Hem Cinsel Hem Cinsel Sorunların Yeni Zanlısı: Cinsel Hedonizm

Hayatta yaptıkları her şeyde haz almayı ön planda tutuyorlar. Çalışmayan, üretmeyen ve sadece eğlenceye dayalı bir hayat tarzını benimseyen bu kişiler cinsel yaşamda da anlık zevkleri uzun vadeli mutluluklara tercih ediyor. Gelişmiş ülkelerden yayılan bu hedonist yaşam tarzı özellikle gençleri tehdit ediyor. Ancak uzmanlar yaşamı sadece hazza odaklamanın hem ruhsal hem de bedensel pek çok sorunu da beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor

20 yaşındaki üniversite öğrencisi Y. A., cinsel yaşamda sınır tanımadığı gibi, son zamanlarda uyuşturucu da kullanmaya başlamıştı. Psikiyatristi bu yaşam tarzıyla topluma, ailesine ve geleceğine zarar verdiğini söylediğinde genç adam hiç duraksamadan “Dünyaya bir kez geliyorum, canımın istediğini yapamayacaksam neden yaşayayım ki?” deyiverdi.

Doğrusu 20 yaşındaki bu üniversite öğrencisininkine benzer sözleri son zamanlarda sıkça duyar olduk… Özellikle de cinsel yaşamla ilgili sohbetlerde!

Amerikan sinemasının dünyayı etkisi altına almasıyla birlikte, iyice yayılan ve kendine taraftar bulan “hedonist” yaşam tarzı çalışmayan, üretmeyen sadece eğlenceye ve cinsel yaşama odaklanan bir model anlayışını savunuyor. Zaten hedonizm kelime anlamıyla “hazcılık, haz alma” anlamına geliyor. Sosyal bilimcilere göre çağımızın önemli sorunlarından biri hedonizm.

“Haz almanın” yaşamdaki tek ya da temel amaç olduğunu savunan ve ideal davranış biçimini de hazzın, zevkin peşinde koşmakla açıklayan bir yaşam anlayışı.

Bu düşüncenin bilimsel referans kaynağı ise ünlü ruhbilimci Sigmund Freud. İnsanın varoluş amacını zevklerin tatmini olarak tarif eden Freud, bu duygu bastırıldığı takdirde ruhsal rahatsızlıkların ortaya çıkacağını savunuyor. Günümüzde özellikle, sosyal gelişimlerini tamamlamış, ekonomik sorunlarını çözmüş olan gelişmiş ülkelerde cinsel tercihler, sapkınlıklar ya da fanteziler olarak artık hayal sınırlarını bile zorlayacak boyutlara ulaşıyor.

Cinsel duyguların bastırılmasını savunmuyoruz elbette. Ama madalyonun bir de öbür yüzü var. Sınırsızca yaşanan cinsellik pek çok sorunu beraberinde getirebiliyor. Bu konudaki sorularımızı  Memory Center Nöropsikiyatri Merkezinden psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile Pedam’dan psikiyatri uzmanı Mustafa Güveli’ye sorduk. Ve hedonizmin cinsel yaşama nasıl yansıdığını öğrendik!

Tatmin eşiği yükseliyor

Hedonistlerin tek bir hedefi var o da yaşamdan olabildiğince zevk almak. Arzuların zirvesinde yer alan cinsellik de “mutlaka tatmin edilmeli” bu düşünceye göre. Günümüzde tüketim ekonomisini hızlandırmak için kadının cinsel bir obje olarak görülmesi ve cinsel özgürlüğün benimsenmesi, cinsel yaşamda sınırların ortadan kalkmasına neden olan en önemli faktörleri oluşturuyor. Bunun sonucunda uzun yıllar süren ilişkilerin yerini fast food tipi ilişkiler almaya başlıyor.  Eskiden çiftler el ele tutuşmaktan bile çekinirlerken, günümüzde barda ayaküstü gerçekleşen kısa bir sohbet, gecenin sonunda yatak odasında sonlanabiliyor. Sık sık partner değişimi sonucu duyguların ön planda olmadığı bir cinsel yaşam da insanlarda tatmin eşiğinin yükselmesine yol açıyor. Kişi, cinsel arzularını tatmin edebilmek için daha yoğun bir çaba içine girmek zorunda kalıyor. Öyle ki, eskiden el ele tutuşmaktan bile haz alan insanlar, günümüzde zevk almayı arttıran maddeler almadan boşalamaz hale geldiler. Bunun sonucunda cinsel yaşamdan haz alabilmek için çeşitli arayışlara girmeye başlıyor; her türlü fanteziyi yaşamayı adeta ilke ediniyor, sık sık partner değiştiriyor, grup sekse yöneliyor, pornografik materyallerden yararlanıyor, zevki arttıran ya da boşalmayı geciktiren maddeler kullanıyor, aşırı alkol tüketiyorlar.

Anlık zevkler tehlike yaratıyor

İnsanoğlunun haz duyduğu en önemli şeylerden biri hiç kuşkusuz ki yemek yemek.  Ağızda unutulmaz bir tat bırakan çilekli pastaya, kıymalı böreğe ya da pizzaya kim karşı koyabilir ki? Ancak yemeğe sınır konulmayınca pek çok ülkede ciddi bir sağlık sorunu ortaya çıktı; obezite! Adeta bir salgına dönüşen obezitenin ise kanser dahil pek çok hastalığı tetiklediği günümüzde kanıtlanan bir gerçek. Bu nedenle sağlıklı bir yaşam için yemek yeme zevkine sınır konulması nasıl doğruysa, cinsel eylemlere de kısıtlama getirilmesi bir o kadar önemli uzmanlara göre. Peki ama cinsel yaşama sınır konulması neden bu kadar önem taşıyor? 

Hastalıklara davetiye çıkarıyor

Cinsel beklenti düzeyi artan erkek, kadını yasak zevklerin aracı olarak görmeye başlıyor. Bunun sonucunda özellikle eşi yaşlandığında cinsel obje arayışına giriyor. Maddi sıkıntısı yoksa ve imkanları da müsaitse eşini her fırsatta aldatıyor ve bu da ailenin parçalanmasıyla sonuçlanabiliyor. Cinsel yaşamda hedonizmin neden olduğu bir başka önemli nokta da, cinsel yolla bulaşan hastalıklara adete davetiye çıkarması. Günümüzde AIDS’in tüm dünyada hızla yaygınlaşması da bunun en önemli kanıtı.

Ruhsal çöküntü nedeni

Duygunun ön planda olmadığı, sadece hazza yönelik gerçekleşen cinsel ilişkiler ise pek çok sorunu beraberinde getiriyor. Cinsel yaşamlarında sınırsız beklentiye giren hedonistler hep bir arayış içinde oluyor. Ancak zevk eşikleri yükseldiği için  de pek çok deneyimden sonra cinsel ilişkiden artık tatmin almamaya başlıyorlar. Bunun sonucunda ümitsizliğe ve karamsarlığa kapılıyor, öfkeli ya da saldırgan tutumlar sergiliyorlar.  İşte bu noktada ruhsal çöküntünün pençesine girmeleri kaçınılmaz oluyor. Uzmanlar, cinsel yaşamın monotonlaşmasıyla birlikte hedonistlerde depresyon ve anksiyete gibi ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıktığı uyarısında bulunuyor. Kimi zaman baş ağrısının da eşlik ettiği huzursuzluk, tedirginlik ve karamsarlık bu kişilerde en sık görülen yakınmalar. Hedonist yaklaşım aynı zamanda cinsel işlev bozuklularına da yol açıyor. Erkeklerde en sık ereksiyon kaybı, kadınlarda da orgazm güçlüğü gelişiyor.

Anlık değil, uzun vadeli!

Hedonizmin temel mantığı olan “günümü gün edeyim” şeklinde yaklaşım sergileyen insanlar hep bir belirsizlik içinde yaşıyor. Kendilerini pek çok yönden riske atıyorlar. Psikiyatri uzmanı Dr. Mustafa Güveli, hedonist yaklaşımı kapalı gözlerle karanlık bir uçurumun kenarında dolaşmaya benzetiyor. Bu uçurumdan her an düşme riski ise çok yüksek. Dolayısıyla hüsrana uğramamak için insanın geçmişini, bugününü ve geleceğini çok iyi düşünmesi gerekiyor. Uzmanlar,  sağlıklı bir yaşam için insanların anlık değil, uzun vadeli zevklere odaklanmaları gerektiğine dikkat çekiyor. Bunun için de cinsel özgürlüklerine sınır koyabilmeyi ve isteklerini ertelemeyi başarabilmeliler. Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre, cinsel ilişki süresi ortalama 8 dakikayla sınırlı kalıyor. Üstelik, duygunun ön planda olmadığı bir cinsel birliktelik sonrasında pişmanlık, huzursuzluk ve yalnızlık duyguları da baş gösteriyor. Oysa, yoğun çabalar sonucunda bitirilen bir proje, insanın dakikalarca değil, günlerce haz almasını sağlayabiliyor. Dolayısıyla mutlu olabilmek için somut zevklerin yanı sıra soyut zevklere de odaklanmak büyük önem taşıyor. Ayrıca, uzmanlar çocuklara da cinselliklerini keşfettikleri dönemde, üretmenin zevkini öğretmek gerektiğini söylüyor.

 

Cinselliği nasıl yaşarlar?

Sık sık partner değiştirirler

Cinsel yaşamlarında duygular değil, anlık zevkler ön plandadır

Zevk eşiğini yükseltmek için her türlü fanteziyi denerler

Alkol ve uyuşturucu maddeye yönelirler

Boşalma sürecini geciktirecek ya da zevk almayı arttıracak madde veya materyallerden yararlanırlar

 

HEDONİSTLER

Değer Yargıları

“Her arzunu tatmin et, her zevki tat" ilkesini benimserler. Bunu engelleyen her şeyi düşman olarak algılarlar.

”En kutsal değer senin çıkarındır” düşüncesi ön plandadır. Kendi çıkarları için feda edemeyecekleri değer yoktur.

Ben merkezcidirler. Şahsi menfaatlerini çok iyi kollarlar.

Narsisttirler, sadece kendilerini severler. Kendilerini özel ve önemli görürler.

Alçakgönüllülüğü ahmaklık olarak kabul ederler. Övgü ile beslenirler, eleştirilmekten hoşlanmazlar.

Nelerden kaçınıyor?

Çalışmayı sevmezler. Onlara göre kazanmak için ter dökmek ahmaklıktır. İş ve çalışma, zamandan ve keyiften alıp götüren şeylerdir.

Kurallar, yasaklar ve sınırlar en nefret ettikleri şeylerdir.

Ölüm gerçeği onları çok rahatsız eder. Düşünmemek için en büyük silahları ise alkol ve keyif verici maddelerdir.

Kadın, yasak zevklerin aracıdır. Aile sorumlulukları ve çocuk sahibi olmak rahatlarını kaçırır. Bu nedenle hedonistler evlenmekten kaçınırlar veya uzun süreli ilişki kuramazlar.

 

Funda Çatar

Kaynak: Formsante Dergisi, Nisan 2005