İSMİMİZ KİMLİĞİMİZ

İSMİMİZ KİMLİĞİMİZ

İSMİMİZ KİMLİĞİMİZGenellikle isimlerin bireyin kişiliği üzerine herhangi bir etkisi olmadığı düşünülür. Ancak bilimsel araştırmalar kişilik ve isim arasında bir bağlantı olabileceğine dikkat çekmektedir.

Kişilerle ilgili ilk yargımızı o kişiyle ilgili ilk izlenimimize dayandırırız, kişinin ismi de bu izlenimimizin bir parçasıdır. Örneğin Amerika’da yapılan seçimlerde politik kimlikleri daha güçsüz olan fakat açık Amerikan isimlerine sahip kişilerin, güçlü siyasi kimliğe sahip ancak etnik isimler taşıyan kişilerden daha çok oy aldıkları sık olarak bildirilmiştir. Sosyal psikoloji dergilerinde yayınlanan bilimsel çalışmalarda seçimlerde adaylar hakkında fazla bir bilgisi olmayan seçmenlerin oylarını adayların isimlerine bakarak verdikleri belirtilmiştir.  Amerika’da yapılan bir çalışmada yazan öğrencinin adı olarak rasgele popüler olan ve olmayan isimler verilmiş olan aynı kompozisyon farklı öğretmenlere okutulmuş ve bir not vermeleri istenmiştir. Öğretmenlerin popüler isim tarafından yazıldığını düşündükleri kompozisyonlara düzenli olarak daha yüksek not verdikleri bildirilmiştir. Aynı deney öğrenciler ile tekrarlandığında da sonuç değişmemiştir.


Bir başka araştırmada ise popüler isimlere sahip olan öğrencilerle ilgili olarak öğretmenlerin başarı beklentisinin daha yüksek olduğu, aynı biçimde popüler isimli çocukların kendine güvenlerinin, kendilerini değerli hissetme derecelerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Eğitim yaşamında bilimsel olarak gösterilen bu durum iş yaşamında da geçerli olabilir. İsminiz her an sizin için bir avantaj ya da başarınızın önündeki bir engel haline gelebilir.

1954 yılında Amerika’da bir çocuk psikiyatrisi kliniğine başvuran 1682 çocuk üzerine yapılan incelemede, bu grup içinde sadece bir ya da iki defa rastlanan, yani popüler olmayan, isimlere sahip erkek çocukların duygusal bozukluklarının popüler isimlere sahip çocuklarınkinden daha yüksek olduğu izlenmiştir. Bunun sebebi olarak çocuklarına alışılmadık ve garip olabilen isimler veren ailelerin çocuklarına alışılmadık biçimlerde davranma ihtimallerinin de daha yüksek olabileceği, bu davranış biçiminin de çocuğun duygusal sorunlarını artırabileceği düşünülebilir. İsmi veren anne baba çoğu zaman kendi istekleri, kültürleri, yaşam tarzları ve çocukla ilgili beklentilerini yansıtacak biçimde isim seçerler. İsim çocuğa anne babaca verilen ve çocuğun kendisi ile ilgili çevreye verdiği ilk mesajdır. İddialı isimler verildiğine bu mesaj çevre tarafından da tekrarlanıp durur. Örneğin Yiğit isimli bir çocuğa cesur olma görevi, Başaran isimli bir çocuğa başarılı olma ödevi, Devrim isimli olana ise bir siyasi kimlik verilmiş gibidir. Ülkemizde sık rastlanan bir durum dede ve ninenin isminin çocuğa verilmesidir. Bazen kendi anne babasına karşı suçluluk hissi, ya da terk edilme kaygısı yaşayan ebeveyn bir önceki neslin ismini çocuğuna aktarmak zorunda hissedebilir. Ya da çok başarılı bir akrabanın, ölen bir kardeşin ismi çocuğa verilebilir. Bu durum çoğu zaman çocuğa başarılı akrabanın başarısını yakalama ya da ölen çocuğun yerini doldurma görevi vermiş olur. Ancak bu beklentinin çocuk tarafından karşılanması büyük ihtimalle mümkün olmayacak ve çocuğa gereksiz yere yük getirecektir. Kimi zaman aileye eğlenceli ya da sevimli gelen bazı isimler ya da isim soy isim eşleşmeleri çocuklar ya da yeterli olgunluk düzeyi gösteremeyen erişkinler arasında alay konusu olabilmekte ve bu yolla da kişinin kendine güvenini sarsabilmektedir. İsim tıpkı giysi gibi bir sosyal role sahiptir. Küçük yaşlarda sevimli gelen bir isim daha büyük yaşlarda yakışıksız kalabilir. Cinsel çağrışımlar yaratan tutkulu isimler bir iş görüşmesinde kişi ile ilgili izlenim üzerinde aşırı açık bir giysi giyilmiş gibi etki yaratabilir.

Ancak isimler ve kişilik özellikleri ilişkisini sistematik biçimde ele alan geniş araştırmalar bulunmadığı unutulmamalıdır. İlişkilerine ve yaşamında oldukça başarılı olan ancak son derece alışılmadık isimlere sahip kişiler her zaman vardır. Son derece garip ve sıra dışı isimler kişiden çok bu ismi veren ebeveynin kişiliği ile ilişkilidir. Çoğu zaman isim ilk izlenimde önemlidir fakat daha sağlam yargılar kişilerin yaptıklarına göre şekillenir.

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Randevu Al