Japon işi uyu(ma)ma sanatı

Japonlar ne uyur ne de kestirir, sadece ‘inemuri’ yapar. Dr Brigitte Steger bunun nasıl yapıldığını, sosyal ve kültürel kökenlerini anlatıyor.

Japon işi uyu(ma)ma sanatı

Herkes Japonların uyumadığını söylüyor. Bu doğru değil, ama kültürel ve sosyolojik bir ifade olarak ilginç bir iddia.

Uykuyla ilgili bu tuhaf davranışa 1980’lerin sonunda Japonya’ya gidişimde rastladım ilk olarak. O zamanlar Japonya spekülatif balon ekonomisinin doruğundaydı. Günlük yaşam çok hızlıydı. İnsanların günü iş ve eğlence aktiviteleriyle doluydu. Uyumaya zaman kalmıyordu.

Bu durum bir yandan şikayet konusu olurken aslında altında belli bir gurur da yatıyordu. Ancak trenlerde uyuyan çok sayıda insan vardı. Bazıları ayakta uyuyor, ama kimse bunu yadırgamıyordu.

Bu tutum bana çelişkili geliyordu. Bir yandan gece uykusundan kesen, gündüz geç kalkmayı kınayan bu çalışkan arı kültüründe, öte yandan ‘inemuri’ adı verilen davranışa karşı büyük bir tolerans gösteriliyordu.

“İnemuri’ kamu alanlarında, trenlerde, iş toplantılarında, okulda vb. uyuklama anlamına geliyordu. Kadın, erkek, çocuk nerede olursa olsun canları istediğinde biraz kestirebiliyordu.

Yatakta uyumak tembellik olarak görülürken işte ya da başka bir etkinlik sırasında uyumaya neden tolerans gösteriliyordu? Ertesi gün okulda uyuklamaları anlamına gelecekse çocukların gece geç saatlere kadar ders çalışmasının ne anlamı vardı?

Bütün bu gözlemler yıllar sonra doktora tezimi uyku konusunda yapma kararımı etkilemişti.

İnsanların hiç düşünmeden yaptığı günlük doğal davranışları aslında bir toplumun yapısı ve değerleri hakkında önemli ipuçları içeriyor.

Erken kalkmak ise en azından Konfüçyüsçülük ve Budizm kabul gördüğünden beri erdem olarak görülmüş.

İlginç olan başka bir şey de çocuklarla birlikte yatma olayı. İngiltere’de ebeveynlere bebeklerinin kendi başına uyumayı öğrenmesi için ayrı odada uyutulması salık verilir. Japonya’da ise tam tersine, çocuklar okul çağına gelinceye kadar ebeveynleriyle aynı odada yatar; böylece çocuğun bağımsız ve sosyal olarak sağlam bireyler haline geldiklerine inanılır.

BBC TÜRKÇE



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: