Hamilelik süresi niçin 9 ay?

Bebekler niçin dokuz ay sonra dünyaya geliyor? Hamilelik süresi niçin dokuz ay? İşte cevabı.

Hamilelik süresi niçin 9 ay?

Bebekler niçin dokuz ay sonra dünyaya geliyor? Hamilelik süresi niçin dokuz ay? İşte cevabı.

Sorunun yanıtı bugüne kadar şöyleydi: Daha fazla büyürlerse doğum kanalından geçemezler. Bir Amerikalı şimdi başka bir hipotez sundu: Annenin metabolizması daha büyük bir bebeği besleyemiyor. Diğer primatlarla karşılaştırıldığında “Homo sapiens” iki açıdan özel bir model oluşturur. Daha büyük bir beyne sahip insan aynı zamanda iki ayak üzerinde hareket ediyor. Bu iki özellik oldukça alışılmışın dışında olmakla birlikte evrimsel bir ikilem de yaratmıştır. Nitekim büyük bir beyin ancak büyük bir kafatasında yer bulur ki bu da doğum anında hareketsiz bir “kemik halkadan” geçmek zorunda. Bugüne kadarki bilimsel görüşlere göre leğen kemiğinin genişlemesi iki ayak üzerinde yürüyüşe engeldi. Bilim insanları bundan “Obstetrical dilemma” (obstetrik ikilem) olarak söz eder. Evrim buna çözüm olarak hamileliği dokuz ayla sınırlandırmış. Antropologlara göre bu durum bebeğin kafatasının daha fazla büyümesini engellerken, diğer primatlara karşın göreceli olarak daha az gelişmiş dünyaya gelmelerine neden oluyor, ki bu da bebeklerin daha fazla bakıma ihtiyacı olduğu anlamına geliyor. İki ayak üzerinde yürüme, zor doğum, kadının kalçası, büyük beyin ve göreceli olarak bakıma muhtaç bebekler gibi ilginç fenomenler birbirleriyle ilişkilendirilmekte. “Obstetrical dilemna” teorisi on yıllardır antropolojide öğretiliyor. Ama bu tez için kanıtlar aradığımda bir tane bile bulamadım diyor Rhode İsland Üniversitesi bilim kadını Holly Dunsworth. Dunsworth ve ekibi bir araştırma çerçevesinde kadınları yürüyen bant üzerinde yürüterek hareketlerini analiz etti. Beklenenin aksine leğen kemiği genişliği ve hareketlilik arasında bir ilişki bulamadı. Doğuma uygun bir yapı kesinlikle yürümek veya koşmak için engel değil. Araştırmamız doğum kanalı büyüklüğünün, hareketlerimiz yüzünden kısıtlandığı görüşünün doğru olmadığın gösterdi diyor Dunsworth. Geniş bir kalçaya sahip olmak doğru dürüst yürüyememek anlamına gelmiyor. Araştırmacıya göre ayrıca hamilelik süresi de kesinlikle kısalmamış. Hatta beden boyuna göre hamilelik diğer primatlarla karşılaştırıldığında göreceli olarak biraz daha uzun. Ve bebekler de biraz daha büyük. Dunsworth geçerli olan teoriyle alternatif bir açıklama getirdi. Beden boyu bugüne kadarki araştırmalara göre metabolizma hızına bağlı. Harvard Üniversitesi’nden Peter Ellison ve Hunter College’den Herman Pontzer daha önceleri bu ilişkinin insanın doğum tarihinden sorumlu olduğunu gösteren kanıtlar bulmuştu. PNAS dergisinin son sayısında hipotezlerini şimdi Dunsworth ile birlikte formüle ettiler. Doğum, annenin hamilelik ve bebeğin gelişimi için artık yeterli enerji sağlayamadığı zaman gerçekleşiyor. Önemli evrimsel faktör leğen kemiği değil enerji. diyor Dunsworth. Hamile kadınların metabolizmalarıyla ilgili verileri de bu hipotezi destekler gibi. Buna göre doğum, annenin metabolik tehlike sınırına ulaşması halinde gerçekleşiyor. Anlaşıldığı üzere kadın bedeni, sınırsız enerji rezervi bulunsa bile istediği kadar kalori yakamıyor. Dunworth’a göre bu durum bebeklerin niçin göreceli olarak “aciz” olarak dünyaya geldiklerini de açıklıyor. Şempanze yavruları bir aylıkken emeklemeye başlarken, bebekler altıncı aydan sonra emekleyebiliyorlar ancak. İnsanın, şempanzenin gelişim evresini yakalayabilmesi için on altı aylık bir hamilelik dönemi yaşaması gerekiyor ki bu da enerji açısından imkânsız. CUMHURİYET BİLİM TEKNOLOJİ EKİ
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Randevu Al