En eski kulak kemikleri

Atalarımızın kalıntıları arasında üç kulak kemiği son derece enderdir. Çünkü bu minik kemikler toprakta çok nadiren koruma geliyor.

En eski kulak kemikleri

Atalarımızın kalıntıları arasında üç kulak kemiği son derece enderdir. Çünkü bu minik kemikler toprakta çok nadiren koruma geliyor.

kemiklerŞimdi bu minik kulak kemiklerine ait kalıntılar bulundu. Kemikler insan ve maymununkine benzer parçalardan oluşuyor (Proceedings of the National Academy of Sciences). Hatta çekiç kemiği, insansı özellikleri yansıtan en eski fosil kalıntısı olabilir... Örs, çekiç ve üzengi kemikleri olmasaydı tamamen sağır olurduk. Çünkü birbirine bağlı bu üç kemik, sesin kulak zarından iç kulağa iletilmesine izin veriyor. İnsan, insansı maymun ve diğer memelilerdeki farklı biçimleri ve yapıları nedeniyle bu kemikler, her türün ne şekilde duyduğu hakkında bilgi verir. Ayrıca bu kemikler doğumdan sonra hemen hemen hiç değişmedikleri için de soy geçmişindeki değişimleri anlaşılabilir. Örs, çekiç ve üzengiden oluşan kemik takımı Güney Afrika’da gün ışığına çıkarılan Paranthropus robustus fosilinde bulundu. Bu çok güçlü yapılı öncü insan, yaklaşık 1,8 milyon yıl önce yaşamış ve soy çizgimizin yan dalı olarak kabul ediliyor. Araştırmacılar ayrıca bir Australopithecus africanus kafatasında da bir çekiç ve üzengi kemiği buldu. Fakat iki milyon yıl önce yaşayan bu öncü insan türünün modern insanın doğrudan atası mı yoksa bir yan kolu mu olduğu henüz bilinmiyor. Buluntu ilk kez modern insanın kulak anatomisiyle karşılaştırıldı. İki öncü insan türündeki kulak kemikleri, modern insanınkine çok benziyor. İnsanda çekiç kemiğinin sap kısmı (Manubrium) insansı maymununkine kıyasla daha kısa ve kalındır. Aynı özellik Paranthropus robustus ve Australopithecus africanus’da da görülmekte. Çekiç başı ve sapı arasındaki açı da belirgin bir şekilde insanınkine benziyor. Bu özelliğin iki öncü insanda da bulunması, son ortak atadan geçmiş olduğunu gösteriyor. Fakat Paranthropus’un örs kemiği ve iki öncü insandaki üzengi kemikleri, insandakinden çok günümüzdeki şempanzelerinkine benziyor. İnsanınkine benzer çekiç ve maymununkine benzer örs kemiğinden oluşan kombinasyon, bu öncü insanlarının işitme yetilerin hakkında da bilgi vermekte. Çünkü primatların birçoğunda daha kısa olan örs kemiği, orta frekans alanını biraz daha zor işitmelerine neden oluyor. Fakat bu eksiklik örs kemiğinin farklı biçimlenmiş olması nedeniyle insanda bulunmaz. Bu insan kulağını diğer primatlardan ayıran en önemli özelliklerinden biri. Son araştırmaya göre, Paranthropus robustus’un kulak anatomisi insansı maymun ve insan arasında yer alıyor. Bu da bu öncü insan türünün sesleri insana benzer bir şekilde işitmeye başladığı anlamına gelmekte. BİLİM TEKNOLOJİ EKİ