Çocuk gelin istemiyoruz

Bursa’da konuşan Türkiye Psikiyatri Derneği üyesi Doç. Dr. Ayşe Devrim Başterzi, kız ve erkek çocukları arasındaki ayrımcılık ve kız çocuklarının uğradığı şiddet ve tacize dikkat çekti.

Çocuk gelin istemiyoruz

Bursa’da konuşan Türkiye Psikiyatri Derneği üyesi Doç. Dr. Ayşe Devrim Başterzi, kız ve erkek çocukları arasındaki ayrımcılık ve kız çocuklarının uğradığı şiddet ve tacize dikkat çekti.

Türkiye’de ve dünyada kız çocuklarının, erkeklerin kadınları kontrol almaya çalıştıkları ataerkil düzen yüzünden küçük yaşta evlendirildiğini belirten Doç. Dr. Başterzi, "Artık 18 yaşın altında kız çocuklarının evlendirilmesini istemiyoruz. Çocuk gelinler istemiyoruz" dedi. BM Genel Meclisi tarafından kabul edilen ve bu yıl ilk kez kutlanacak olan Dünya Kız Çocukları Günü nedeniyle Türkiye Psikiyatri Derneği adına bir açıklama yapan Doç. Dr. Ayşe Devrim Başterzi, Türkiye’de ve dünyada kız çocuklarının, erkeklerin kadınları kontrol almaya çalıştıkları ataerkil düzen nedeniyle küçük yaşta evlendirildiğini belirtti.

"4 EVLİLİKTEN BİRİ ÇOCUK EVLİLİĞİ"

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu tarafından 2010 yılında hazırlanan rapora göre halen ülke genelinde yapılan her dört evlilikten birinin, bazı bölgelerde ise her üç evlilikten birinin çocuk evliliği olduğunun ortaya çıktığını ifade eden Başterzi, "Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu’nun resmi rakamlara dayanmadığını belirtse de 2011 tarihli raporuna göre ise, Türkiye’de kadınların yüzde 14’ü 18 yaş altında evlenmektedir. Türkiye, çocuk gelinler sayısında Avrupa’da ikinci sırada yer almaktadır" diye konuştu.

"ÇOCUK GELİNLERİN ÇOCUKLARI DA KÜÇÜK YAŞTA EVLENİYOR"

18 yaşında ya da altında evlenen kız çocuklarının yaşamları boyunca şiddetin ve yoksulluğun mağduru olduğuna dikkat çeken Ayşe Devrim Başterzi, "Düşük eğitim seviyesinde kalmalarından dolayı sosyal statüleri her zaman daha düşük konumlarda devam ediyor. Erkeklere göre ruhsal hastalıklar kadınlarda iki kat sık görülüyor. Nedenleri ise şiddette uğrama ve yoksulluk. 18 yaşın altında evlenen kız çocukları çok daha fazla ve her anlamda şiddete maruz kalıyorlar. Bu çocuklar eğitimleri tamamlayamadığı ve bir meslek sahibi olamadıkları için kendilerine ait kişisel bir gelire sahip olamıyorlar. 18 yaşın altında evlenerek çocuk doğuran kadınların çocukları da 18 yaş altı evliliğe yatkın oluyorlar. Kendileri gibi kızları da şiddet ve yoksulluk döngüsünün bir parçası oluyorlar" dedi. Türkiye Psikiyatri Derneği olarak ataerkil düzenin, yoksulluğun ’gelenek’ adı altında olağanlaştırdığı çocuk evliliklerinin, kız çocuklarının yaşamları boyunca ruhsal sağlıklarını kötüleştirdiğinin altını çizmek istediklerini kaydeden Doç. Dr. Başterzi, "Kadınların ruhsal sağlıklarının bozulması, toplumun tüm kesimlerini ve yetiştirdikleri çocukların ruhsal iyilik hallerini etkilemektedir" diye konuştu. DHA
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Randevu Al