Öfke ve şiddet ikiye bölüyor

Onlar da şiddetle ilgili yorum yaparken son derece dikkatli konuşuyor. Öfke ve şiddet Myanmar'ı ikiye bölüyor.

Öfke ve şiddet ikiye bölüyor

Onlar da şiddetle ilgili yorum yaparken son derece dikkatli konuşuyor. Öfke ve şiddet Myanmar'ı ikiye bölüyor. Bu sahil kasabasının en uç noktasında yer alan Budist tapınağı, öğretmenleri bir ağacın gölgesinde oturan ve güneşin aydınlattığı bir ibadet odasından ziyaretçileri selamlayan acemi rahipleriyle, adeta sessizliğin vücut bulmuş hali.

Ancak Nyarna'nın saldırgan mesajı, Budizm'in canlılara zarar vermekten kaçınma felsefesinden çok uzak. Nyarna Müslümanları eleştirip onları birer istilacı, istenmeyen misafir ve "koynumuzdaki yılan" olarak tanımlıyor.

ÖFKENİZİ KONTROL ALTINA ALABİLİRSİNİZ!

Nyarna, "Budist öğretisine göre kimseyi öldürmememiz gerekiyor. Ama tehdit altında olduğumuzda bir aziz gibi davranamayız" diyor. Çatışmaların çoğu Müslüman 167 kişinin ölümüne ve 100 bin kişinin evsiz kalmasına neden olduğu Rakhine Eyaleti, bazı insan hakları gruplarının "etnik temizlik" olarak gördüğü toplu göç başlattı. Bu, Budist rahiplerin Müslümanları, otoriter rejimden demokrasiye yeni yeni geçiş yapmaya başlayan ülkeden kovmaya yönelik bir kampanya başlatmasına neden olan batı Myanmar'daki derin tahammülsüzlüğün bir örneği. Son beş ayda gerçekleşen ölümcül saldırıların ardından Budistler üç kuşaktır yasal oturma izni alamayan Müslümanların (eyaletteki bir milyon Müslüman'ın büyük bir bölümü) kamplara yerleştirilmesi ve onları almaya istekli olan herhangi bir ülkeye gönderilmesi için çağrı yapıyor. 50 yıldır askeri rejim tarafından kontrol altında tutulan Müslümanlar ve Budistler arasındaki düşmanlık, son aylarda tam anlamıyla kontrolden çıkmış durumda. Ülkenin önde gelen liberallerinden Daw Aung San Suu Kyi bile şiddetle ilgili yorum yaparken son derece dikkatli konuşuyor. Başkan Obama Kasım'da ülkeye yaptığı ziyarette bu konuya öncelik verdi ve Endonezya ve Suudi Arabistan gibi Müslüman ülkeler endişelerini dile getirdi. Rakhine Eyaleti'ndeki evlerini terk eden Müslümanlar şu anda gecekondu mahallesine benzeyen kamp yerlerinde yaşıyor. Müslüman milletvekili UShwe Maung, "Bu konu acilen çözüme kavuşturulmalı. Yiyecek ve barınak yoksa insanlar ölür" diyor. Eyaletteki Budist çoğunluğun liderleri, git gide büyüyen Müslüman nüfusun ve hayvanların kurban edilmesi gibi İslam geleneklerinin tehdidi altında hissettiklerini söylüyor. Rakhine Milli Kalkınma Partisi'nin Genel Sekreteri U Oo Hla Saw, "Müslümanlaşmaktan çok korkuyoruz. Burası bizim anavatanımız . Atalarımızın toprakları" diyor. Haziran ve Ekim'deki şiddet olaylarında köylüler ellerine aldıkları kılıç, sopa ve türlü silahla saldırıya geçti. Müslümanların çoğunlukta oldukları bölgelerde Budist manastırlar yakı ldı. Budistlerin çoğunlukta olduğu bölgelerdeyse camiler yerle bir edildi. Kargaşanın ateşini fitilleyen, Budist bir genç kızın tecavüz edilerek öldürülmesiydi. Olaydan Müslümanlar sorumlu tutuldu. İngiliz kolonisinin eski kalelerinden Sittwe'nin merkezinde, bir zamanlar büyük gruplar halinde bilek gücüne dayalı işlerde çalışan Müslümanlardan eser yok. Çatışmalardan önce öğretmenlik yapan Aye Tun Sein, "Geri dönmeye korkuyorum" diyor. Müslümanların çoğu, kendilerini "Rohinya" olarak tanımlıyor. Bu etnik grup, eski adı Burma olan Myanmar'da resmi olarak tanınmıyor. Küçük Müslüman toplulukları Mynamar'ın dört bir yanındaki Budist çoğunlukla bir arada yaşıyor. Ancak kısmen sayılarının fazla olması nedeniyle (Birleşmiş Milletlere göre en az 800 bin, ülke nüfusu ise 55 milyon) en büyük düşmanlık Rohingyalara besleniyor. Şiddet olayları sırasında evini kaybeden 51 yaşındaki Budist Sittwe sakini Daw Htwe May, "Yan yana yaşıyorduk ama birbirimizle hiç konuşmuyorduk" diyor. Başkan Thein Sein Temmuz'da ülkeyi ziyaret eden bir Birleşmiş Milletler heyetine yalnızca en az üç kuşaktır ülkede olan Müslümanlara vatandaşlık verileceğini söyledi. Geri kalanının "ülke barışına bir tehdit" oluşturduğunu ve kamplara yerleştirilerek ülkeden gönderileceklerini belirtti. Birleşmiş Milletler bu öneriyi reddetti. Diplomatlar Thein Sein'ın bu konuda geri adım attığını ve şu anda yerlerinden edilen Müslüman grupların yeniden yerleştirilmesinden bahsettiğini söylüyor. Sittwe'de Budistler imtiyaza hazır olmadıklarını söylüyor. Rahip Nyarna, Müslümanların diğer Müslüman ülkelere gönderilmesi gerektiğini söylüyor. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Hayatın deneyleri ve darbeleri bazılarımızı olgunlaştırır, bazılarımızı imha eder. Herkes iki yoldan birini seçmek zorundadır. Ya olgunlaşacağız ya da
  • Günümüz şartlarında aldatmanın tanımı biraz karıştı. Facebook, internet, sosyal ortamlar ve iş ortamları...
  • Güneşli hava mutlu ediyor. Değişen hava koşulları psikolojimizi etkiliyor. Termometre değerleri psikolojimizi nasıl etkiliyor?
  • Sorumluluk sahibi herkes eko anksiyete yaşayabilir… İşte eko anksiyete belirtileri…
  • Uzman Klinik Psikolog Yıldız Burkovik, çiftlere yapılan bebek ile ilgili baskıların olumsuz yanıtla sonuçlandığını söylüyor.
  • Bu ilişki bitti! Her ne sebeple olursa olsun eski sevgiliniz sizinle romantik bir ilişkiye devam etmek istemiyor. Bunu anlayıp kabul ettikten sonra iy
  • Randevu Al