Kapitalizm masaya yatırıldı

Küresel ekonomik kriz, iktisat tarihine ilgiyi artırıyor. Kapitalizm masaya yatırıldı.

Kapitalizm masaya yatırıldı

Küresel ekonomik kriz, iktisat tarihine ilgiyi artırıyor. Kapitalizm masaya yatırıldı.

kapitalizmTarihçiler dikkatlerini onlarca yıldır kadınlara, azınlıklara ve kaderlerini sahiplenmeye çalışan başka dışlanmış kesimlere vermişlerdi. Sonra yeni bir nesil geldi ve ilginç bir şekilde, hepsinden daha çok dışlanma tehlikesi geçiren başka bir kesime yöneldiler, yani ekonomiye yön veren patron, bankacı ve borsacılara. Aslında mali krizden önce bile "kapitalizm tarihi" dersleri üniversitelerde yaygınlaşmaya başlamıştı. Derken 2008 olayları ve yarattığı uzun süreli etkiler ekonominin önemini uzmanlara bir kez daha hatırlattı. Uzmanlara göre bugün Amerikan siyasetindeki en önemli konulardan biri, demokrasiyle kapitalist ekonomi arasındaki ilişki. New Jersey'deki Princeton Üniversitesi'nde yardımcı doçenti olan ve "Servetin Hilkat Garibeleri: Amerika'da Kapitalist Dünyanın ve Riskin Doğuşu" kitabının yazarı Jonathan Levy'nin de dediği gibi, "Kapitalizmi anlamak için önce kapitalistleri anlamak gerekir". Yeni çal ışmalar ekonomik analizle sosyal ve kültürel tarihin birikimlerini; düzenin sürmesini sağlayan ofis çal ışanlarının (ve tüketicilerin) bakış açısını patronlarınkiyle birleştiriyor. New York' taki Cornel l Üniversitesi'nde iş ekonomisi, hukuk ve tarih yardımcı doçenti olan "Borçlu Ülke: Amerika'nın Zararlar Tarihi" kitabının yazarı Louis Hyman, "Ben buna dipten başlayıp tepeye kadar çıkan 'alttan tarih' diyorum" diyor. Yeni disiplin, kendini "cohort" (takım, müfreze) olarak tanıtan bir grubun eseri. Gevşek bir yapısı olan bu grup Soğuk Savaş'ın sona erip ideolojik baskıların azalmasından sonra yetişen; eski emek tarihçilerini heyecanlandıran sorulardan ('Sosyalizm Amerika'da niçin tutmadı?' gibi) ilham alan, fakat onlara gebe olmayan bir bilim insanları topluluğu. Harvard Üniversitesi'nden tarihçi Sven Beckert 1996'da Amerikan Kapitalizminin Tarihi adıyla bir lisans ders açmayı önerdiğinde meslektaşları ona şüpheyle yaklaşmışlardı. Beckert, "Kimsenin ilgilenmeyeceğini düşündüler" diyor. Fakat ders daha o yıl yüze yakın öğrenci çekmekle kalmadı, sonrasında üniversitedeki en kalabalık derslerden biri haline geldi ve 2008'de Kapitalizm Araştırmaları adıyla başlı başına bir bölüm oldu. Aynı inisiyatif başka kampüslere de sıçradı; artık ABD'nin dört bir yanında bu alanla ilgili dersler ve bölümler açılıyor. Hyman bu yaz kapitalizmin tarihi üstüne bir çalışma kampı düzenlemeyi planlıyor. Amaç, tarihçileri işletmelerin arşivlerinde bulunan mali veriler ve belgelerle tanıştırmak. Uzmanlar, kapitalizmi anlamak için ırk ve cinsiyet konularını da gözden kaçırmamak gerektiğinde ısrar ediyor ve Bethany Moreton'un çeşitli ödüller kazanan "Tanrı'ya ve Wal-Mart'a Hizmet: Serbest Hıristiyan Girişimlerinin Kuruluşu" adlı kitabını (Harvard, 2009) örnek gösteriyorlar. Moreton kitabında, kadın ağırlıklı bir işgücünü seferber eden şirketin evanjelik Hıristiyan değerlerinden nasıl yararlandığını inceliyor. Kapitalizm tarihi kölelik üstüne yapılan iktisat odaklı çalışmalardan da yararlandı. Çünkü artık uzmanlar giderek, eski yaklaşımların aksine, Kuzey'deki fabrikalarla Güney'deki büyük çiftliklerin karşıt ekonomik sistemler olmadığını ve birbirinden beslendiklerini düşünüyor. Georgia Üniversitesi tarih yardımcı doçenti ve "Sahtekârlar Ülkesi: Kapitalistler, Düzenbazlar ve ABD'nin Kuruluşu" adlı kitabın yazarı olan Stephen Mihm, "Eskiden bu gibi konular sıkıcı diye geçiştirilirdi. Ama sonra kriz vurdu ve insanlar, 'Aman Allahım, Wall Street son yüz yıldır ne yapıyor?' diye sormaya başladı" diyor. THE NEW YORK TIMES