Kariyer kadını kapalı ameliyat istiyor

İş hayatında zamanı etkin kullanmak çalışanlar için çok önemli. Özellikle kariyer hedefli çalışan kadınlar, işlere yetişememek kaygısıyla sağlık sorunlarının bile kısa sürede çözümlenmesi gerektiğini düşünüyorlar.

Kariyer kadını kapalı ameliyat istiyor

İş hayatında zamanı etkin kullanmak çalışanlar için çok önemli. Özellikle kariyer hedefli çalışan kadınlar, işlere yetişememek kaygısıyla sağlık sorunlarının bile kısa sürede çözümlenmesi gerektiğini düşünüyorlar. ameliyatAcıbadem Atakent Hastanesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Fatih Şendağ, laparoskopi ve robotik cerrahiyle yapılan ameliyatların kadınları daha kısa sürede işe döndürdüğü için özellikle talep edildiğini belirtiyor. Nüfusun önemli bir kısmını oluşturan çalışan ve genç kesimin uzun süre hastanede yatmak fikrine soğuk baktıklarını söyleyen Prof. Dr. Fatih Şendağ, “Açık ameliyat daha uzun süre hastanede kalmayı gerektirdiği için iş çevresinde hastalığının duyulma riski olduğunu düşünüyorlar… Oysa kadınların başkalarıyla paylaşmak istemedikleri özel durumları var: Rahimdeki miyom, yumurtalık kistleri, idrar torbasındaki sarkma, rahim sarkması, rahmin alınması gibi ameliyatların kapalı yöntemle yapılması sayesinde, kısa sürede iyileşip işlerine dönebiliyorlar” diyor.

AMELİYAT SONRAKİ SÜRECİ DE ÖNEMSİYORLAR

Sağlık sektöründe iki tip hastayla karşı karşıya kaldıklarını anlatan Prof. Dr. Fatih Şendağ, birinci tip hastanın tıptaki son gelişmeleri araştırıp sorular sorduğunu, ikinci tip hastanın ise bu gelişmelerden hekim sayesinde haberdar olduğunu anlatıyor. Bazı hastaların kapalı yöntemle ve robotik cerrahiyle yapılabilen ameliyatlar hakkında bilgi sahibi olmadıklarını ifade eden Prof. Dr. Fatih Şendağ, şu bilgileri veriyor: “Hastalarımız bekar da olsalar evli de olsalar sosyal yaşamlarına, işlerine en kısa sürede geri dönmek istiyorlar. Çoğunlukla da rapor almaya bile gerek kalmadan, sadece haftalık veya yıllık izinlerinden kısa bir süre kullanıp kullanamayacaklarını soruyorlar. Evli ve anne olanlar, hem işe kısa sürede dönmenin baskısını yaşıyor hem de evde çocuklarıyla yeterince ilgilenemeyecekleri için kaygılanıyor. Bazı kadınlar ameliyat olup uzun süre istirahat etmek zorunda kalırlarsa işlerini kaybetme korkusunu yaşıyorlar. Klinik tecrübemizde hepsi de karşımıza çıkan olgular. Ancak hastalarımızın kapalı yöntemi ya da robotik cerrahiyi tercih etmeleri yeterli değil. Hangi yöntemin hangi hastaya uygun olacağına en doğru şekilde karar vermek gerekiyor. Bazen öyle hastalar geliyor ki, kapalı yöntemle, robotik cerrahiyle ameliyat edilmek yerine, açık cerrahiyle ameliyat edilmesi daha doğru. Burada en doğru kararı yine hekim vermiş oluyor.”

ROBOTİK CERRAHİDE 540 DERECE MANEVRA YAPILABİLİYOR

Son yıllarda kadın hastalıkları alanında laparoskopik cerrahinin yanı sıra robotik cerrahi de gündeme geldi. Robotik cerrahiyle robotun 540 derecelik manevra yapma kabiliyeti bulunduğunu, insan elinin yapamayacağı birçok hareketin de yapılabildiğini belirten Prof. Dr. Fatih Şendağ, özellikle de yağ dokusu fazla şişman ve morbid obez olarak isimlendirilen aşırı şişman hastalarda, ameliyatın başarıyla gerçekleştirilebildiğini söylüyor. Morbid obez hastaların ameliyatını birçok cerrahın yapmaya çekindiğini, bu hastaların açık cerrahiyle ameliyatlarında birçok riskler bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Fatih Şendağ, “Burada en önemli sorun yağ dokusu. Yaklaşık 30 cm yağ dokusu bulunan, 160 kiloluk morbid obez bir hastayı, klasik cerrahiyle ameliyat etmek, birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Hastanın yaralarının iyileşmesi gecikiyor, dikişler atabiliyor, enfeksiyon olabiliyor. Ama hastanın sağlık koşulları uygunsa, robotik cerrahiyle ameliyat daha konforlu olabiliyor” diyor. İnsan elinin zorlanarak yapacağı hareketleri robotun manevra kabiliyeti sayesinde obezlerde ameliyatların daha konforlu hale geldiğini anlatan Prof. Dr. Fatih Şendağ, yağ kitlesi fazla olan hastalarda laparoskopi ya da robotik cerrahide özel bazı aletler yardımıyla cerrahi alanda uygulama yapıldığını, ameliyattan sonraki yan etkilerin klasik cerrahiye göre çok daha az olduğunu söylüyor. A.A
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Hürriyet Aile köşesinde bu hafta “ Mutluluk" konusuna ilişkin bir yazı ele a
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kim Psikoloji Psikolojik Danışmanlık Merkezi “Kim ile Online Psikoloji Günle
  • Ccimriliğin başlı başına bir hastalık olarak tanımlanamayacağını belirten Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, ancak cimri olmanın ve bu dur
  • Yaşam tarzı tıbbı yani Lifestyle Medicine; araştırma, önleme ve tedavi etme ile yakından alakalı olan bir tıp dalıdır. Yaşam tarzı tıbbı; pek çok yaşa
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kahramanmaraş Milli Eğitim Bakanlığı Dulkadiroğlu Rehberlik ve Araştırma Mer
  • Panik atak, hiçbir neden yokken ortaya çıkan ve insanların yaşam kalitesini düşüren bir ruhsal hastalık olarak tanımlanıyor.
  • Randevu Al