Dişçi korkusunu böyle yenin!

Çocukların diş hekimi korkusunu yenmelerinde anne-baba ile diş hekiminin ortak hareket etmesinin çok yararı var.

Dişçi korkusunu böyle yenin!
Paylaş:

Çocukların diş hekimi korkusunu yenmelerinde anne-baba ile diş hekiminin ortak hareket etmesinin çok yararı var.

Haber2Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Pedodonti Anabilim Dalı Öğretim Üyesi  Yrd. Doç. Dr. Adem Kuşgöz, çocukların diş  hekimi korkusunu yenmesi için hem diş hekimine hem de aileye büyük görevler  düştüğünü belirtti. Erişkin bir hastanın tedavisinin genellikle hasta ve hekim arasındaki  birebir ilişki çerçevesinde şekillendiğini vurgulayan Kuşgöz, "Oysa çocuk  hastanın tedavisi bire iki ilişki içerisinde gerçekleştirilmekte. Burada hekim  hem hasta ile hem de ebeveyn ile ilişki içerisindedir. Bu ilişkinin merkezinde  çocuk vardır ve hem hekimin hem de ebeveynin ilgisinin odağını oluşturmaktadır"  diye konuştu. Çocuklarda, diş hekimi korkusunu yenmek için aileye düşen sorumlulukların  başında, çocuğu dişlerinde herhangi bir problem olmadan önce diş hekimi ile iş  birliği içerisinde bu ortamla tanıştırmak olduğunu vurgulayan Kuşgöz, şöyle devam  etti: "Aileler, tedavi öncesi çocuğun olumsuz bir diş hekimi veya doktor  deneyimi var ise önceden diş hekimlerini bilgilendirmeli. Eğer çocuk ilk defa diş  hekimine dişlerinde oluşan şikayet üzerine gitmek zorunda kalırsa, aileler  randevu öncesi çocukları ile konuşup yapılacak işlemler hakkında onları  bilgilendirmeli. Aileler günlük hayatlarında örneğin iğne gibi hekimlerin  kullandığı araçları çocuklarına karşı korkutma objesi olarak sunmamalı. Aileler  çocukların çevresindeki kardeş ve akranlarından alacakları olumsuz deneyimleri  izole etmeye çalışmalı. Mümkünse aileler çocuklarını sayıları hızla artan çocuk  diş hekimi uzmanına yönlendirmeli." ÇOCUK RUH SAĞLIĞI İÇİN HER TÜRLÜ BİLGİYE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN DİŞ HEKİMİNE DE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR Kuşgöz, hekimlerin de çocuk hastaya yaklaşımlarının önem taşıdığını dile  getirerek, "Bu yaklaşımda sadece çocuk değil, ebeveynler de dikkate alınmalı ve  onlarla iş birliği içerisinde hareket edilmeli. Çocuğa yönelik muayenehanesinde  değişiklik ve düzenlemelere gitmeli, randevusunu mümkün ise daha sakin ve erken  saatlerde vermesi yararlı olabilir. Çocukla öncelikle iletişime geçilerek, hasta  güveni kazanmaya çalışılabilir" diye konuştu. Tedavi öncesinde muayenehane ortamının ve diş hekimi koltuğunun, tedavi  sırasında ise yapılacak işlemlerin çocuğun anlayabileceği düzeyde kendisine  anlatılmasının yararlı olacağını belirten Kuşgöz, şunları kaydetti: "Her çocuğa yaş ve karakterine uygun davranış yönlendirme teknikleri  geliştirilmeli. Eğer çocuğa yapılacak acil bir işlem yoksa tedaviler basit  işlemlerden zora doğru seçilebilir. Çocuk tedavi sırasında başarılı olduğunda  yerine göre hem sözel hem de küçük hediyeler verilerek ödüllendirilmeli. Tedavi  sırasında çocukla sürekli konuşularak endişe düzeyleri kontrol altında  tutulmalı." Yrd. Doç. Dr. Adem Kuşgöz, tüm bunlara karşın korkuyu yenmede başarılı  olunamıyorsa sakinleştirme veya genel anestezi altında diş tedavilerinin  yapılması düşünülmesi gerektiğini kaydetti. A.A