Huzuru kitaplarında buluyor

Hayatını okumaya ve kitaplara adayan 90 yaşındaki Gaziantepli Mehmet Said Gökbulut, 60 yıldır adeta kitapla yatıp kalkıyor.

Huzuru kitaplarında buluyor

Hayatını okumaya ve kitaplara adayan 90 yaşındaki Gaziantepli Mehmet Said Gökbulut, 60 yıldır adeta kitapla yatıp kalkıyor. huzurkitapHayatının büyük bir kısmını sahaflıkla geçiren Gökbulut'un küçük dükkanında yüzlerce eski kitap bulunuyor. Rafların ve masaların üstünü kaplayan kitapların arasında kaybolan Gökbulut, gelen kimi müşterileriyle uzun sohbetler yapıyor. İlerlemiş yaşına rağmen mesleğine aşk derecesinde bağlı çalışan Gökbulut, sabahın ilk ışıklarıyla beraber iş yerinin yolunu tutuyor.

Gökbulut, eski kitapların yanı sıra el yazması Kur'an-ı Kerim'in de bulunduğu iş yerini, "dinlenme odası" ve "dostlarla buluşma merkezi" olarak nitelendiriyor. Gökbulut, vatani görevini yaparken öğrendiği Arapça'nın hayatını değiştirdiğini söyledi. Askerlik dönüşü başvurduğu müezzinliği kazanan Gökbulut, bir süre çeşitli camilerde görev yaptığını, bu süreçte de "hiç" olduğunu anladığını belirtti. Farklı alimlerden ders aldıktan sonra başka bir camide göreve başladığını anlatan Gökbulut, bu süreçte de kitaplara ve kitapçılığa merak sardığını dile getirdi. Kitaba ve kitap okumaya olan sevgisinin kendisini sahaflığa yönlendirdiğini vurgulayan Gökbulut, şöyle konuştu: "Çeşitli yayın evlerinden sipariş ettiğim kitapları önce sergileyerek sattım. Daha sonra dükkan açmaya karar verdim. Açtığım dükkanda hem kitap okudum, hem sattım. Ömrümün 60 yılını kitaplarla geçirdim. Bu sürede bir yandan para kazanırken diğer yandan da kendimi geliştirdim. Kitaplardan çok şey öğrendim. Damlayken derya oldum. Bunu da kitaplara borçluyum. Gençlere tavsiyem okusunlar, kendilerini yetiştirsinler. Okumayan insan, başkalarının söylemleriyle hareket eder."

AİLE BOYU KİTAPÇILAR Oğlunun birinin Gaziantep'te, diğerinin de İstanbul'a kitapçılık yaptığına işaret eden Gökbulut, "Bir anlamda aile boyu kitapçıyız" dedi. Hayat arkadaşını 8 yıl önce kaybettiğini belirten Gökbulut, sabah namazında evden çıktığını, akşama kadar da çalıştığını anlattı.

Kitap evini dinlenme noktası olarak gördüğünü vurgulayan Gökbulut, şunları kaydetti: "Bana, 'yaşlısın, hala neden çalışıyorsun' diyorlar. Çalışmanın yaşı yoktur. Ben çalışarak rahatlıyorum. Sabah geliyorum, ne zaman akşam olmuş anlamıyorum. Eğer evde otursaydım hareket edemez, çoktan çökerdim. Buraya güzel insanlar geliyor, onlarla sohbet ediyorum. Burası benim için dinlenme noktası ve dostlarla buluşma merkezi. Dostlarımla güzel vakit geçiriyorum. Kitap okumak ve kitapların içinde olmak bana ayrı bir huzur veriyor. Sağlığım elverdiği sürece çalışacağım." A.A
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Narsistik kişilik, “Tanrılaştırılmış ve gerçekçi olmayan bir öz önem duygusu” olarak tanımlanıyor.
  • Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Uluslararası İletişim Günleri, açılış konferansıyla başladı.
  • Trafikte zaman kaybetme derdi olmadan, ofis ortamı yerine evinin konforundan çıkmadan çalışmak, yakın zamana kadar birçok kişinin hayallerini süsleyen
  • Uzmanlar, yardımsever olmanın, kişinin maddi - manevi verdiği desteğin daha iyi hissetmesini sağladığını vurguluyor.
  • Yapılan bir araştırmaya göre çalışanların en üretken olduğu zamanın pazartesi günü saat 10:01 olduğu ortaya çıktı.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Anksiyeteyi anlattı. ‘Kibir, öz beğenidir. Bencil insanlar bu yüzden mutlu olamıyor. Çünkü insanın psikolojik doğası yalnız y
  • Randevu Al