Kayıp çocuklar ve savaş

Awerial, Güney Sudan - Jacob Atem henüz küçük bir çocukken ailesi, Sudan'dan bağımsızlık için verilen uzun mücadele sırasına öldürülmüştü.

Kayıp çocuklar ve savaş

Awerial, Güney Sudan - Jacob Atem henüz küçük bir çocukken ailesi, Sudan'dan bağımsızlık için verilen uzun mücadele sırasına öldürülmüştü.

kayipcocuklarBöylece o, Afrika'nın bu bölgesindeki yüzlerce kilometrelik bir alanda sahipsiz dolaşan ve Kayıp Çocuklar olarak bilinen yetim çocukların kalabalık topluluğuna katılmıştı. ABD'ye yerleştirilen ve orada eğitim gören Atem iki yıl önce, bağımsızl ığını yeni kazanan Güney Sudan'a döndü. Doğduğu köyde bir klinik açacaktı. Fakat genç ülkenin vaat ettiği umutlar yerini son haftalarda alevlenen yeni bir anlaşmazlığa bıraktı ve bugün 28 yaşında olan Atem bir kez daha ölümcül çatışmaların ortasında kaldı . Asi lerden saklandığı çalılıklarda kendisini ve civardakileri kurtarmak için gönderilen Amerikan uçağı yaylım ateşine tutulunca, çareyi Birleşmiş Milletler binasına sığınmakta buldu. Michigan State Üniversitesi'nden mezun olan Atem, insani yardım amaçlı bir uçağa nihayet binip ırmağın karşı tarafındaki Bor'da süren şiddetli çatışmalardan kaçtıktan sonra, "Şanslıydım" diyor. Güney Sudanlı Kayıp Çocuklar'ın bu gencecik ülkeye dönüşü, yeni bir başlangıç için beslenen umudun kusursuz bir simgesi olabilirdi. Onların birçoğu aslında Amerikan vatandaşı ve buraya, bağımsızlık uğruna onlarca yıl savaş veren ülkenin Sudan'dan ayrılması için yapılan 2011'deki referandumda oy kullanmaya gelmişlerdi. Kimileri de doğdukları Güney Sudan'ın şimdiki çocuklarına daha iyi bir ülke bırakmak için döndü. Anavatanlarındaki şiddetten daha önce kaçmış olan, ama sıla özlemiyle yine geri gelen bu Kayıp Çocuklar şimdi yeni ülkelerini parçalama tehdidiyle karşı karşıya bırakan buhranı atlatmaya çalışıyor. Atem birçok yoldaşının Güney Sudan'daki tehlike ve istikrarsızlığın içinde mahsur kaldığını belirtiyor. Onlardan bazılarının artık hayatta olmadığı biliniyor. 32 yaşındaki Andrew Bith Abui bir devlet yüksek okulundan üstün dereceyle yeni mezun olmuştu ve Nebraska'da yaşıyordu. Arkadaşları ve akrabaları onun bir Amerikan vatandaşı olduğunu ve polis memuru olmayı düşündüğünü söylüyorlar. Eski bir öğretmeni, onu bir "entelektüel" olarak tanımlıyor ve yeni Güney Sudan'ın kuruluşuna katılmak için sabırsızlandığını anlatıyor. Unity eyaletinin Pariang vilayetindeki memleketine yeni dönmüştü Abui; orada aile fertlerini görecek ve evlilik hazırlıkları yapacaktı. Çatışmalar geçen ay başladıktan sonra 32 yaşındaki Simon Nygok Deng, başkent Cuba'da Abui'yi bekliyor ve o gelmeden oradan ayrılmayı reddediyordu. Derken uydu telefonundan bir çağrı geldi. Pariang'dan yerel bir yetkili Abui'nin öldürüldüğünü haber veriyordu. Deng, "Polisi ezmiş geçmiş ve köyüne saldırmışlar. Sırf başka bir kabileye aitler diye herkesi öldürmüşler" diyor. Güney Sudan'da 15 Aralık'ta başlayan çatışmalarda binden fazla insan öldüi ve yaklaşık 200 bin kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı. Genç ülke bir iç savaşın eşiğinde. Cumhurbaşkanı Salva Kiir'le eski yardımcısı Riek Machar arasındaki bir anlaşmazlık kontrolden çıkarak, iki liderin ait olduğu etnik gruplar arasındaki (Dinkalar ve Nuerler) şiddet olaylarına dönüştü. 33 yaşındaki Philip Madol 13 yıldır Michigan'ın Grand Rapids kentinde yaşıyordu. Fakat altı ay önce annesinin hasta olduğunu öğrenince Güney Sudan'a dönmeye karar verdi. Sonra Bor yakınındaki köyleri hükümet aleyhtarı güçlerin saldırısına uğradı ve oradan güç bela kaçabildiler. Annesi bacağından vuruldu. Beyaz Nil'i aşan on binlere onlar da katıldı. Madol, "Kimse böyle bir şeyin olacağını tahmin etmiyordu." diyor. Şimdi o, ABD'ye dönmek için "tekrar bir fırsat bulmayı" umuyor. 34 yaşındaki Abraham Awolich, Vermont Üniversitesi'nden ve Syracuse Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü'nden mezun oldu. Awerial'da bir sağlık ocağıyla anneler v e küçük çocuklar için bir tesis işleten Sudan Kalkınma Vakfı'nın kurucularından biri. Çatışmalar başladıktan sonra ülkeden kaçmayı başardı ve Uganda'da karısı ve bebek yaşındaki kızıyla buluştu. Fakat tehlikeyi bildiği halde Cuba'ya döndü. Orada, evlerinden kaçan insanlar için kliniğine tıbbi malzeme ve benzeri ihtiyaçları alabilmeyi umuyor. "Benim yaşadığım ve benim kuşağımdan öbür çocukların yaşadığı şeyleri bu çocukların da yaşamasını istemiyorum. ABD'ye gidip orada eğitim alabildiğimiz için şanslıyız elbette" diyor Awolich, fakat şunu da eklemeyi ihmal etmiyor. "Bağımsızlığı kazanınca geri dönmek ve ülkenin imarı için, kalkınması için yardım etmek boynumuzun borcuydu". Yaşadıkları onca şeyin bir sonucu olarak, Kayıp Çocuklar'ın tehlike ve sıkıntılar karşısındaki direnci dünyanın birçok yerindeki insanlardan çok daha fazla. Sudan'la olan savaş sırasında yersiz yurtsuz kalan bu çocuklar Etiyopya'ya ulaşmayı başarmış, aç kalmış, açıkta kalmış, askerlerin ve vahşi hayvanların saldırısına uğramışlardı. Çocukların birçoğu hayatını kaybetti. Hayatta kalanlar da sonunda Kenya'daki kamplara varabildiler. Oradaki yardım kuruluşu çalışanları, Peter Pan'ın Düşler Ülkesi'ndeki yoldaşlarından ilhamla, onlara Kayıp Çocuklar adını verdi. O zamanlar küçük bir çocuk olan Atem, ablasından ayrı düşmüş ve 1991'de, Bor'daki dehşet verici katliam sırasında eski cumhurbaşkanı yardımcısı Machar'a bağl birl iklerce yakalanmış. Şu anki çatışmalarda da benzer bir olayın, daha küçük bir ölçekte olsa bile, tekrar yaşanmasından korkuluyor. Atem'le diğer Kayıp Çocuklar, Güney Sudan'da kalanlar için çok endişe ettiklerini söylüyorlar. Onlardan biri olan Simon Arop, Abui'nin yakın arkadaşı olduğunu ve Unity eyaletinde en az sekiz ABD vatandaşının daha mahsur kaldığını dile getiriyor. Atem'in sözleriyle, "Birçok yerde çaresiz durumda birçok insan var. Yardım etmek için buraya döndükten sonra bunları görmek çok üzücü. Yüreğimiz parçalanıyor." THE NEW YORK TIMES