Dışa vurulmayan yas hasta eder

Dışa vurulamayan acının yıllara yayılması ebeveynlerde yıkıma yol açabilir, farklı hastalıklara dönüşebilir.

Dışa vurulmayan yas hasta eder

Dr. Nevzat Tarhan, dışa vurulamayan acının yıllara yayılmasının ebeveynlerde yıkıma yol açacağını, farklı hastalıklara dönüşebileceğini söylüyor.

Kapıyı çalan rütbeli askeri camdan gören annenin 'oğluma bir şey mi oldu?' sorusu yürekleri dağlar. Oğulları askerde olan her anne-babanın yüreği ağzındadır aslında. Güvenlik güçlerimizin evlerinde, eşlerinde ve çocuklarında da aynı endişe yaşanır.

Şehit haberleri geldiğinde dik durmaya, ağlamamaya, acısını içine akıtmaya çalışan o ana-babalar, eşler, metanetli olma adına zor bir dönem yaşıyorlar şimdi.

PEKİ ACIYI İÇİNE AKITMAK, GÖZYAŞLARINI TUTMAK NE KADAR DOĞRU?

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aile yakınlarının 'ağlama, çevreye güçsüz görünme' gibi telkinlerle baskı yapmasının acılı ebeveynlere zarar verdiğini söylüyor. Acılı ailelerde 'olayı inkâr', 'kendini suçlama' gibi duygular baş gösterdiğini vurgulayan Tarhan, "Bu duyguların rahat bir şekilde yaşanması yasın yarım kalarak yıllara yayılmasına da mani oluyor." dedi.

Tarhan, "Vatan sevgisi" gibi yüksek duyguların acıyı atlatma sürecinde anne-babaya yardımcı olacağını belirtiyor. Tarhan, yas tutmanın aynı zamanda biyolojik bir süreç olduğunu dile getiriyor. Kişi acı dolu bir olay yaşadığında mücadeleye devam etmesi için vücutta 'kortizol' denilen bir hormon salgılanıyor. Bu hormon sınırlı bir süre için yoğun stres altındaki kişiyi ayakta tutuyor. Sonrasında ise kişiler tükenme noktasına geliyor. Nevzat Tarhan, yaslarını tutamayıp acıları bastırmanın ileride çeşitli hastalıklara dönüşebileceğini aktarıyor.