E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Hayaller Gerçeklik Algısını Değiştirebilir

Hayallerimiz, Gerçeklik Algımızı Nöral Düzeyde Değiştirebilir. Hayalin küçücük bir miktarı hayal olmanın biraz ötesine geçebiliyor.

Hayaller Gerçeklik Algısını Değiştirebilir

Nature Communications'da yayımlanan bir araştırmada, duygusal olarak nötr bir yerde gerçekleşen bir senaryo hayal etmenin gerçekte o yere olan tutumumuzu değiştirebileceğini ortaya koydu.

Hayal edilen bir şeyi gerçeğe dönüştürme arzusu, muhtemelen hayal etmenin kendisi kadar eskidir. Ancak hayalin küçücük bir miktarı hayal olmanın biraz ötesine geçebiliyor.

Nature Communications‘da yayımlanan bir araştırmada, duygusal olarak nötr bir yerde gerçekleşen bir senaryo hayal etmenin gerçekte o yere olan tutumumuzu değiştirebileceğini ortaya koydu.  Harvard University ve Max Planck Institute’den araştırmacılar, hayal edilen olaylardan neler öğrendiğimizi araştırmak için; önce ABD’de, ardından da aynı deneyi Almanya’da tekrarladılar.

Yapılan deneyde, katılımcılardan; sevdikleri insanlardan, hoşlanmadıkları insanlardan ve duygusal anlamda nötr oldukları yerlerden oluşan bir liste yapmaları istendi. Ardından, sevdikleri bir kişiyle duygusal anlamda nötr hissettikleri bir mekânda buluştuklarını hayal etmeleri istenirken, bir yandan da fMRI tarayıcısıyla beyin aktiviteleri gözlemlendi.

Toplamda fMRI taramasına tabi tutulan 60 kişiden ancak 48’inin verilerinden tutarlı sonuçlar elde edildi. Yapılan MRI taramaları, bu senaryoları hayal etme yeteneğimizin; beynimizde risk, korku, karar verme ve ahlâki değerlendirme işlemlerinden sorumlu bir bölge olan ventromedial prefrontal korteksi (vmPFC) içeren bir ağda aktifleşme meydana getirdiğini ortaya koydu. Araştırmacılara göre, bu bölge, genel bir resmi oluşturan tüm beyin bilgisini bir araya getirerek çevremizin temsillerini oluşturuyor.

Ekibe göre, vmPFC tekil mevcudiyetleri (tam olarak insanları) kodlamıyor, fakat kodlanmış bireysel özelliklerin örgüleri, beynin bu bölgesi içerisinde tekil anlamda yerleri veya bireysel anlamda insanları temsil ediyor. Öte yandan katılımcıların nötr yerlere yönelik tutumlarının, bu sinir düzenlerindeki aktivite düzeylerinde meydana gelen değişikliklerle değiştiği görüldü.

Yani, sevdiğiniz bir arkadaşınızı bir asansör içerisinde hayal ettiğinizde, hem arkadaşınızın (sureti) hem de asansörün temsili, beyninizin ventromedial prefrontal korteksinde aktifleşmeye neden oluyor. Bu da şu anlama geliyor; beynin bu bölgesi bu iki temsili birbirine bağlayabiliyor ve böylelikle de sevdiğiniz kişiye verdiğiniz değer daha önce nötr hissettiğiniz asansöre aktarılabiliyor.

Tutumların bu yolla aktarılabilmesi, beyin bölümlerinin sadece zihnimizdeki yere dair hayalleri tuttuğunu değil aynı zamanda gerçek yerin değerlendirmesini de kodladığını gösterir. Bu yüzden de, hayaller, tıpkı gerçek olaylar gibi, gerçek dünyaya olan tutumumuzu da etkileyebilir.

Fiziksel Gerçekliği Değiştirmiyor

Sadece bir hayal ile bir yere olan tutumumuzu değiştirebileceğimize dair bu deliller, düşünce kalıplarımızı değiştirmenin dünyaya verdiğimiz tepkileri anlamlı bir şekilde değiştirebileceği fikrine de ağırlık veriyor. Bu da zihinsel sağlık için önemli bir konsept olarak yanı başımızda duruyor.

Ancak burada altını özellikle çizmemiz gereken bir şey var: Hayalgücüyle değişime yol açma gücü, yalnızca algılarımız, psikoloji ve fizyolojimiz üzerindeki olası etkileri için geçerlidir. Kişisel gelişim kitaplarının vadettiği gibi, hayallerimizin fiziksel gerçekliği değiştirmeye hala hiçbir etkisi yoktur.

Ancak, yaşamlarımızda ne kadar yıkıcı algıların ve duyguların olabileceği göz önüne alındığında, bu fenomen hakkında daha fazla bilgi sahibi olmanın çok faydalı olabileceğini söyleyebiliriz. Araştırmacıların da vurguladığı gibi, bu çalışmada, olumlu hayallerin, çevremize dair daha olumlu bir tutum geliştirmemizde etki sahibi olabileceği gösteriliyor.

BİLİM FİLİ



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: