'Ölümden çok korkuyorum'

"Ölümden korkuyorum. Yaşım 32 ama az ömrüm kaldığını düşünüyorum. Kendimi bu düşüncelerden geri koyamıyorum."

'Ölümden çok korkuyorum'
Paylaş:

Üsküdar Üniversitesi NPSUAM Feneryolu Polikliniği'nden Prof. Dr. Orhan Doğan, ruh sağlığınızla ilgili sorularınızı cevaplandırıyor…

 

 

 

SORU Eşim beni hiç kıskanmıyor. Umrunda değilim sanki. Severek evlendik ama eskisi gibi değil. Eve geç gelmesi falan yok ama benimle hiç ilgilenmiyor. Konuşmak istesem "birşey yok yorgunum lütfen saçmalama" gibi cümleler kuruyor. Ne yapmalıyım? CEVAP Evlilikler severek evlenme biçiminde kurulsa da, maalesef bir süre sonra monoton bir hal alabiliyor. İki taraf da birbirinden beklentilerini bulamayabiliyor. İçinde bulunduğunuz durum çok seyrek rastlanmayan bir durumdur. Eşinizin tutum ve davranışı kıskanmamaktan çok, ilgisizlik olarak değerlendirilebilir. Ne yapmanız gerektiği konusunda, önce durumu her yönüyle değerlendirmeniz gerekir. Bunun için eşinize "neden yorgun olduğunu, her gün mü yorgun olduğunu" sorabilirsiniz. İşle ilgili sorunlar olabilir. Ona göre iyi gitmeyen nelerin olduğunu da öğrenmek isteyebilirsiniz. İkinizin de birbirinizden beklentilerini gözden geçirip ortak bir çözüm bulmaya çalışabilirsiniz. Bu noktada erkeklerle kadınların beklentilerinin çok farklı olabileceği aklınızda bulunsun. Beklentiler konusunda yeterince açık olamıyor ve konuşamıyorsanız, bir psikiyatriste başvurabilirsiniz. SORU Ölümden korkuyorum. Yaşım 32 ama az ömrüm kaldığını düşünüyorum. Kendimi bu düşüncelerden geri koyamıyorum. CEVAP Ölüm korkusu her insanda olabilen evrensel bir korkudur. Bu korku veya düşünce belki daha ileri yaşlarda olsa, kısmen normal bile sayılabilirdi. Sizin yaşınızda ve ölümcül bir hastalığınız yoksa, normalin dışında bir ölüm korkusu veya düşüncesi var demektir. Kendinizi düşünmekten alıkoyamadığınız için, bu durum ölüm korkusu dışında ölüm korkusuyla ilgili bir takıntı da olabilir. Bu korku veya düşünce yaşamınızı önemli oranda etkiliyorsa, bir psikiyatriste başvurmanız uygun olur. Durumunuzun neye uyduğu daha net olarak ortaya konabilir. Ardından tedavi planlanarak uygulanır. SORU 5 yıl oldu eşimden boşandım, ama hala onu ve yaşadıklarımızı bana yaşattırdıklarını unutamıyorum. Hep geçmişte yaşıyorum. O da evlenmedi, hala arada sırada arıyor telefonda görüşüyoruz. Ama ben o insanı hayatımdan silmek yeni bir sayfa açmak istiyorum ama aklım hep geçmişe gidiyor. CEVAP Boşanmak insan yaşamındaki en önemli stres etkenlerinden biridir. Boşandıktan sonra, yeni bir yaşam kurularak eski yaşantıların etkisi azaltılır. Yaşanan olayların tümden silinmesi bugün için mümkün değildir. Bunun yerine yaşananların etkileri en aza indirilebilir, bunlarla baş etme yolları öğrenilebilir. Yeni bir düzen kurup günlük yaşam olaylarıyla ilgilenmek, yeni hobiler bulmak, yeni insanlarla tanışmak, ideallerinize yönelik çalışmalar yapmak gibi etkinlikler sizi bugüne ve yaşama bağlayacaktır. Aklınızın hep geçmişe gitmesinin nedenlerini bulmaya ve bunu çözmeye çalışmak da önemlidir. Eski eşinizle boşandıktan sonra görüşüp görüşmemek tamamen ikinizin kararına bağlıdır. "O insanı hayatınızdan silmek istediğiniz" için, hiç görüşmemeyi düşünmeniz uygun olur. "Aklınızın hep geçmişe gitmesi"nin çeşitli anlamları olabileceği gibi, bir takıntı da olabilir. Bir psikiyatrist zihninizin daha berrak olmasına yardımcı olabilir, takıntı gibi bir bozukluk düşünürse, tedavi planlayıp uygulayabilir.