E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Öğrenci artık çantada keklik değil!

Sınavlarıyla, tercihleriyle bir üniversite maratonu daha geride kaldı. Herhangi bir yere yerleşen adaylarda bugünlerde kayıt heyecanı yaşanıyor.

Öğrenci artık çantada keklik değil!

Sınavlarıyla, tercihleriyle bir üniversite maratonu daha geride kaldı. Herhangi bir yere yerleşen adaylarda bugünlerde kayıt heyecanı yaşanıyor.

sabanozdemir11Kazandıkları okulları daha yakından tanımak için kayıt öncesinden üniversitelerini ziyaret ediyor, vaat edilenleri, sunduğu imkânları yerinde görmek için bulunduğu şehre gidiyor. Onun ötesinde ailelerini de yanına alan öğrenciler, kalacakları yurt ya da evi ayarlama telaşı yaşıyor. Kazanamayanlar ise yeni bir maratonun hazırlıklarına şimdiden başladı. Dershaneye kaydını yaptıranlar yaptırdı, evde hazırlanma kararı alanlar ise çoktan ders çalışmaya başladı. Çünkü iyi bir üniversite ve bölüm için ciddi hazırlık şart. Ülkemizde üniversite sayıları yıldan yıla artış gösterirken üniversitelerin doluluk oranları genel anlamda iyi. Bu oran devlet üniversitelerinde lisans ve ön lisans programlarında yüzde yüze yakın. 2014 yerleştirme sonuçlarında lisans programlarının doluluk oranı % 97, önlisans programlarında ise bu oran % 94. Devlet üniversitelerinde bu oran bekleniyordu. Doluluk Vakıf Üniversitelerinin yüzünü güldürdü… Vakıf üniversitelerindeki tablo da sevindirici, onlar için. Sayılarındaki artışa paralel aralarında yaşanan kıran kırana rekabete rağmen 2014 doluluk oranları birçoğunun yüzünü güldürdü. Lisans programlarında % 83’ü yakalayan vakıf üniversiteleri önlisans programlarında oranı % 85,5’e taşıdı. Aralarında lisans ve önlisans programlarında % 100’ü yakalayan da var, % 20’nin altında kalan da… Genel anlamda tablodan birçoğu memnun… Bu arada doluluk oranlarında üniversitelerin yüksek oranda tuttukları burs olanaklarının etkili olduğunu da söylemeden geçmek olmaz… Şimdi gözler kayıtlarda. Üniversiteler aldıkları öğrencileri kayıtlarda kaybetmemenin hesabını yapıyor. Kayıtlar ise 1-5 Eylül tarihleri arasında… Rekabet zorlaşıyor… Dolulukları oranında üniversiteler önümüzdeki yılın stratejilerini şimdiden planlamaya başladı. Rekabet onlar için her geçen gün zorlaşıyor. Yeni eğitim öğretim yılı üniversiteler için çok önemli. Öğrenciyi almak yetmiyor. Onların memnun edebilmek artık daha önemli. Kaydını yaptıran hiçbir öğrencinin garantisi yok. Her alanda olduğu gibi artık üniversite eğitiminde de öğrenci odaklı model benimseniyor. Özellikle vakıf üniversiteleri bu konuda hassasiyetlerini günden güne artırıyor, artırmak da zorunda. Eğitim kalitesinden, dil eğitimine, burs imkânlarından, barınmaya kadar birçok alanda çıtayı yüksek tutuyor, projeler geliştiriyor. YÖK’te öğrenci lehine eğitimde olanakların sınırlarını genişletiyor. YÖK, devrim gibi yatay geçiş kararı ile öğrencilere farklı üniversitelere ve bölümlere geçişte geniş imkânlar sunuyor. Sadece üniversite değil okudukları bölümden de farklı bölümlere geçiş yapabiliyor. Yeni yönetmelikle, öğrencilerinin farklı puan türleri arasında yatay geçişleri ciddi kolaylaştırıldı. Geçiş düşünen öğrenciler ayrıntıları okullarının öğrenci işlerinden öğrenebilir. Benim burada dikkat çekmek istediğim konu, hiçbir üniversite aldığı öğrenciyi çantada keklik, garanti görmesin. Kaydını yaptım 2 ve ya 4 yıl benimle diye düşünmesin! Çünkü herhangi bir durumdan memnun olmayan öğrenci istediği anda başka bir üniversiteye geçiş yapabilecek. Dolayısıyla öğrencilerin memnuniyetini yüksek tutmak mecburiyet… Bu durum tabikii öğrenci ve ülkemiz için ciddi avantaj sağlayacak. Rekabet nasıl tüketici lehine olursa bu durumda da öyle olacak. Üniversiteler arasındaki rekabet artacağı gibi eğitimin kalitesinin yükselmesine de olanak sağlayacak. Özetin özeti üniversiteyi kazanan öğrenci o üniversite için çantada keklik değil. Onları memnun etmek çok önemli. Aksi halde kuş kafesten uçar… Eğitimde çok daha iyi şeyler olacak… Şaban Özdemir sabanozde@gmail.com twitter/sabanozde