Evliliğin en büyük düşmanı inat

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Evliliğin en büyük düşmanı inattır” dedi.

Evliliğin en büyük düşmanı inat
Paylaş:

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin birlikte yürüttüğü ‘Değerler Akademisi’ Instagram canlı yayın konuğu oldu. ‘Evlilik Hayatı ve Aile Yaşam Becerileri’ konusunu ele alan Tarhan, aile içerisinde huzurlu ortamı yakalamak için eski sorulara yeni cevaplar verilmesi gerektiğini vurgulayarak; “Evliliğin en büyük düşmanı inattır. İnatçı kişilerde düşünce katılığı oluşur, arkasında müthiş bir ego kararması vardır ve bu kararma çağın hastalığıdır.” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Evliliğin en büyük düşmanı inattır”

“Eski sorulara yeni cevaplar vermek gerekir”

Moderatörlüğünü Prof. Dr. Mustafa Taşlıyan’ın yaptığı programda aile değerlerinin yıpranması ve özgürlüklerin aileye zarar vermesi konularına değinen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bizim aile ile ilgili yenidünyadaki yeni doğrular ile eski sorulara yeni cevaplar vermemiz lazım. Nasıl anne olunur, nasıl baba olunur gibi sorulara yeni cevaplar vermek gerekir. Dünyada bir kriz var ve Türkiye’de de şu an hane kırılganlığı artmış durumda. İnsanlara niye eskisi gibi çocuk yapılmıyor diye kızmak doğru değil çünkü şu anda toplumdaki normlar bozuldu. İnsanlar evlenmekten korkuyor. Şu an bu korkuya kötü örneklerin artması neden oluyor ve kötü hikâyelerin artması sonucunda insanlar evliliğe daha temkinli yaklaşıyor.” dedi.

“Ego kararması çağın hastalığıdır”

Evlilikte ekonomik, kültürel, sevgi ve güven denkliği gibi denkliklerin varlığından bahseden Tarhan, “Bu denklikler varsa problem çözmek kolay ama evliliğin anlamını bilmeyen insanlar eşim babam gibi olsun dediğinde eşi babasına benzemediği zaman sıkıntı yaşayacaktır. Bu gibi durumlarda erkekte hayal kırıklığına uğrayacaktır. İnsan evlendikten sonra empati yapmalıdır, evlendikten sonra herkes bir hayat senaryosu ve birikimlerle geliyor fakat evlenince yeni aktörler giriyor işin içine. Böyle durumlarda hayat senaryolarını yeniden yazmak gerekiyor ve ne yazık ki bunu inatçı kişiler yazamıyor. Evliliğin en büyük düşmanı inattır. İnatçı kişilerde düşünce katılığı oluşur, arkasında müthiş bir ego kararması vardır ve bu kararma çağın hastalığıdır.” ifadelerini kullandı.

“Aile kavramı bilimsel metodoloji ile öğrenilmeli”

Prof. Dr. Tarhan, çalışmalarını dört gruba ayırdıklarını söyleyerek; “Genç grup, evlilik hazırlığı yapan grup, evlenmiş ve ufak tefek sorun yaşayan grup ve son olarak avukata gidecek kadar şiddetli geçimsizlik yaşayan grup. Bu gruplara göre model oluşturduk. Türk kültürüne uygun model oluşturduk çünkü Batı kültürünü uyguladığımız zaman aile yapımıza uymadı. Aile bir toplumun yapı taşıdır, vücutta hücre ölürse insan ölür. Aileler en küçük toplumun iletişim alanıdır, ailenin güvenli alan haline gelmesi lazım ki sağlıklı çocuklar orta çıksın. Daha önce anneanne babaanne vardı gençlerin hatalarını düzeltiyorlardı. Şimdi eskisi gibi değil o yüzden insanların aile kavramını bilimsel metodoloji ile öğrenmesi lazım.” dedi.

“Aile hayatında güven esas olmalıdır”

Şu anda aileye yatırım yapmanın en önemli şey olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Mangal yanar ve karşısında ısınırsınız, çok yakın olan yanar uzak olan ise sıcaktan faydalanamaz fakat ateşin sönmemesi için devamlı beslemek gerekir. İşte evlilikte böyledir, mangaldaki ateş gibi devamlı ısıtmak, beslemek ve yatırım yapmak gerekir. Ailede yapış yapış ilişkiler sıkıcıdır ve insanı yıpratır. Mesela anne çocuğun çekmecesini, tüm eşyalarını karıştırırsa bu sefer çocuk anneden kaçar ve yalan söylemeye başlar ki bu çok yanlıştır. Çünkü aile hayatında güven esas olmalıdır. Evde korku değil güven baskın olmalıdır. Peygamber Efendimizin hayatında görüyoruz ki şefkat ve güven ortamı var. Şefkat öyle bir değer ki sevgiden daha büyük çünkü karşılıksız. Şefkatte ego tatmini yok empati var ve ailedeki güven ortamı empati ve şefkat ile sağlanır.” şeklinde konuştu.



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: