

Işık tedavisi (fototerapi), belirli dalga boylarındaki ışığın kontrollü şekilde kullanılmasıyla uygulanan modern tedavi yöntemlerinden biridir. Dermatolojiden psikiyatriye, romatolojik hastalıklardan uyku bozukluklarına kadar birçok sağlık alanında kullanılmaktadır. Tedavi, hastalığın türüne göre ultraviyole (UV), kırmızı, mavi veya yoğun atımlı ışık (IPL) gibi farklı ışık kaynaklarıyla uygulanabilir. Uzman kontrolünde gerçekleştirildiğinde birçok hastalıkta belirtilerin hafiflemesine ve yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlayabilir.
Vitiligo, cilde rengini veren melanosit hücrelerinin kaybı sonucu oluşan ve beyaz lekelerle karakterize kronik bir cilt hastalığıdır. Günümüzde vitiligo tedavisinde en etkili yöntemlerden biri fototerapidir. Tedavide iki farklı ışık yöntemi kullanılmaktadır. Bunlardan ilki dar bant ultraviyole B (nbUVB) tedavisidir. Bu yöntemde hasta özel olarak tasarlanmış ışık kabinlerinde tedavi edilir veya doktor, küçük alanlardaki lezyonlar için lazer cihazlarından yararlanabilir. Dar bant UVB ışığı, melanositlerin yeniden çalışmasını teşvik ederek cildin doğal renginin geri kazanılmasına yardımcı olur.
Diğer yöntem ise PUVA tedavisidir. Bu tedavide ultraviyole A (UVA) ışığı ile birlikte psoralen adı verilen, cildi ışığa daha duyarlı hale getiren bir ilaç kullanılır. Psoralen ağızdan alınabileceği gibi banyo suyu içerisinde de uygulanabilir.
Araştırmalar, her iki yöntemin de cilt renginin geri kazanılmasında yaklaşık %70 oranında başarı sağlayabildiğini göstermektedir. Ancak uzmanlar, uzun süreli PUVA tedavisinin cilt kanseri riskini artırabileceği konusunda uyarıda bulunmaktadır. Bu nedenle tedavinin mutlaka dermatoloji uzmanı gözetiminde planlanması gerekir.
Sedef hastalığı, bağışıklık sisteminin aşırı çalışması sonucu cilt hücrelerinin normalden çok daha hızlı çoğalmasıyla ortaya çıkan kronik inflamatuvar bir hastalıktır.
Fototerapi özellikle;
-plak tipi sedef,
-avuç içi ve ayak tabanı sedefi,
-saçlı deri sedefi,
-tırnak sedefi gibi farklı türlerde etkili tedavi seçeneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Dar bant UVB ışığı, cilt hücrelerinin aşırı çoğalmasını yavaşlatırken aynı zamanda bağışıklık sisteminin aşırı aktivitesini baskılar. Böylece kızarıklık, pullanma, kaşıntı ve iltihaplanma belirgin şekilde azalabilir. Bazı hastalarda ise PUVA tedavisi tercih edilir. Bu yöntemde UVA ışınları uygulanmadan önce psoralen ilacı kullanılır. Tedavi süresi ve seans sayısı hastalığın yaygınlığına göre dermatolog tarafından belirlenir.
Skleroderma, bağ dokusunun sertleşmesiyle seyreden otoimmün bir hastalıktır. Hastalık ilerledikçe cilt kalınlaşabilir ve hareket kabiliyetini kısıtlayabilir. Bu durumda doktorlar, derinin daha derin katmanlarına ulaşabilen UVA-1 fototerapisini önerebilir. UVA-1 ışığı, kolajen yapısını etkileyerek sertleşmiş dokuların daha esnek hale gelmesine yardımcı olabilir. Aynı zamanda kaşıntı ve cilt gerginliğini azaltabilir. Bunun yanında Yoğun Atımlı Işık (IPL) tedavisi de hastalık sonrasında oluşabilen bazı koyu renkli cilt lekelerinin görünümünü hafifletmek amacıyla kullanılabilmektedir.
Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu (Seasonal Affective Disorder-SAD), özellikle sonbahar ve kış aylarında gün ışığının azalmasıyla ortaya çıkan bir depresyon türüdür. Bu kişilerde enerji kaybı, mutsuzluk, aşırı uyuma isteği ve sosyal hayattan uzaklaşma gibi belirtiler görülebilir. Tedavide kullanılan gün ışığı lambaları, doğal güneş ışığını taklit eden parlak beyaz ışık yayar. Bu ışık beynin biyolojik saatini yeniden düzenlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda uyku düzenini etkileyen melatonin ile mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin seviyelerinin dengelenmesine katkı sağlayabilir. Uzmanlar genellikle sabah saatlerinde yaklaşık 30 dakika boyunca ışık kutusu kullanılmasını önermektedir.
Parlak ışık tedavisi yalnızca mevsimsel depresyonda değil, yıl boyunca görülebilen depresyon vakalarında da destekleyici tedavi olarak kullanılabilmektedir. Bazı hastalarda antidepresan ilaçlarla birlikte uygulanan ışık tedavisi, enerji seviyesinin artmasına, uyku düzeninin düzelmesine ve ruh halinin iyileşmesine katkı sağlayabilir. Tedavi genellikle her gün yaklaşık 30 dakikalık seanslar halinde uygulanmaktadır.
Akne tedavisinde ışık teknolojileri son yıllarda oldukça yaygınlaşmıştır. Mavi ışık, sivilce oluşumuna neden olan bakterileri hedef alırken; kırmızı ışık, iltihabın azalmasına ve cildin iyileşme sürecinin hızlanmasına yardımcı olabilir. Öte yandan IPL tedavisi, gözeneklerde biriken yağ ve ölü deri hücrelerinin temizlenmesine katkı sağlayarak siyah nokta oluşumunu azaltabilir. Ancak uzmanlar, ışık tedavisinin her akne hastasında aynı sonucu vermediğini ve kişiye özel tedavi planlaması gerektiğini vurgulamaktadır. Ev tipi düşük güçlü kırmızı veya mavi ışık cihazları da bulunmaktadır. Ancak bunların etkinliği profesyonel cihazlara göre daha sınırlıdır.
Düşük dalga boyuna sahip kırmızı ışık kullanan kırmızı ışık tedavisi, son yıllarda kas ve eklem ağrılarının azaltılmasına yönelik araştırmalarda dikkat çekmektedir.
Bu tedavinin;
-bel ağrısı,
-boyun ağrısı,
-osteoartrit,
-romatoid artrit,
-karpal tünel sendromu,
-diş kaynaklı ağrılar gibi birçok durumda ağrının hafiflemesine yardımcı olabileceği bildirilmektedir.
Araştırmalar, kırmızı ışığın hücrelerin enerji üretimini destekleyerek doku onarımını hızlandırabileceğini ve inflamasyonu azaltabileceğini göstermektedir.
https://www.webmd.com/a-to-z-guides/ss/slideshow-benefits-of-light-therapy
Paylaş