Kafeinin Etkileri

Kafein dolaylı veya doğrudan mekanizmalarla vücutta pek çok farklı sistemi etkileyerek farklı etkiler ortaya çıkarabilir. Kafeinin etkileri arasında idrar hacminde artış, Mide asit salgısında artış, Kalın bağırsakta hareket artışı, Serbest yağ asitlerinde yükselme, uyanıklık bulunmaktadır.

Kafeinin Etkileri

KAFEİNİN ETKİLERİ

• Orta düzeydeki dozlarda sistolik ve diyastolik kan basıncı artışı
• Baş ve boyun çevresi damarlarda daralma
• İdrar hacminde artış
• Mide asit salgısında artış
• Kalın bağırsakta hareket artışı
• Mesane detrüsor kas sorunu olanlarda detrüsorbasıncında artış ve idrara sıkışma hissinde artış
• Solunumda uyarılma
• Orta ve yüksek dozlarda bronkodilatasyon
• Özellikle hassas bireylerde plazma epinefrin,norepinefrin, renin düzeylerinde yükselme
• Serbest yağ asitlerinde yükselme
• Adrenokortikotropik hormon ve kortizol düzeyinde yükselme
• Sağlıklı deneklerde insülin seviyesinde yükselme
• Tip-2 diyabet hastalarında yemek sonrası insülin ve glikoz yanıtlarında yükselme

Duşuk veya orta duzeyde tek bir doz kafein alımı bireyde kendini daha iyi hissetme, uyanıklık,
sosyalleşmede artış, daha enerjik hissetme, daha girişken hissetme gibi oznel etkiler ortaya cıkarır.

Surekli kafein kullanan kişilerce bu oznel etkiler daha da belirgin hissedilir. Kafeinin olumsuz oznel etkileri genellikle kısa surede alınan 200 mg’dan yuksek kafein alımından sonra gorulur. Endişe, gerginlik, cabuk sinirlenme, olumsuz ruh hali, mide rahatsızlığı, bulantı, uykusuzluk, titreme bu olumsuz oznel etkiler arasında sayılabilir.

Anksiyete bozukluğu olan kişiler kafeinin etkilerine daha duyarlıdırlar ve duyarlı kişilerde yuksek kafein dozları panik ataklarının ortaya cıkmasına neden olabilir. Buna karşın yakın zamanda yayınlanan bir calışma bu bilgiyle kısmen celişen sonuclar ortaya cıkarmıştır. Santos ve arkadaşları 65 panik bozukluğu hastasıyla 66 kişiden oluşan sağlıklı kontrol grubunu karşılaştırdıkları calışmalarında, bir onceki hafta kafein tuketimini bir anket aracılığıyla değerlendirmişlerdir.



400 mg/gun uzerindeki kafein alımını zararlı kullanım olarak belirlemiş ve kafein tuketimi ile ceşitli ozellikler arasındaki ilişkiyi irdelemişlerdir. Bu calışmanın sonuclarına gore panik bozukluğu olan hastaların kontrol grubuna gore daha fazla kafein tukettikleri, hatta panik bozukluğu grubunun %14’unun zararlı kullanım sınırını gectiği, enerji iceceği tuketiminin de panik bozukluğu hastalarında belirgin olarak daha fazla olduğu, panik bozukluğu hastalarının uyku surelerinin kontrol grubundan daha az olduğu, hastaların kafein tuketimi ile panik atakların varlığı, depresyon eş tanısının varlığı veya benzodiazepin grubu ilacların kullanımı arasında ilişki olmadığıdikkat cekmiştir.

Kafeinin Performans Üzerine Etkileri

Genellikle orta duzeyde, yaklaşık 300 mg’a kadar dozlarda, kafeinin kısa sure icinde alınması insanlardatepki verme suresini kısaltır, basit ve karmaşık dikkat gibi bilişsel performans bileşenlerinde yukselme sağlar. Ozellikle uykusuzluk ve zihinsel yorgunluk yaşamakta olan kişilerde performans artışı daha belirgindir. Yakın zamanda yayınlanan bir araştırmanın sonuclarına gore tek doz 200 mg kafein uygulamasının toplam bilgi işleme uzerine ve metin okuma becerisi uzerine olumlu etkileri olduğu saptanmıştır.

Kafeinin Sağlığa Olumlu Etkileri

Bircok araştırma kafeinin veya kahve tuketiminin belirli hastalıklara karşı koruyucu, bazı rahatsızlıklarda tedaviye yardımcı, bazı belirtilere karşı da belirti giderici etkilerinin olabileceğini gostermiştir. Kafein analjeziklerin etkisini arttırıcı ozelliğe sahiptir. Kafein, anestezi sonrası baş ağrısının onlenmesi veya tedavi edilmesinde kullanılabilir. Solunum uyarıcı olarak
yenidoğanlarda ve bebeklerde apnenin tedavisinde de kullanılmaktadır. Yakın zamanda yayınlanan bir calışmada obsesif kompulsif bozukluk hastalarının tedavilerine kafein eklendiğinde, belirti olceklerinde sadece var olan tedavinin sağladığı duzeye gore bir miktar daha duşuş olduğu saptanmıştır.

Her ne kadar şizofreni hastalığında uyarıcı etkili ilacların psikotik tabloyu kotuleştirebileceğine dair pek cok kanıt ve klinik deneyim olsa da bazı araştırmalar kafeinin bazı etkilerinden şizofreni hastalarında yararlanılabileceğini iddia etmektedirler. Ozellikle antipsikotiklere bağlı sedasyonun azaltılmasında ve bazı bilişsel ve negatif belirtilerin azaltılmasında kafeinden yararlanmak mumkun olabilir. Kahvenin karaciğer sağlığı uzerine etkilerini inceleyen calışmaların sistematik olarak gozden gecirilmesi, kahve tuketimini arttırmanın, kronik karaciğer hastalığı olan kişilerde sirozda azalma, sirozlu bireylerde olum oranlarının azalması, karaciğer kanseri oranının azalması, Hepatit C hastalığı
olan kişilerde antiviral tedaviye yanıtın iyileşmesi, alkolle ilişkili olmayan yağlı karaciğer hastalığında
karaciğer yağlanmasında azalma ile ilişkili olduğunu gostermektedir.

Kafeinin Sağlığa Olumsuz Etkileri

Kafein kan basıncında artışa, kalp atış hızında değişkenliğe, damar sertliğine neden olabilir,
fakat gunluk duşuk veya orta dozlarda alınan kafeinin bu parametrelerde yapacağı değişikliklerin
kardiyovaskuler risk etkeni derecesine varıp varmayacağı tartışmalı bir konudur. Hem kafeinli
hem de kafeinsiz kahve LDL kolesterol ve toplam kolesterolde yukselmelere neden olabilir. Bu etkide
doğrudan kafeinin rolu olmadığı soylenebilir.

Kafeinin planlanan uyku uzerinde olumsuz etkileri vardır. Uyku başlangıcını geciktirmesi, toplam uyku suresini azaltması, normal uyku evrelerini değiştirmesi ve kişi tarafından bildirilen uyku kalitesini azaltması kafeinin uyku uzerindeki en sık olumsuz etkileridir.

Gunun erken saatlerinde alınan kafein bile gece uykusunu bozabilir. Buyuk caplı prospektif calışmalardan ve metaanalizlerden elde edilen kanıtlar, hamilelik oncesinde ve hamilelik sırasında kafein tuketiminin alınan miktara bağlı olarak spontan duşuk, olu doğum, duşuk doğum ağırlığı, gebelik haftasına gore duşuk ağırlık oranlarını arttırabileceğini gostermektedir.

Bazı calışma sonuclarına gore belli bir miktarın uzerindeki kafein alımı doğurganlığı da azaltabilir, fakat bu konu hala tartışmalıdır. Epidemiyolojik calışmalar gebelik sırasında kafein tuketiminin olumsuz gebelik sonucları ile ilişkili olduğunu, ancak altta yatan mekanizmaların hala belirsiz olduğunu ortaya koymuştur.

Kafein Zehirlenmesi (Kafein Entoksikasyonu)

Kafein zehirlenmesi, fazla miktarda kafein alımı sonrasında ortaya cıkan bir sendrom olarak uzun
zamandır bilinmektedir. Alkolun veya diğer kotuye kullanılabilen maddelerin fazla miktarda alınması ile ortaya cıkan tablolar icin de “zehirlenme” ifadesi kullanılmaktadır. Bu zehirlenme durumları alkol
veya diğer maddeleri kullanan kişilerce tekrar arzu edilebilmektedir. Fakat ilginc bicimde kafein
zehirlenmesi kafein kullanıcıları tarafından arzu edilen, aranan bir durum değildir.

Kafein zehirlenmesinde Klinik Belirti, Bulgular ve Tanı

Kafein zehirlenmesi bugun DSM-5’te ve ICD-10’da yer alan bir tanıdır. DSM-5, kafein zehirlenmesini aşırı kafein alımından sonra şu belirtilerden 5 ya da daha fazlasının ortaya cıkması olarak tanımlamaktadır: Huzursuzluk, gerginlik, heyecan, uykusuzluk, yuzde kızarma, diurez, mide-barsak rahatsızlığı, kas seğirmesi, duşunce ve konuşmanın başıboş akışı, carpıntı, kalpte ritim bozukluğu, yorulmama ve psikomotor ajitasyon

Zehirlenme belirtileri ozellikle 500 mg’ın uzerine cıkan akut tuketim sonrasında belirgin olarak gorulur. Bir fikir vermesi icin unlu kahve dukkanı zincirlerindeki 12 onsluk bardaklarda 340-360 ml arasında taze demlenmiş kahve satıldığını ve bu miktardaki kahvenin de ortalama 200-260 mg kadar kafein icerdiğini belirtmek uygun olabilir. Zehirlenme belirtilerini ortaya cıkaracak miktar kişiden kişiye değişebilir ve bu değişiklikler metabolik farklılıklarla veya kişide kafeine karşı tolerans gelişmesiyle ilişkili olabilir.

Kafein zehirlenmesinde DSM-5’te yer alan belirti ve bulgulardan başka bazı belirti ve bulgular da gorulebilir. Tablo 2’te bu belirti ve bulgular DSM-5’te sozu edilen belirti ve bulgularla birlikte sıralanmıştır.

Diğer belirti ve bulgular

• Huzursuzluk.
• Sinirlilik.
• Heyecan.
• Uykusuzluk
• Yüz kızarması.
• Diürez
• Mide-bağırsak rahatsızlığı.
• Kas seğirmesi
• Düşünce ve konuşma dağınıklığı.
• Taşikardi ya da aritmi.
• İçsel gücün bitip tükenmemesi.
• Ruhsal-devinsel kışkırma (psikomotor ajitasyon)
• Ateş
• Çabuk sinirlenme
• Titreme
• Duyusal sorunlar (ışık çakmaları, kulak çınlaması gibi)
• Solunumda hızlanma
• Baş ağrısı
• Bulantı, kusma
• Baş dönmesi, sersemlik,
• Nöbetler
• Terleme
• Genel huzursuzluk
• Deliryum tablosu

Kafein zehirlenmesi tanısı hastanın klinik gorunumune ve anamneze dayanır. Oykude, belirtilerin ortaya cıkmasından once kısa zamanda fazla miktarda kafein tuketiminin olması tanıya goturecek onemli bir bilgidir.

BAĞIMLILIK EL KİTABI'NDAN ALINTIDIR...

 

Paylaş:



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Zona hastalığının suçiçeğinin yeniden aktifleşmesi olduğunu kaydeden Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Songül Özer, virüsün 50
  • Dünyada milyonlarca insanın yaşamını olumsuz etkileyen diyabet, obezite sıklığına paralel olarak artış gösteriyor.
  • Kalp sağlığı ile beslenme arasındaki ilişkinin önemine işaret eden Diyetisyen Özden Örkcü, 65 yaş üstü diyabetli her 10 kişiden yaklaşık 7'sinin kalp
  • Son günlerde çok konuşulan maymun çiçeği virüsünün viral bir hastalık olduğunu belirten Enfeksiyon Uzmanı Dr. Songül Özer, hastalığın kuluçka dönemini
  • Türkiye’nin obezitede Avrupa’da birinci ve dünyada 3.-4. sırada olduğunu belirten Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. A. Murat Koca, obeziteyle mücadelede ac
  • Randevu Al