Kadın gladyatörler gerçekten var mıydı?

20 Kasım’da vizyona giren Açlık Oyunları adlı filmle tarihte kadın gladyatörler sorunu yeniden gündeme geldi.

Kadın gladyatörler gerçekten var mıydı?

Peki, gladyatörler hakkındaki yaygın kanıların doğruluk derecesi nedir? Karşı karşıya resmi dövüşler tarih boyunca birçok kültürde yer almıştır. Örneğin çocukluktan yetişkinliğe geçişi ifade eden törenlerin bir parçası olmuştur bu tür dövüşler. Fakat ölümle sonuçlanan ve seyirciyi keyiflendirmek için yapılan dövüşler genellikle Antik Roma ile ilişkilendirilir.

Oysa Romalılar da gladyatör savaşlarının nasıl ortaya çıktığını bilmiyor. Bazıları bunları Etrüsklere kadar götürürken bazıları da İtalya’nın güneyindeki Campania bölgesine dayandırıyor. Fakat bunun Romalıların bir icadı olmadığı konusunda birleşiyorlar. Oysa Roma’nın kuruluş efsanesinde Romulus ve Remus kardeşlerin kentin kuruluş yeri konusunda kavgaya tutuştuğu ve Romulus’un kardeşini öldürdüğü anlatılmaktadır.

Gladyatör dövüşleri Roma toplumunun dokusuna işlemiştir.

Zenginlerin sıradan vatandaşların seyretmesi için finanse ettiği yarışlardan biri haline gelmiştir.

1. ve 2. yüzyılda yaşamış Romalı şair Juvenal, Roma halkıyla ilgili şu sözleri söylemişti: “Bir zamanlar askeri gücün, siyasi gücün, orduların ve her şeyin sahibi olanlar bugün kendisini sadece iki şeyle sınırlıyor ve onları istiyor: Ekmek ve sirk (panem et circenses).
Panem, Açlık Oyunları’nın yazarı Suzanne Collins’e hayali distopyan ülkenin adını koymada esin kaynağı oldu. Panem’de gençler önceki bir ayaklanmalarından dolayı cezalandırılır ve kendi taraftarlarına yiyecek edinmek için birbirine karşı savaştırılır.

Roma İmparatorluğu'nun kuruluş efsanesine göre kentin ilk kralı Romulus kardeşi Remus'u öldürdü. Bazıları ölümüne savaşları bunun meşru kıldığını söylüyor.

Fakat Romalıların gladyatör savaşlarını böyle basit görmek yanlış olur. Öncelikle gladyatörler sahiplerinin gözünde bir mal gibi görülen kölelerdi. Fakat ölüm tehlikesi dışta tutulursa madenlerde çalıştırılan kölelerden daha kötü durumda değillerdi. Hatta dövüş eğitimi gördükleri süre boyunca daha uzun yaşama fırsatı buldukları bile söylenebilir.

Gladyatörler dövüş sırasında farklı silahlar kullanıyor, birbirleriyle savaştıkları gibi vahşi hayvanlara karşı da savaştırılıyorlardı.

EN ÜNLÜ GLADYATÖR

Gladyatörlerin iktidara karşı sorun yarattığı dönemler de oldu. Bunların en ünlüsü M.Ö. 73 yılında dövüş yeteneğini arena dışına taşıyan Spartaküs’tü. İskenderiyeli tarihçi Appian’a göre Trakya’da doğan ve Romalılara askerlik yapmış olan, ancak askeri kariyeri kötü biten Spartaküs köle olmuş ve İtalya’nın güneyindeki Capua’da gladyatör olarak eğitim görmüştü.

70 gladyatörü yanına alan Spartaküs gladyatör okulundan kaçarak Vesuvius Dağı’nda kamp kurmuş, diğer kölelerin ve özgür insanların da katılımıyla oluşturdukları birlikleri Romalı askerlere karşı savaşmıştı. Kısa sürede başarı gösteren Spartküs kendisini 70 bin kişiye liderlik ederken buldu. Üç yıl özgür dolaşan Spartaküs’ün kölelerden ve yoksullardan oluşan birliklerinin en iyi askerlerini yenilgiye uğratması Romalıların hiç hoşuna gitmiyordu. Büyük uğraşlar sonucu bu yenilgi gerçekleştiğinde ise diğer asilere ders olsun diye Spartaküs 6000 kişi ile birlikte Roma ile Capua arasındaki yolda çarmıha gerildi.

Şair Juvenal gladyatörlerin alımlı olduğunu ve bazı önemli kadınlar da dahil olmak üzere insanları etkilediklerini ifade ediyor. Kadın gladyatörlere dair tasvirlere çok az rastlansa da var oldukları biliniyor.

KADIN SAVAŞÇILAR

Arenada dövüşen kadın savaşçı imajı erotik bir içerik de taşıyordu. Yarı efsanevi Amazonların mirasçısı olarak bu kadınlar üstsüz savaşıyordu. Eski Yunan uygarlığına dahil olan Bodrum yakınlarındaki Halikarnas’ta bulunan ve Biritanya Müzesi’nde yer alan bir rölyefte iki kadın savaşçı resmedilmiş ve altlarında Yunan mitoloji kahramanı Akhilleus’un kadın versiyonu olmak üzere Akhillia ve Amazon kelimeleri kazınmıştır. Her birinin bir kılıcı, kalkanı, kol ve baldır zırhları vardır. Fakat Juvenal açısından savaşan kadın erotizmi gülünçtür. Çünkü boyunları miğferlerinin ağırlığı altında bükülmekte, zırhlı bacakları çekiciliğini yitirmektedir.

BBC TÜRKÇE

Paylaş:



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Trol nedir, kime denir? Anlayalım, öğrenelim, saptayalım, ayıklayalım ve tabii ki kurtulalım. Peki nasıl? İşte rehberiniz...
  • Bu depresyonun sıklığı %5-20 olarak bildiriliyor. Peki Postpartum depresyonu nedir? Kadınlar doğum sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (an
  • Ağustos böceğinin ötüşü doğanın en hoş seslerinden biri olarak görülür. Bu böceğin sesi gizemli olduğu kadar yüksektir de.
  • Kirazın gut hastalığından kaynaklanan ağrıları dindirdiği bildirildi.
  • Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?
  • Vişne nelere iyi geliyor?Kırmızı meyvelerden vişnenin ekşi tadının yanında çok tatlı, sağlığa yararlı etkileri var.
  • Randevu Al