarmış olan sahte bilim ve işe yaramaz ürünleri mucize diye satan "yılan yağı" satıcılarını fark etmenize yardımcı olmasını dilerim.  Ülkemizin en yetkin alanının en önemli hekimlerinden Prof. Dr. Taner Damcı'dan genel geçer sağlık ve beslenme trendlerinin ipliğini pazara çıkaran sahte ve gerçek bilim arasındaki ayrımı ortaya koyan ve adeta bir "takıntı"ya dönüşmüş sağlık meselesinde gerçek bilgiyle kaygılarımızı yatıştıran bir kitap...

Psikiyatrist Gözüyle Kitap Analizi Amok Koşucusu NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nden Prof. Dr. Hüsnü Erkmen anlattı…

Amok Koşucusu doktor olarak yardıma ihtiyaç duyan bir insana el uzatmanın vicdani yükümlülüğüyle kendi karmaşık duyguları arasında sıkışıp kalan bir adamın hikâyesidir. Hollanda Doğu Hint Adaları'nda görev yapan bir doktor, dara düşüp kendisine başvuran çok zengin bir kadının "yardım" talebini geri çevirir. Zira kadının mağrur ve hesapçı tavrı karşısında büyük bir öfkeye kapılmış, gururuna yenik düşmüştür. Ancak söz konusu olan insan hayatıdır. Kısa süre içinde pişmanlığın pençesine düşer. Kadına yardım etmeyi saplantı haline getiren doktor, Malezya halkında rastlanan bir nevi öldürücü delilik olan hummanın, amokun etkisi altına girer.

 



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: