Dizi izlerken çok yiyenlerden misiniz?

Dizi izlerken çok yiyenlerden misiniz? Dizi izlerken ne yediğinize dikkat edin! Duygusal problemler, yeme bağımlılığını tetikliyor.

Dizi izlerken çok yiyenlerden misiniz?

Beyinde oluşan kimyasal etki ile meydana gelen bağımlılıkların nedenleri, yalnızca alkol ve madde ile sınırlı değil. Gıdaların da beyinde benzer bir bağımlılığa yol açtığını vurgulayan uzmanlar; şeker, tuz, un ve yağ içeren ürünlerin bağımlılık yapan gıdaların başında olduğuna dikkat çekiyor.

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezinden Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, yeme bağımlılığı hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Bağımlılık yapan faktörler; alkol ve madde ile sınırlı değil!

Yrd. Doç. Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, “Nasıl ki alkol ya da maddenin oluşturduğu kimyasal etki beyinde bir bağımlılık oluşturuyorsa, özgül bazı gıdaların da beyinde benzer bir bağımlılığı oluşturabildiği düşünülmektedir” diyerek,

“Bağımlılık yapan gıdalar sıklıkla şeker, tuz, un ve yağ içeriği yüksek gıdalardır. Cips, kurabiye, pasta, dondurma, çikolata gibi gıdalar en sık görülen örneklerdir” diye konuştu.

Tokluk halinde bile, yeme isteği devam ediyor

“Bu gıdaların tüketimi, beyinde haz alımından sorumlu olan ‘ödül merkezi’ ni uyararak keyif duygusu yaşanmasını sağlar” diyen Yertutanol, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeme bağımlılığı olan kişiler tok olsalar bile belirli gıdalara karşı bir açlık (aşerme) hissederler, yedikten sonra suçluluk duyarlar ve bu gıdaları yemeyi bırakma çabaları sıklıkla başarısızlıkla sonuçlanır. Kişiler kısa süre sonra tekrar keyif alma isteği ile bu tür gıdaları tüketmekte normal sınırları aşarlar, bu davranışı kontrol etmekte zorlanırlar, kendileri için olumsuz sonuçlar doğuracağını bildikleri halde bu gıdaları aşırı tüketme davranışlarını durduramazlar. Kişiler zamanlarının çoğunda bu gıdaları arama, bulma, tüketme gibi davranışları gösterirler.

TV karşısında tüketilenler, bağımlılığa yol açabilir!

Yeme bağımlılığının başlaması duygusal problemlerin varlığı ile tetiklenebilir. Lezzetli gıdaların keyif verici etkisi duygusal sorunların verdiği rahatsızlıkla baş etmede kullanılır. Bazense kişilerin, kilo verme amacıyla yapılan oldukça kısıtlayıcı diyetler sonrasında gıdalarla olan ilişkisi bozulabilir. Televizyon karşısında farkında olmadan bu tür gıdaların tüketilmesi de bağımlılığın gelişmesini başlatıcı bir etken olabilir.

Yeme bağımlılığı, tedavi edilebilir mi?

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, yeme bağımlılığının tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri verdi:

“Tedavide amaç; yeme ataklarının sıklığını azaltmak, kilo kaybı sağlamak ve ilişkili psikolojik sorunların çözülmesini hedeflemektir. Sıklıkla kullanılan yöntemler bilişsel davranışçı terapiler, beslenme danışmanlığı, duruma göre atidepresan ve/veya antikonvülzan ilaçları içeren farmakoterapilerdir. Bilişsel davranışçı terapilerde kişilerin bu bozukluğu tanımaları için psikoeğitim verilir. Sonrasında işlevsel olmayan düşüncelerin fark edilmesi ve değiştirilmesi amaçlanır. Ayrıca davranışsal müdahalelerde bulunulur. İlaç tedavileri ise eşlik eden psikiyatrik hastalığa göre ve muayenede anlaşılan belirtilerin yoğunluğuna göre hekim tarafından planlanır. Beslenme danışmanlığı ile ise kişinin sağlıklı beslenme davranışlarını edinmesi sağlanır.”

Paylaş:



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Gebelik döneminde depresyon ve anksiyete bozukluklarının sık görüldüğünü belirten uzmanlar, anne adayındaki ruhsal hastalığın tedavi edilmemesinin ann
  • “Mutluluk bilimi” olarak da adlandırılan pozitif psikoloji, son yıllarda dünya çapında ilgi görüyor. Üsküdar Üniversitesi’nin 2013 yılından itibaren z
  • Yeni yılı mutlu geçirmek için pozitif düşünün! Yeni başlangıçlar için pozitif düşünün.
  • Hedef belirlemek için en uygun an nedir?
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Anksiyeteyi anlattı. ‘Kibir, öz beğenidir. Bencil insanlar bu yüzden mutlu olamıyor. Çünkü insanın psikolojik doğası yalnız y
  • İnsanın dünyaya geldiği andan itibaren öğrenme sürecinde olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Öğrenmek yeni durumlara uyum sağlama becerisidir.
  • Randevu Al