Beyindeki algılama hücrelerini öldürüyor

İşitme kaybı nedeniyle tedavi edilmemesi halinde beyindeki algılama hücreleri ölüyor.

Beyindeki algılama hücrelerini öldürüyor

İşitme kaybı nedeniyle tedavi edilmemesi halinde beyindeki algılama hücreleri ölüyor.

Haber4İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi  Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Erkan Karataş, işitme  kaybında erken tanının önemine işaret ederek, 4-5 yaşına kadar bir bebeğin işitme kaybı nedeniyle tedavi edilmemesi halinde beyindeki algılama hücrelerinin öleceğini belirtti. Karataş, Sağlık Bakanlığı'nın son  yıllarda başlattığı "Yenidoğan İşitme Taramaları"nın çocukların geleceği  açısından çok önemli olduğunu vurguladı. Kulağın beyni uyarmamasıyla beyindeki  algılama hücrelerinin 4-5 yıl içinde tümüyle geri dönüşümsüz olarak  ölebileceğine dikkati çeken Karataş, bu durumda kulağın sonradan çalışması  halinde bile algılamanın mümkün olmayacağını ifade etti. Dünyada yenidoğan işitme taramalarının öneminin anlaşıldığını ve  yapılmaya çalışıldığın hatırlatan Karataş, "Binde bir görülen bir işitme  kaybının tanısı erken konulabilirse tedaviyle bebeğin veya çocuğun işitmesi  mümkün olabiliyor. Ancak bu durum için kritik bir yaş aralığı var. Eğer 4–5  yaşına kadar bir bebek işitme kaybı nedeniyle tedavi edilmezse beyindeki algılama  hücreleri de ölür. Bu hastanın konuşması da mümkün olmaz. Hiç duymayan bir bebek  2–3 yaşında biyonik kulak operasyonu geçirirse, 6 yaşında akranları gibi  eğitim alabilir" diye konuştu.

AKRABA EVLİLİKLERİNDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Bazı ülkelerde binde bir, bazı ülkelerde ise binde 3 bebekte görülen  işitme kaybının akraba evliliklerinin daha sık olması nedeniyle Güneydoğu Anadolu  bölgesinde binde 4-5 bebekte görüldüğünü bildiren Karataş, işitme cihazları ve  biyonik kulak ameliyatıyla her seviyede kaybın tedavi edilebildiğini belirtti.  Karataş, "Önemli olan erken tanı. Gecikmiş tanının hiçbir önemi yok" dedi. Sağlık Bakanlığı'nın bu konuda son 4 yıldır ciddi çalışmalar ve  projeler üretmeye başladığına işaret eden Karataş, ancak toplumda bu konuda  bilinçlenme çalışmalarının eksik olduğunu ifade etti. Hekimlerin ve yardımcı sağlık personelinin mutlaka ebeveynleri  "yenidoğan işitme taramaları" ile ilgili bilgilendirilmesi ve aydınlatılması  gerektiğine işaret eden Karataş, "Erken tedavi ile de bu kişilerde işitme ve  konuşma özrü olmayacak, toplumda özürlü sınıfında sağır ve dilsiz olarak  adlandırılan kişiler olarak yaşamaları gerekmeyecek" değerlendirmesinde  bulundu. Sağlık Bakanlığı'nın bu durumu ciddi olarak ele almasını, kampanyalarla,  ünlülerden destek alarak hazırlanabilecek reklam filmleriyle toplumu  aydınlatmasını isteyen Karataş, "Bebekler duysun" sloganıyla her yenidoğan  bebeğin işitme taraması yapılması için herkesin çalışması gerektiğini belirtti. A.A
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Randevu Al