Nanoteknoloji konusunda bilmediklerimiz

İşte nanoteknoloji hakkında bilmedikleriniz. Mutlaka okuyun.

Nanoteknoloji konusunda bilmediklerimiz
İşte nanoteknoloji hakkında bilmedikleriniz. Mutlaka okuyun. nanoteknoloji• Metrenin milyarda birine eşit olan nanometrenin genişliği yaklaşık olarak bir DNA şeridinin genişliği kadardır. Genelde 100 nanometre ve daha küçük işlevsel sistemleri tasarlayan, oluşturan, ya da kullanan kişilere nanoteknoloji uzmanı adı verilir. •Bu tanımlamaya göre, insanlar yüzyıllar boyunca nanoteknoloji ile uğraşıyorlar. Söz gelimi, ortaçağ dönemi cam resimlerindeki renkler camın ısıtılıp soğutulmasından oluşan nano-kristallerden kaynaklanırlar. • Boyut önemlidir: malzemeler nano ölçekte olağanüstü özellikler edinirler. Bir malzemenin nano ölçekteki rengi, saydamlığı ve donma noktası ile aynı malzemenin büyük parçalar halindeki rengi, saydamlığı ve donma noktası arasında genellikle çarpıcı farklılıklar vardır. •Nano ölçekteki metal oksit, karbon lif, ya da metal alaşımlar zehirli atıkların toksinlerden arınmasını sağlayabilirler. Bunlar son derece kolay çözünebilme ve kolayca kimyasal tepkimeye girebilme özellikleri sayesinde kirliliğe yol açan maddelerin yok edilmesinde etkili olurlar. • Günümüzde birçok yerde uygulanmakta olan bu yaklaşımdan çoğunlukla çözücüler, metaller ve petrol ile kirletilmiş yeraltı sularının arıtılması amacıyla yararlanılmaktadır. • Daha parlak renkler! Daha zengin tatlar! Daha az bozulma! Şirketler işte bu nedenlerden ötürü nano parçacıkları, aralarında kozmetik ürünlerin, güneşten koruyucu ürünlerin ve yiyeceklerin de olduğu yüzlerce ürüne serpiştirip duruyorlar. • Ekonomi uzmanları nano malzemelerden yararlanılarak üretilen ürünler pazarının dünya çapındaki boyutunun 2013 yılına gelindiğinde 1.6 trilyon dolara ulaşabileceğini öne sürüyorlar. •Araştırmalar nano parçacıkların kana karışabileceklerini, hücrelere sızarak kan-beyin engelini aşabileceklerini ortaya koyuyor. Bilimsel çalışmalar akciğerdeki hasarın söz konusu parçacıklarla ilintili olduğunu gözler önüne seriyor. Beyin de bu parçacıklardan etkileniyor olabilir. •Parçacıklar eğer insanları öldürmüyorsa, onları koruyor olabilirler. San Diego Kaliforniya Üniversitesi araştırmacıları bedenin içinde parlayan, urların ve hasarlı organların daha kolay saptanmalarına olanak tanıyan fluorışımalı bir nano parçacık tasarladılar. •Yale Üniversitesi araştırmacıları bağışıklık sistemindeki öldürücü T-hücrelerini devinime geçiren ve sitokin adı verilen proteinler içeren plastik nano küreler oluşturdular. Bu nano kürelerin bedene iğne ile aktarılması hastalık ve enfeksiyonlarla savaşmamıza yardımcı olabilir. • Güney Kaliforniya Üniversitesi laboratuvarlarından birinde yapay sinir hücrelerinin oluşturulması amacıyla nano tüplerden yararlanıldı. •Söz konusu çalışmayı yürüten ekip oluşturulan bu sinir hücrelerinin işlevsel ağlara dönüştürülmesine ve böylelikle insanların yardımcı beyin implantlarına bir adım daha yaklaşmalarına çabalıyor. •IBM mühendisi Don Eigler, 1989 yılında, atomsal güç mikroskobu sayesinde tek bir atomu hareket ettirip denetleyebilen ilk kişi oldu. • Eigler ve arkadaşları “IBM” harflerini yazabilmek için 35 zenon atomundan yararlandılar. Böylece, dünyanın en küçük reklam kampanyasını oluşturmuş oldular. •Bu çığır açıcı uygulama elektronların dönüşüyle verileri depolayan ve yönlendiren güçlü kuvantum bilgisayarlarının geliştirilmesine olanak tanıyabilir. •Stanford Üniversitesi araştırmacıları bakır bir levha üzerinde elektron dalgaları tarafından oluşturulan girişim örüntüleri içine yazı yazmak amacıyla tarayıcı tünel mikroskopisi ve hologramlardan yararlandılar. Bu harflerin büyüklüğü Eigler’in “IBM” yazısındaki harflerin üçte birinden de küçüktü. •ABD’li devlet araştırmacıları manyetik verileri eşsiz bir benzerlikle depolayabilen krom nano nokta dizileri oluşturdular. Bu dizileri oluşturmanın bir amacı silikon yongaların üzerine daha karmaşık entegre devrelerin çizilmesiydi. • Georgia Tech araştırmacıları nano tellerden basınçsal elektrikli üreteçler oluşturup bunları minik hamster ceketlerine iliştirdiler. Hamsterler koştuklarında üreteçler elektrik üretmekteydi. •Ceketin tasarımcılarından biri olan Zhong Lin Wang insanlar için yürüdükçe cep telefonlarını şarj eden bir gömlek, ya da bireyin kendi kalp atışlarıyla çalışan ve bedenin içine yerleştirilen bir tansiyon ölçüm aygıtı tasarlamayı düşünüyor. BİLİM TEKNOLOJİ