İNSANA UZAKTAN KUMANDA

İNSANA UZAKTAN KUMANDA

İster televizyon, ister müzik aleti ya da klima olsun artık hepsi uzaktan kumanda ile çalışıyor. Ve bizler bu minik komuta aletlerini çok seviyoruz. Peki ya birileri bizi uzaktan kumanda etmeye kalksaydı? Kuşkusuz böyle bir şey hiç kimsenin hoşuna gitmezdi. Ama bilim adamları artık bunu yapabiliyor!

Hiç insanlara tek tuşla istediğiniz hareketi yaptırmak istediğiniz oldu mu? Yani uzaktan kumandayla onları kukla gibi oynatmak geçti mi aklınızdan? İlginç olduğu kadar ürkütücü bir fikir! İnanması güç ama bilim adamları bunu yapabiliyor! Tabii kumanda edilen hareketler şimdilik o kadar karmaşık değil. Avustralya, Japonya ve Amerika'da üzerinde çalışılan bu fikir, beyindeki denge organının günümüzde mümkün olduğundan çok daha iyi uyarılmasına dayanıyor. Bu çalışmanın neticesinde ortaya çıkacak sonuçlar pekâlâ insanlık için yararlı olabilir. Mesela denge bozukluğu yaşayan insanlar için çok iyi işleyen beyin implantları üretilebilir. Ya da meraklıları, sanal gerçekliği yaşayabilirler. Bugüne kadar gerçekleştirilen deneylerde denge sistemi uyarılmakta. Bu küçük yapı beyinde, kulağın hemen arkasında yer alır. Denge organı kafamızı dik tutmaya yaradığı kadar, dünyayı yürürken ya da etrafımıza bakınırken bile statik olarak algılamamızı sağlar.

TEK TUŞLA DENGESİZLİK

Bilim adamları denge sistemini, kulağın arkasında yerleştirilen minik bir aletten verilen minik bir elektrik şokuyla uyarabiliyor ve işte bu şekilde normal denge sinyali değiştirilebilmekte. Japonya'daki NIT firması bu tür bir aletin prototipini geçen yaz Los Angeles'taki bir konferansta tanıtırken, gönüllü kişilerin kafalarına tuhaf görünümlü bir kulaklık yerleştirilmiş ve ardından gözleri bağlanmıştı. Ve eğlence de bundan sonra başlamıştı! Bilim adamları sağ veya sola ayarlı tek tuşla, deneklerin salonda garip bir şekilde yalpalamalarını sağladılar.

Elbette insan uzaktan kumandalı bir bebek ya da otomobil gibi hareket etmiyor, ama fenomen yine de ilginç. Peki bu nasıl gerçekleşiyor? Tek tarafa yapılan hızlı bir uyarım, insana düşme hissi verdiği için, ters yönde hareket ederek dengeyi sağlamaya çalışır. Bu da onun yalpalamasına yol açar. Tekniğin işlemesi için deneğin gözlerinin mutlaka bağlanması gerekiyor, yoksa beyindeki sanal sinyal hatayı düzeltmekte, diyor Steven Moore . Fakat teknik şu sıralar geliştirilmeye devam ediliyor. New South Üniversitesi bilim adamlarının basit bir yöntemle gösterdikleri gibi "güdüm sorunu" çözüldü. Avustralyalı bilim adamları, elektrik şokunu, deneğin kafasını yukarıya ya aşağıya doğru çevirdiğinde verince yalpalamadan ve komuta uygun olarak sağa veya sola doğru hareket etmiş.

AMAÇ TEDAVİ ETMEK

Bununla birlikte gerekli olan elektrik uyarımının tam olarak ne kadar verilmesi gerektiği bilinmediğinden ve sanal veriler de hatayı düzelttikleri için, uzaktan kumandalı insan şimdilik sadece bir vizyon olarak kaldı. Bilim adamları bunun yerine teknik araçlar yardımıyla sanal gerçeklik deneyimlerini gerçeğe dönüştürerek denge sorunu olan insanları tedavi etmek istiyorlar.

Mesela Moore, astronotlar için gelişkin bir uçuş simülatörü görevini görecek bir alet üzerinde çalışıyor. Uzay mekiklerinin çoğu, pilotların yerçekimsiz ortama alışmış olmaları nedeniyle, planlanandan çok daha önce inişe geçiyor.

Uyarım veren aletler, denge organında sorun olan insanların da işine yarayabilir. Bu tür sorunlar genelde beyin tümörlerinin temizlenmesi sırasında olduğu kadar, belli başlı ilaçların etkisiyle ya da beyin hasarlarıyla meydana gelebilmekte. Diğer araştırmacılar ise, denge sinirini uyarabilecek implantlar geliştirerek, sadece kafanın hareketlerini kontrol etmek istiyor.

 

 

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Randevu Al