Çok yiyorsanız bu önerilerle artık yemeyeceksiniz

İşte çok yemeyi önlemek için yemekle ilgili birkaç öneri;

Çok yiyorsanız bu önerilerle artık yemeyeceksiniz
Paylaş:

22 MAYIS AVRUPA OBEZİTE GÜNÜ

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ‘Obezite ve Şişmanlık, sağlık için risk oluşturan anormal veya aşırı yağ depolanmasıdır.’ Obezite, önlenebilen kronik bir hastalıktır. Kısaca vücutta yağ dokusu oranının artması sonucu ortaya çıkan bir tablo olarak tanımlayabiliriz.

Obeziteyi belirlemek için Dünya Sağlık Örgütü'nün obezite sınıflaması kullanılır ve genellikle Beden Kütle İndeksi (BKİ) esas alınır. BKİ, vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (m) karesine (BKİ=kg/m2 ) bölünmesiyle elde edilen bir değerdir. BKİ değeri yetişkinlerde 18,5 ile 24,9 değerleri arasında olmalıdır. BKİ boy uzunluğuna göre vücut ağırlığını değerlendiren bir gösterge olup, vücutta yağ dağılımı hakkında bilgi vermez. Bu yüzden yapılan son çalışmalarda bel çevresi daha çok önem kazanmıştır.

Çocuklukta başlayan obezite ise yağ hücre sayısının artışı ile gerçekleşir ve engellenmez ise yağ hücresi sayısı artar bu da yetişkinlikteki obezite riskini arttırır. Yetişkinlikte sonradan görülen obezite yağ hücrelerinin hacminin, normal ağırlıktaki insanlara oranla daha büyük olması anlamına gelir. Burada yağ hücrelerinin boyutu büyür, sayısı değişmez. Bu yüzden obezite çocukluk çağında önlenmesi gereken kronik bir hastalıktır.

Okul çağı, 6-11 yaş grubundaki çocukları kapsar. Büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu, yaşam boyu sürebilecek davranışların büyük ölçüde kazanıldığı bir dönemdir. Vücut ağırlığındaki artış yaklaşık 20 yaşına kadar devam eder. Boy uzunluğunda artış ise kızlarda 17 yaştan sonra genellikle durur, erkeklerde yavaş da olsa devam eder. Bu büyüme süreci önemli miktarda enerji ve yeni dokuların yapımı için daha fazla miktarda protein, vitamin ve mineralleri gerektirir. Tüm enerji ve besin ögelerinin yeterli ve dengeli karşılanabilmesi için 6-11 yaş grubu çocukların tüketmeleri gereken besinlerin kaliteli ve yeterli miktarlarda olması önemlidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise besinlerin içeriğidir. Ayakta hazır beslenme yeterli enerjiyi sağlarken kalitesizliği ile obeziteye sebep olmaktadır.

Yeterli ve dengeli beslenmenin tanımına baktığımızda; büyüme, gelişme, sağlıklı ve verimli olarak uzun süre yaşamak için gerekli olan besin ögelerinin her birini yeterli miktarda almaktır. Hem çocuklukta hem de yetişkinlikte uygulanacak beslenme programı, günlük en az 5 öğünlük düzenli ve sık aralıklarla uygulanmalıdır. Ana öğünlerde 4 besin grubundan  da tüketilmesi gerekir. Et, süt, tahıl ve meyve-sebze grubu olarak ayrılan besin gruplarına baktığımızda bir öğünde her besin grubundan az miktarda tüketim yapılmalıdır. Örneğin; kahvaltıda et grubundan yumurta, süt grubundan peynir, tahıl grubundan tam tahıllı ekmek ve meyve-sebze grubundan domates ile yeşillik olabilir. Her öğünde sebze tüketilmelidir. Meyveler ise ara öğünde tüketilebilir.

Fiziksel aktivite konusuna gelirsek; yapılan çalışmalara baktığımızda her gün düzenli egzersiz / yürüyüş yapılması obezite riskini azaltmaktadır. Günde 30-60dk yürüyüş yeterlidir. Önemli olan yapacağınız aktivitenin düzenli olarak haftanın 4 günü uygulanmasıdır. Günlük fiziksel aktivitenizi arttırmanız vücut sağlığınız için olumlu geri dönüş sağlayacaktır.

Obeziteyi önlemek için yemekle ilgili birkaç öneri;

-    Göz önünde yiyecek bulundurmamak,
-    Mutfakta fazla zaman harcamamak, en kısa surede işi bitirip uzaklaşmak,
-    Yüksek enerjili ve yenilmemesi gereken besinleri evde bulundurmamak,
-    Serviste küçük boy kepçe kullanmak,
-    Yemek biter bitmez sofradan kalkmak,
-   Servis yaptıktan sonra servis kabını sofradan kaldırmak,
-    Lokmalar arasında çatal ve kaşığı elinden bırakmak,
-    Mümkün olduğunca iyi çiğneyerek yavaş yemek.



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: