Düzenli süt iç tansiyonu dengele!

Her yaşta içilmesi önerilen ve vücuda birçok faydası bulunan sütün, kalp sağlığını yakından ilgilendiren hipertansiyonu önlediği biliniyor. Uzmanlar hipertansiyonu kontrol altında tutmak için günde iki bardak süt içilmesi gerektiğini vurguluyor.

Düzenli süt iç tansiyonu dengele!

Her yaşta içilmesi önerilen ve vücuda birçok faydası bulunan sütün, kalp sağlığını yakından ilgilendiren hipertansiyonu önlediği biliniyor. Uzmanlar hipertansiyonu kontrol altında tutmak için günde iki bardak süt içilmesi gerektiğini vurguluyor.

tansiyon_sutÇocukluktan itibaren düzenli olarak tüketilmesi önerilen sütün, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan kalp hastalıklarının önlenmesinde de etkili olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, sütün içerisinde kan basıncının düşürülmesinde etkili olan protein, kalsiyum, fosfor gibi besin öğelerinin bulunduğunu vurguluyor. Sütün bu özelliği ile hipertansiyonu dengede tutarak olası kalp hastalıkları riskini de azalttığı ifade ediliyor. Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, süt tüketiminin hipertansiyonu ve kalp sağlığını doğrudan olumlu etkilediğini söyledi. İnanç, “Her gün yeterli miktarda süt içerek kalbin iş yükünü artıran ve atar damarlara zarar veren hipertansiyondan korunmak mümkün. Hipertansiyon zaman içinde özellikle kalp, böbrek, göz ve beyine kan götüren atar damarlarda hasar oluşmasına neden olmaktadır. Özellikle tansiyon hastaları başta olmak üzere, yaşı ne olursa olsun herkesin düzenli olarak 2 bardak sağlıklı süt içerek tansiyonlarını dengelemesi mümkün” şeklinde konuştu. Hipertansiyonun inme, kalp krizi ve böbrek yetersizliğinin önemli kilit nedenlerinden biri olduğunu da kaydeden İnanç, “Süt ve süt ürünlerinde bulunan kalsiyumun alımı azaldıkça arteriyel kan basıncı artarak hipertansiyona neden olmaktadır. Bu nedenle kalsiyum tüketiminin artırılması gerekmektedir. Kalsiyum ve fosfor açısından en zengin besin de süt ve süt ürünleridir” dedi. Kan basıncındaki yükselmenin yıllarca belirti vermeden sinsice ilerleyebileceğine de dikkat çeken İnanç, bu durumun uzun vadede kalp, böbrek, göz ve beyin damarlarına kalıcı hasarlar verebileceğinin altını çizdi. MİLLİYET
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Erkekler için çocuk sahibi olmak büyük bir sorumluluk gerektiriyor. Eşiniz baba olmaya hazır mı? İşte cevabı.
  • Sosyal medyada sahte profillere dikkat! Sanal dünyadaki tuzaklara dikkat! Prof. Dr. Sevil Atasoy, internet üzerinden kurulan tuzaklara karşı bilinçlen
  • Uçağa bindiğimizde normal tat alma duyumuzu biniş kapısında bırakırız. Neden mi?
  • Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Türkiye'nin ilk nöropsikiyatri hastanesi olan NP İstanbul Beyin Hastanesinin kurucusu ve aynı zamanda Üsküdar Ün
  • Harvard Üniversitesi’nden psikolog Dr. Martha Stout, Yanı Başınızdaki Sosyopat isimli kitabında bir sosyopatİ ele veren 10 işareti açıkladı. Bir sosy
  • Geçirdiğiniz çocukluk gelecekteki yaşlılığınızı belirliyor. Bana çocukluğunu anlat, sana nasıl bir yaşlı olacağını söyleyeyim!
  • Randevu Al