HİPERTANSİYON DEPRESYON YARATIYOR

HİPERTANSİYON DEPRESYON YARATIYOR
Paylaş:

Uğur İlyas Canbolat

Hipertansiyon kişide stres, depresyon, panik bozukluk, cinsel işlev bozuklukları ve uyku sorunlarına neden oluyor.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yüksek tansiyon hastalığı çok yaygın. Elinde poşetlerle hipertansiyon ilaçları taşıyanlara sık rastlarız. Çevresine uyum problemlerine neden olan, öfke patlamalarına neden olan, insanı kalp kıran kişiler haline getiren hipertansiyonun psikiyatrik nedenleri ve eşlik eden hastalıkları Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Arıkan değerlendirdi.

-Tansiyon nedir?

Tansiyon kan akımının damar cidarına yaptığı basınca verilen isimdir

-Küçük ve büyük tansiyon neyi göstermektedir?

Büyük tansiyon sitolik kan basıncını ifade eder. Sistol kalbin atımına verilen isimdir. Küçük tansiyon diyastolik kan basıncına verilen isimdir. Diyasyol kalbin emme eylemine verilen isimdir.

- Küçük ve büyük tansiyonların riskleri nelerdir?

Hipertansiyon birçok risk içerir. İnme bunlardan birisidir. Ayrıca kalp yetmezliği, retina da vb hassas dokularda kanamalar ve ödem birer risk örnekleridir.

- Hiper olması neye bağlıdır?

Kan basıncı birkaç ölçüm ortalamasında 140/90 mmHg ve üstünde olursa hipertansiyon tanısı konmaktadır.

- Gün içinde en çok kullanılan kelimeler olmasını nasıl açıklıyorsunuz?

Öfkenin içe atılması hipertansiyon için gerçekten bir risk faktörüdür. İnsanlar bir şeye öfkelendiklerinde "tansiyonum fırladı" diyerek belki de bu gerçeğe temas etmektedir.

- Hipertansiyonun diyeti de hiper mi olmalı?

Hipertansiyon hastalarının tuzdan ve kolesterol içeren gıdalardan uzak durması gerekir. Bu duruma hiper-diyet denmesi hiç aklıma gelmezdi sevgili Uğur ama kulağa hiç de kötü gelmiyor doğrusu.

- Tansiyonu yüksek olan her hastanın birde psikiyatrik taramadan geçmesini gerekli görür müsünüz?

Hipertansiyon stres ilişkisi önemli bir saptamadır. Ta 1930'lu yıllardan beri bilinmektedir. Stres yanı sıra depresyon da hipertansiyonun vazgeçilmez komponentlerinden birisidir. Gerçi klasik literatürde her tansiyon hastasının psikiyatrik denetimden geçmesinin gerektiğine dair her hangi bir ifadeye rastlamazsınız ama günümüzde o boyutun da ele alınmasında hasta açısından gerçekten yararları olsa gerekir. En azından sigara bağımlılığına, diyet, egzersiz ve antihipertansif tedaye uyum ve yine antihipertansif tedavinin psikiyatrik komplikasyonlarını denetim altına alınmasını sağlamakta psikiyatrist görüşüne başvurmak çok yerinde olur kansındayım.

- Tansiyonu yüksek olan bir millet miyiz? En ufak tartışmalarda bile neden hemen tansiyonumuz yükselir?

Ülkemizde öyle bir araştırma var mı bilmiyorum.  Ama Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan araştırmalara bakılırsa hipertansiyonun sosyal boyutu olduğu anlaşılıyor. Dar gelirli kenar mahallede yaşayan insanlarda hipertansiyona daha çok rastlanıyor. Eh, bizim ülkemizde de dar gelirli olup kenar mahallede yaşayanların oranı hiç de küçümsenecek boyutta değil o halde insanımızın tansiyonu yüksektir öngörüsü hiç de iddialı olmaz kanısındayım.

-Hipertansiyon hastalarının kişilik değerlendirmelerinde nelere rastlıyorsunuz?

Bilinen en önemli özellik öfkenin içe atılmasıdır.

- Hipertansiyonlu kişiler ailede zor kişiler haline gelmekte midir? Geçimsizlikleri olur mu?

İfade ettiğim gibi hipertansiyonu olanlar aslında oldukça öfkeli insanlardır. Sosyal ilişki kurmakta veya ilişkileri yumuşak bir zeminde götürmekte ne yazık ki pek mahir olmayabilirler. O nedenle de geçimsizlik sık rastlanan bir durum olabilir.

- Sinir stres durumları yüksek yani?

Hem de oldukça yüksektir.

- 'Bu adam eskiden böyle değildi, çok değişti' şeklindeki cümleler hakikati anlatıyor mu?

Gerçekten de hipertansiyon kognitif değişikliklere yol açabiliyor. Malum kognitif süreçler kişiliğin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. İnsanların plan yapma, planı gerçekleştirme ve sona erdirme eylemleri hep kognitif özelliklerin sergilendiği hallerdir. Bu noktada bir sorun olması halinde kişi engellere tahammül edemeyebilir. Sinirlenip ve öfkelenebilir. Eski kişiliğinden farklı ise o zaman gerçekten durum dikkati çekebilir.

- Seksi öldürdüğünden çok yakınılan bir hastalık sanırım?

Kontrol altına alınmamış bir hipertansyion olgusunda hem kadın hem de erkekte ciddi cinsel işlev bozuklukları ortaya çıkmaktadır.

- Bu da ayrıca psikiyatrik desteği gerekli kılmaktadır herhalde?

Elbette.

- Stres burada da itici güç müdür?

Noktürnal penil tümesans (NPT) dediğimiz bir feneomen vardır. REM uykusu sırasında ortaya çıkan penis ereksiyonuna verilen isimdir. NPT negatifliğine hipertansiyonda sık rastlanmaktadır. O halde hadise stresten çok organik bir etyolojiye dayanmaktadır. Daha çok damarsal…

- Hipertansiyon hastalarında panik bozukluğa geçiş olmakta mıdır?

Panik bozukluk ile kardiyovasküler hastalıklar arasında yakın ilişki vardır. Ama hipertansiyondan panik bozukluğa geçiş tanımlayan her hangi bir bilgiye sahip değilim.

- Düşen işlevsellik depresif durumların habercisi sayılabilir mi?

Evet. Depresyonla hipertansiyon, mekanizmaları açısından birçok yakınlıklar göstermektedir. Eğer işlevsellik bozulursa diğer depresyon bulgularına bakmakta elbette yarar olacaktır.

- Başka hangi psikiyatrik hastalıklar eşlik ediyor?

Depresyon, demans, panik bozukluk, belirli kişilik bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları ana hastalık gruplarını teşkil etmektedir.

- 'Dünya Hipertansiyon Günü' gibi günlerinin olması neyi ifade ediyor?

Olayın önemini ifade ediyor. Mortalite ve morbidite yönünden ele alınırsa hipertansiyon toplum sağlığını tehdit eden en ciddi hastalıklar arasında yer almaktadır.

- Dünyada bir milyondan fazla olduğu söyleniyor? Neden bu kadar yaygın?

Biyo-psiko-sosyal birçok gerekçesi vardır. Beslenme koşullarının bozukluğu, sedanter (hareketsiz) hayat, sigara, alkol vb madde bağımlılıkları, yoksulluk vb stres faktörleri ilk aklıma gelenler bunlar…

-Hipertansiyon hastaları neleri istismar ederler? Örneğin sigara ve alkol gibi…

İfade ettiğiniz gibi, başta sigara olmak üzere alkol vb maddeler ile hipertansiyon arasında yakın ilişki olduğu bilinen bir gerçektir.

- Hoşgörü azlıkları sinirli oluşlarıyla mı ilgili?

Öfkeden desek daha doğru olur kanısındayım.

- Üzülmeleri hiç istenmez. Bunun mekanizmazı nedir?

Stres toleransları düşüktür. Sempatik sistemin kolay deşarj olması ile ilgilidir.

- İç hastalıkları ile birlikte mi izlenmelidir?

Evet.

- Uyum zorlukları yaşarlar mı hocam?

Kısıtlamış yaşam biçimleri nedeniyle sosyal ve psikolojik açıdan uyum güçlükleri vardır.

- Genetiğin bilinen etkisi ne kadardır?

Hipertansiyon bir semptomdur. %90-95 sebebi bilinmemektedir. Ama örneğin böbrek hastalıklarına Cushing'e vs hastalıklara eşlik etme olasılığı daima akılda tutulmalıdır. Zira o koşullarda tedavi stratejisi tamamen değişmektedir. Yani sebebi bilinmiyor ya da genetik deyip geçmemek gerekiyor.

- Hipertansiyon hastaları duygularını dışa vurma ve anlatma zorlukları yaşarlar mı?

Yukarda da ifade ettiğim gibi özellikle öfkelerini normal yolunda ifade etmekte güçlük çekmektedirler.

- Ameliyatlar ya da müdahaleler öncesi tansiyon yükselmesi heyecan ile mi kaygı ile mi bağlantılıdır?

"Beyaz önlük tansiyonu" olarak da bilinen hadisenin sebebi bilinmiyor. Kişi her şey yolundayken doktor ofisine geldiğinde tansiyonu çıkabiliyor. Daha çok stresle ilgili olduğu kanısı hakim.

- Baş ağrısına da yol açar mı?

Elbette hipertansiyon baş ağrısının önemli sebeplerinden birisidir.

- Uyku bozuklukları ile ilişkisi var mıdır? Ya da nasıl bir ilişkisi vardır?

Uyku ritm bozukluğu bu hastalarda sıklıkla rastlanan bir tablodur.

- Yetişkin yaşlarda fazla görülmesinin sebebi nedir?

Yaşla birlikte damar kompliansı bozulmaktadır. Ayrıca ateroskleroz vb patolojik süreçler daha da yaygınlaşmaktadır.

- Tedavisinde neler yapıyorsunuz?

Önce etyolojisi araştırılır. Damarsal, böbrekle ilgili, endokrin bir patolojinin bulgusu olup olmadığı vs analiz edilir. Eğer böyle bir durum varsa sebebe yönelik girişimde bulunulur. Yoksa antihipertanstif ilaçlarla tedavi edilir. Eşlik eden bir depresyon vb psikiyatrik tablo varsa gereken girişimde bulunulur. Yalnız o noktada seçilecek ilacın tansiyon krizine yol açar nitelikte olmamasına özel itina gösterilir.

-İlaç dışı tedavi imkanları da var mı yardımcı unsur olarak?

İlaç dışı tekniklerden meditasyon, biofeedback ve relaksasyon tekniklerinin su götürmez yararları vardır.