İSTİSMAR EDİYOR

İSTİSMAR EDİYOR
Paylaş:

A.A

Cinsel istismar öyküsü olan çocukların daha fazla cinsel saldırıda bulundukları açıklandı. İşte detaylı bilgiler.

Erciyes Üniversitesi Tıp  Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd.  Doç. Dr. Didem Behice Öztop, cinsel istismar öyküsü olan çocukların daha fazla  cinsel saldırıda bulunduklarını bildirdi.

Öztop, çocuğa yöneltilen toplumsal  kurallar ve profesyonel kişilerce uygunsuz ya da hasar verici olarak  nitelendirilen, çocuğun gelişimini engelleyen ya da kısıtlayan eylem ve  eylemsizliklerin tümünün "çocuk ihmali ve istismarı" olarak tanımlandığını  söyledi.

Çocuk ihmali ve istismarında, çocuğun fiziksel, ruhsal, cinsel ya da  sosyal açıdan zarar görmesinin, sağlık ve güvenliğinin tehlikeye girmesinin söz  konusu olduğunu ifade eden Öztop, "Cinsel istismar, çocuk istismarı tipleri  içerisinde saptanması en zor olanıdır. Çoğunlukla gizli kalan ve gün yüzüne  çıkmayan cinsel istismar, özellikle kısa ve uzun dönemli etkileri açısından  önemli bir olgudur" dedi.

Cinsel istismarın “sözel istismar, telefon konuşmaları, teşhircilik,  röntgencilik, cinsel ilişkiye tanık etme veya olma, bedenine cinsel amaçla  dokunma, müstehcen yayınlara konu etme, fuhuşa itme, ırza geçme, ensest-yasak  sevi gibi çeşitleri olduğunu dile getiren Öztop, çeşitli çalışmalarda çocuklukta  cinsel istismar sıklığının yüzde 10-40 olarak bildirildiğini kaydetti.

Öztop, cinsel istismarın çocukluk çağı ve erişkin hayatta çeşitli  sonuçlara neden olabileceğine dikkati çekerek, "Çocukluk çağı cinsel istismarı,  kompleks bir yaşam olayıdır. Bir tanı veya bir bozukluk değildir. Benlik saygısı  ciddi hasara uğramaktadır" dedi.
        
"CİNSEL DUYGU VE TUTUMLARDA SAPMA"

İstismarcının, çocuğun ona duyduğu güvenin sarsılmasına ve çocukta  ihanete uğrama duygularının yerleşmesine neden olacağına işaret eden Öztop,  çocuğun istek ve iradesi dışında cinsel amaçlı kullanıldığı ve bunu  engelleyemediği zaman çaresizlik ve acizlik duygusuna kapılacağını anlattı.

Öztop, cinsel istismarın çocukta tekrarlayıcı, rahatsız edici düşüncelere  neden olacağını ve olayla ilgili kabuslar göreceğini dile getirerek, uykuya dalma  güçlüğü, öfke patlamaları, irkilmeler, konsantrasyon güçlüğü görülebileceğini  söyledi.

Cinsel istismara maruz kalan çocukların yaşına uygun olmayan cinsel  davranışlar sergileyebileceğine dikkati çeken Öztop, şöyle devam etti:

"Cinsel davranışlarda artma, mastürbasyon, yaşadıkları cinsel travmayı  yeniden yaşama ve tekrarlama eğilimi, cinsel oyunlar oynama, erişkinleri ayartıcı  davranışlarda bulunma, kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite  bozukluğu görülebilir. İstismarın erken döneminde, unutkanlık, hatırlayamama,  bellek kaybı, aşırı fantezi kurma, trans benzeri durumlar ve uyurgezerlik ortaya  çıkabilir. Psikojenik bayılmalar, yüksek oranda depresyon, intihar düşünceleri ve  girişimleri, kendine zarar verme davranışları, cinsel kimlik bozuklukları, cinsel  işlev bozuklukları, cinsel duygu ve tutumlarda sapma, yüksek riskli cinsel  eylemler görülmektedir."
        
"İSTİSMAR EDİLEN, İSTİSMAR EDİYOR"

Yrd. Doç. Dr. Didem Behice Öztop, cinsel taciz öyküsü olan kadınlarda,  erken başlayan cinsel yaşam, ergenlik çağında gebe kalma, birden fazla cinsel eş,  korunmasız cinsel ilişki ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların sıklığında artma  saptandığını kaydetti.

Cinsel istismar öyküsü olan çocukların da daha fazla cinsel saldırıda  bulunduğunu belirten Öztop, cinsel istismarda bulunan kişilerin yüzde 60-95'inde  bu öykünün pozitif olduğunu söyledi.

Öztop, çocukların kendilerine inanılmayacağından ya da başlarının belaya  gireceğinden korktukları için cinsel istismarı söylemeyebileceğini dile  getirerek, şöyle dedi:

"Çocuklar istismarcının tehditlerinden korkarlar. İstismarcıyı korumak  isteyebilir, sevebilir ama yaptıklarını sevmezler. Nasıl anlatılacağını  bilmeyebilirler. Cinsel davranışların yanlış olduğunu bilmeyebilirler.  Arkadaşları tarafından dışlanabileceklerinden korkarlar. Homoseksüel olarak  adlandırılabileceklerinden korkarlar. Büyüklerle cinsel konuları konuşmaktan  utanırlar, korkarlar. Gammaz olarak adlandırılmak istemezler. İyi çocukların  cinsellikle ilgili sözcükleri kullanmasının doğru olmadığı söylenmiştir. Bu ve  bunun gibi nedenlerde cinsel istismara uğradıklarını söylemeyebilirler."
        
"KENDİLERİNİ KORUMAYI ÖĞRETİN"
        
Cinsel istismarı ortadan kaldırmanın en etkin yolunun oluşmasını önlemek  olduğunu belirten Öztop, buna yönelik programlar geliştirildiğini anlattı.

Öztop, çocuklara yönelik bu programların, olası istismar durumlarını  tanımalarını, uygun bir yolla tepki göstermelerini ve böyle bir durumda  güvendikleri bir erişkine olayı anlatmalarının hedeflendiğini ifade ederek,  sözlerini şöyle sürdürdü:

"Toplumda duyarlılık oluşturmak, anne-babaları ve halkı bu konuda  bilinçlendirmek çok önemlidir. İstismar olgularının gizli kalmaması, uygun  kuruluşlara bildirimi, tedavi ve rehabilitasyon açısından çok önemlidir.  Kendilerini cinsel açıdan kötüye kullanmak isteyen kişilere 'hayır' demeleri ve  rahatsız olacakları herhangi bir biçimde, kendilerine dokundurtmama hakkına sahip  oldukları öğretilmelidir. Kendilerini cinsel yönden kötüye kullanmaya kalkışan  biriyle karşılaştıklarında oradan hemen uzaklaşmaları ve yüksek sesle bağırmaları  gerektiği söylenmelidir. Cinsel istismara uğramaları halinde, hiç bir zaman bunun  kendi suçları olmadığı belirtilmelidir."