E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Kişilik Bozuklukları Ne Zaman Ortaya Çıkar?

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezinden Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Habib Erensoy ve Uzm. Psk. Meral Sarıkaya, kişilik bozuklukları hakkında bilinmeyenleri anlattı… Kişilik Bozuklukları ne zaman ortaya çıkar?

Kişilik Bozuklukları Ne Zaman Ortaya Çıkar?

Kişisel bozukluklarda aşırı duygusal dalgalanmalar görülür. OECD tanımına göre; duygusal anlamda durağan olmamak kişilik bozukluğudur. Kişilik bozukluklarında genetik önemli bir faktördür. Örneğin; tek yumurtalı ikizlerde yapılan araştırmalarda iki ayrı ortamda yetişseler bile, kişilik psikolojik rahatsızlık birinde varsa diğerinde de olması yüksek bir ihtimaldir. Genetik etkileşim vardır.

Bu kişilerde her alt kişilik yapılanmasına bağlı olarak ilişkilerdeki yansımaları birbirinden farklı olur

 Kişilik bozukluğu diyebilmemiz için bu kişilerin biliş düzeylerinde birtakım farklılıklar olması, sıkıntılar olması, duygu durum düzenlemeleri ile ilgili sıkıntıları olması, kişiler arası ilişkilerde sorunlar olması veya dürtü kontrolü ile ilgili sıkıntılar olması gerekir. Bu dört alandan en azından ikisinde bir problem varsa genel olarak bir kişilik bozukluğu tanımı yapılabilir. Her kişilik bozukluğunun kendine göre de tanı kriterleri vardır.

Kişiler arası uyum sağlamak o kişilerin her istediğini yapması demek değildir. Genel olarak bir uyum içerisinde olması, kendini ifade edebilmesi, karşı tarafın ne dediğini anlayabilmesi ve onunla ilgili yapılması gerekenlerin yapılmasını kapsar. Ya da uygun olmayan şeylerin neden yapılmadığını karşı tarafa anlatabilmektir. Grup içerisinde çalışabilmesidir.  Bir sorun varsa ailede iş yerinde dile getirebilmesi uyum sağlar. Hepimizin sınırları var ve bu sınırları toplumsal ilişkiler içerisinde hayata geçirmek durumundayız yoksa bu bir şekilde kaygıyla anksiyeteyle ya da bir takım patolojik şeylerle psikiyatrik anlamda ortaya çıkıyor. Bağımlı kişilik yapılarında genellikle karşı tarafın istediği her şeyi yapma, ilişkiden ayrılamama gibi özellikler görebiliyoruz. Kişi hep karşısındaki kişiyi onaylamak zorunda olduğunu düşünür. Dolayısıyla da kendi fikirleriyle kendi ihtiyaçlarıyla ilgili hiçbir şeyi ortaya koyamamaya başlar.

KİŞİLİK BOZUKLUĞU OLAN KİŞİLERDEKİ BELİRTİLER

Kişilik bozukluğu olan kişilerde olayları algılama biçimleri daha farklı olabiliyor. Bu kişilerde zekâ problemi yoktur. Hatta bazen dürtüsellikleri daha iyi kontrol edilerek yaratıcı tarafları da ortaya çıkartılabiliyor. Her kişilik bozukluğu olan kişi ilişki kuramaz veya ilişkileri her zaman sorunludur diye bir şey söz konusu değildir. Normalin üzerinde de zekâları olabiliyor. Olaylara bakışlarda farklılıklar olabiliyor. Olaylar olurken durumların fakındadırlar. Psikozdan veya şizofreniden farkı budur. Sadece farklı bir algılama, yorumlama vardır. Kişilik bozukluklarında tepkiler abartılı ya da az reaksiyon verme şeklinde oluyor

Kişilik bozuklukları kümelere ayrılır;

A kümesi; Şizotipal Kişilik Bozukluğu, Şizoid Kişilik Bozukluğu ve Paranoid Kişilik Bozukluğu

B kümesi; Borderline Kişilik Bozukluğu, Narsistik Kişilik Bozukluğu ve Antisosyal ve Histrionik Kişilik Bozukluğu

C kümesi; Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu, Bağımlı ve Çekingen Kişilik Bozukluğu.

Kişilik bozukluklarındaki savunma mekanizmaları da birbirinden biraz farklı olabilir ama Borderline kişilik bozukluklarında çok fazla karşılaştığımız; yüceltme ve değersizleştirme mekanizmalarıdır. Çok yüceltme bir yanıyla da değersizleştirmeyi getirir. Kişilik bozukluğu olan kişiler günlük aktivitelerindeki ilişkilerinde de bunu çok yaparlar. Dolayısıyla ilişkilerinin dengesi inişli çıkışlı gitmeye başlar

Danışanlar geldikleri zaman genel bir psikiyatrik değerlendirme yapılır. Ruhsal durum muayenesi yapılır, bu sayede kümeye ayrılır. Kişinin işlevselliği nedir? Tolumdaki yeri nedir vs. bir bütün olarak değerlendiriliyor tedavi de buna göre yapılıyor.

Hayatlarında bir sorunla karşılaştıkları zaman (aile ile ilgili bir sıkıntıda, aşk hayatında ya da parasal anlamda oluşan sıkıtılar vs.) başvuruyorlar. Kişilik bozuklukları psikiyatrik tedaviler zorlaştıran bir tarafı da vardır. İlaç tedavisinin yanı sıra psikoterapi çok önemlidir. Kontrol mekanizmalarını arttırmaya yönelik, kişiyi anlamaya yönelik çalışmalar.

Terapistlerin intihar düşüncesi saptandığında düşünce dahilinde bile olsa hassasiyetle üzerinde durması gerekiyor.

 İntihar düşüncesi her zaman psikiyatrik acil müdahale edilmesi gereken bir durumdur. Düşüncenin ciddiyetini ilk önce değerlendirilir. Bazen sadece kaygı ile ilgilidir kaygısını azaltmaya yönelik çalışmalar. Kişi bunu kontrol edemeyeceğini düşünerek bazen ailenin veya devletin onayını alarak hastaneye yatırılır. Kendine veya başkalarına zarar verileceği düşünülürse. Genel psikiyatrik kurallar devreye girer. Genelde iyi bir ilişki terapi sürecinde kontrol altına alınabiliyor.

Bir acı bir depresyon depresyona sokar ama Kişilik bozukluğu yapmaz

Terapilerde alınmamak kırılmamak gerekiyor. Kendi kişilik yapılarımıza da ters gelen durumlar olabilir. Terapiler zor ve uzun. Hayata tutunmasını kolaylaştırmak. Değişmez ama törpülenir. Kişi işlevselliği toparlanır törpülendiği zaman kendisin daha iyi hisseder ve eski sıkıntılarını daha az yaşar.



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: