Mesulam Sendromu Nedir?

Mesulam Sendromu Nedir? Mesulam Sendromu, 65 yaş öncesinde başlayabiliyor.

Mesulam Sendromu Nedir?
Paylaş:

Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen 2. Multidisipliner Nörodejenerasyon Kongresi, nöroloji, psikiyatri, farmakoloji, fizyoloji, anatomi, moleküler biyoloji ve genetik, biyoinformatik, biyomühendislik alanlarında araştırmacıların katılımıyla başladı.

Kongrenin açılış konferansı konuşmalarını Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı, NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ moderatörlüğünde Northwestern Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marek-Marsel Mesulam ve Chicago İllinois Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Scott T. Brady gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ: “Primer Progresif Afazi, Mesulam Sendromu olarak biliniyor”

Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı, NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, bugünkü konuşmaya konu olan Primer Progresif Afazi (PPA) sendromunun tıp tarihinde benzerleri olsa bile 1980’lerin başında tamamen farklı kriterlerle tanımlandığını söyledi. Tanrıdağ, Primer Progresif Afazi sendromunun bundan dolayı tanımlayanın ismiyle anıldığını, tıp tarihindeki diğer örnekleri gibi Mesulam Sendromu diye bilindiğini kaydetti.

Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ: “Beynin sol yarısının nörodejenerayonuyla başlıyor”

PPA’nın özel bir beyin hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Beyinde özellikle dil işlevleri yönünden baskın olan sol yarının nörodejenerasyonuyla, daha sonra genetik faktörler ve bazı moleküler biyolojik faktörler ortaya kondu. Başlayan ve seyreden özel bir beyin hastalığı sendromu. Kendi içinde dil etkilenmesinim farklılıkları temelinde agramatik, logopenikl ve semantik alt tipleri var. Broca’nın çok iyi bilinen 1861’deki otopsisinden sonraki 159 yıllık beyin afazi literatüründe Mesulam Sendromu’nu andıran en erken bildirim 1893’te Serieux P. Sur tarafından 47 yaşında kadın bir hasta nedeniyle bildirilern vaka raporudur. Onun dışında bunun benzerlerini ve tekrarlarını literatürde görmemekteyiz” dedi.

Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ: “65 yaş öncesinde ortaya çıkabiliyor”

PPA sendromunun modern literatürde ilk olarak 1982’de Prof. Mesulam tarafından beyin biyopsi bulguları ile bildirildiğini kaydeden Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Genellikle bazı sonu demansla biten sendromlar gibi yaşlılık döneminde değil, 65 yaş öncesinde başlar. İlk bir iki yıl diğer nörolojik ve demansiyel belirtilerin silikliğinde dil bozukluğu belirtileri ile seyrettikten sonra bu dil bozuklukları da başta tutuk konuşma ve kelime bulma zorluğu şeklinde olabilir. Ve hastalara bağlı değişmek üzere 2-10 yıllık süreler içerisinde yavaş bir seyirle genel bir demans sendromuna evrilir. Cinsiyetler arası farklı sıklıklarla rapor edilmemiştir, benzer sıklıkla görülür. Beyin incelemelerinde asimetrik soldaki etkilenme sağdaki etkilenmeden daha büyük olmak üzere perisilviyan kortikal atrofi, hipoperfüzyon, hipometabolizma vardır. PPA, aralarında Alzheimer hastalığı ve frontotemporal lobar dejenerasyonun da bulunduğu bir hastalık grubunun genetik ve patolojik özelliklerini bazı bakımlardan paylaşabilir” dedi.

Prof. Dr. Marek-Marsel Mesulam: “PPA sendromunda görülen depresyon tedavi edilmelidir”

Northwestern Üniversitesi Mesulam Bilişsel Nöroloji ve Alzheimer Hastalığı Merkezi Direktörü, Prof. Dr. Marek-Marsel Mesulam, “Primer Progresif Afazi Demans Heterojenisi ve Dil Nöroanatomisi” başlıklı sunumunda PPA sendromunun tedavi şekillerine ilişkin tavsiyelerde bulundu. Prof. Dr. Mesulam, şunları söyledi: “Eğer hasta Alzheimer ise çeşitli inhibitörler kullanılabilir. Eğer hasta Alzheimer değilse FTLD-Tau veya FTLD-TDP olması araştırılmalı. Pet modalitelerine bakarak daha detaylı bir görüntü yakalanmalı. Bu ayrıştırıcı tanıyı yaptıktan sonra, biyomarkörler kullanılarak hastanın uygun klinik denemelere yönlendirilmesi gerekiyor. Depresyon bu hastalarda sıklıkla görülüyor ve tedavi edilmesi gerekiyor. Farmakolojik olmayan tedavi için de konuşma terapisi son derece önemli ve beynin sağ tarafını aktive etmek için de Transkraniyal Manyetik Uyarım önerilmektedir.”

 Chicago İllinois Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anatomi ve Hücre Biyolojisi Prof. Dr. Scott T. Brady ise “Aksonal Nakil, Motor Nöron Hastalığı ve Nöronal Sinyalleşme” başlıklı sunumlarını yaptı. Prof. Dr. Scott T. Brady, nörodejenerasyon konusunda yaptıkları çalışma ve araştırmalara değinerek bu hastalıkların beyindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ÜHA



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: