Onların korkusunu anlayın!

Okula ilk kez gidecek çocuklar ayrılma korkusu yaşabilirler. Dikkat!

Onların korkusunu anlayın!
Paylaş:

Okula ilk kez gidecek çocuklar ayrılma korkusu yaşabilirler. Dikkat! Haber2Psikiyatrist Dr. Alper  Hasanoğlu, okula ilk kez gidecek çocukların ayrılma korkusu yaşayabileceğini  belirterek, “Bu nedenle annelerinin okulda kalmalarını, sınıfta oturmalarını  isteyebilirler. Veliler bunu bir sorunu olarak görüp, çocukları azarlayarak,  cezalandırarak tepki göstermemelidir” dedi. Hasanoğlu, okulla ilk tanışacak birinci  sınıf öğrencilerinin korkularının çeşitli şekilde ortaya çıktığını belirterek,  şöyle konuştu: “Okula ilk kez gidecek çocukların ayrılma korkusu olabilir. Bu nedenle  annelerinin okulda kalmalarını, sınıfta oturmalarını isteyebilirler. Veliler bunu  bir sorunu olarak görüp, çocukları azarlayarak, cezalandırarak tepki  göstermemelidir. Çünkü ayrılma korkusu anne-baba ve çocuk arasında güvenli bir  bağlanmanın oluşmadığının da işareti olabilir. Belli bir süre sabır ve empatiyle  çocuğa yaklaşılmalı, eğer bir-iki haftadan uzun sürüyorsa profesyonel destek  alınmalıdır.” Kızının ilkokul birinci sınıfa başladığı gün, bir annenin bazı veli ve  öğrenciler önünde endişeli bir yüz ifadesiyle çocuğuna sarılıp, öğretmenine  “Benim oğlum yalnız kalmaktan çok korkuyor. Ne yapmalıyız sizce?” diye bir soru  yönelttiğini anlatan Hasanoğlu, “Çocukların korkuları doğru olsa bile, hem kendi  yanlarında, hem de diğer öğrencilerin önünde dile getirilmesi büyük bir hatadır.  Bu tutum çocuğu diğerlerinin önünde küçük düşürür. Ayrıca pek de var olmayan bir  korkunun çocuğun yüreğine ekilmesine de neden olur” dedi. OYUN VE ÖDEV DENGESİ Hasanoğlu, çocuklarda aylar düzeyindeki yaş farkının bile önemli olduğuna  dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Çocukları 7 yaşından önce okula göndermek, çocuğun sınıfa uyumu,  derslere konsantre olabilmesi, algılayabilmesi ve ders çalışmasında sorun  yaratabilir. Erişkin yaşlarda hiçbir şey ifade etmeyen bu yaş farkı, birinci  sınıf öğrencilerinde çok önemlidir. Bunu bir gelişme geriliği olarak  değerlendirerek, gereksiz endişe etmemek ve çocuğun üzerine fazladan yükler  bindirmemek gerekir. Sonuçta normal bir gelişim aşaması olarak algılanmalıdır. Bu  konuda sınıf öğretmeninden tavsiye almak, evde ek destek sunabilmek yararlı  olabilir.” Hasanoğlu, okula yeni başlayan çocuklarda anne ve babanın bariz şekilde  fark ettiği bir davranış problemi söz konusuysa velilerin bu konuyu gizlememeleri  gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: “Okulun psikolojik danışmanlık birimiyle bağlantı kurmalı ve profesyonel  destek alınmalıdır. Çünkü çocuk çok uzun bir süreyi okulda geçirmektedir. Var  olan sorunlar da öğretmen ve diğer çocuklarla olan ilişkisinde olumsuzluklar  oluşturur. Erken yapılacak bir müdahale de sorunun kronikleşmeden ve çocuğun  gelişiminde derin izler bırakmadan çözülmesini sağlar.” Hasanoğlu, çocukların uzun bir yaz tatilinden çıkar çıkmaz, erişkinler  gibi hemen yoğun bir tempoya uyum sağlamakta zorlandıklarına dikkati çekerek,  “Bu nedenle çocuklar eve döndükten sonra oyun, ödev dengesinin iyi kurulması ve  çocuğu okuldan soğutacak kadar üzerlerinde baskı kurulmaması gerekir. Kendi  çocukluğumuzdan hatırlayalım, kaçımız okula gitmeyi severdik? O nedenle  çocuklarımızın da okuldan şikayet etmelerinden, okulu sevmiyor olmalarından  endişe etmemeliyiz” diye konuştu. A.A