Damar sertliğinin sırrı çözüldü

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde by- pass ameliyatı geçiren hastalar üzerinde yapılan araştırmalarda damar sertliğine yatkınlığı artıran bazı genlerin bulunduğu ifade edildi.

Damar sertliğinin sırrı çözüldü

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde by- pass ameliyatı geçiren hastalar üzerinde yapılan araştırmalarda damar sertliğine yatkınlığı artıran bazı genlerin bulunduğu ifade edildi.

damarsertligiKalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Öcal Berkan ve Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Serdal Arslan ile ekip arkadaşları, by- pass operasyonu geçiren hastalar üzerinde yaklaşık 5 yıl süren bir araştırma yaptı. Yapılan çalışmalar sonucunda damar sertliğine yatkınlığı artıran bazı genler ortaya çıkarıldı. Doç. Dr. Serdal Arslan, "Yapılan genetik çalışmalarla araştırılan genlerden bir tanesinde(MBLG-2) beş katın üzerinde, diğer bir gende (NFkB1-881A/G) ise altı katın üzerinde genetik yatkınlık tespit edildi" dedi. Doç. Dr. Arslan ayrıca bu genlerin 200’den fazla genin ifadesini düzenlediğini, bir başka ifadeyle bu genlerin 200’ün üzerindeki gene etki ederek bu genlerin faaliyetlerini düzenlediğini, böylece bu zincirleme hareket sonucunda damar sertliğine olan yatkınlığın arttığını ifade etti. Prof. Dr. Öcal Berkan ise çalışmanın dünyada ilk olma özelliği taşıdığını ileri sürdü. Prof. Dr. Berkan, "Sağlıklı bireylerden ve by- pass ameliyatı olan ileri derecede damar tıkanıklığına sahip hastalardan, özel izin alınarak yapılan kan testlerinin ardından uzun çabalar sonucunda gerçekleştirilen genetik analizlerde, toplumumuza özgü genetik yatkınlığı artıran genler tespit edildi" dedi. Prof. Dr. Berkan, bu ve devam eden çalışmaların genetik yatkınlığı olan kişilerin belirlenmesi ve hastalıların tanı ve tedavilerine yönelik yeni stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.

"ÇOCUKLUK ÇAĞINDA TESPİT EDİLEBİLECEK"

Mevcut ve devam eden çalışmalar neticesinde kan testi ile ölümcül olan bu hastalığın önlenebileceğini belirten Prof. Dr. Berkan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Koroner kalp hastalığı genetik ve çevresel etkilerle ortaya çıkmaktadır. Genetik yatkınlığı olan bireylerde kötü beslenme, sigara içilmesi, diyabet gibi çevresel faktörlerin etkisi daha belirgin olarak ortaya çıkmakta ve kalp damar hastalıklarının ortaya çıkma ihtimalini artırmaktadır. Bu hastalıktan aktif yaşlarda, yani orta yaş ve erken yaşlılık dönemlerinde etkilenmesi olayın ekonomik boyutunu artırmaktadır. Böylesine önemli sonuçları olan bir sağlık sorununun maliyeti de oldukça yüksektir. Mevcut ve devam eden çalışmalarımızda ortaya çıkartılan genler sayesinde damar sertliğine genetik yatkınlığı olanlar basit bir kan testi ile çocukluk çağından itibaren tespit edilebilecek ve alınacak tedbirlere bu ölümcül hastalığın gelişmesi önlenebilecektir." Prof. Dr. Öcal Berkan, ayrıca topluma özgü yatkın genlerin tespiti ile kullanılan kalp ilaçlarının bazı kişilerde etkili olmamasının nedenleri de ortaya konularak, kişiye özgü etkili ilaç kullanımının yolunun da açılacağını söyledi. Prof. Dr. Öcal Berkan, "Üniversitemizin Bilimsel Araştırma Proje Fonu’nun desteği ile başlatılan bu çalışmalar sayesinde gelecekte teşhis ve tedaviye yönelik milyonlarca doların harcanmasının önüne geçilecek ve ülkemiz ekonomisine de büyük katkı sağlanacaktır" dedi. Prof. Dr. Berkan, bu araştırma sonuçlarıyla ilgili bilimsel makaleyi uluslararası ’Basic and Clinical Pharmacology’ dergisine gönderdiklerini ve mart ayında kabul edildiğini, yayınlanması için sırada beklediğini söyledi. DHA