E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Çocuğunuza bayramı yaşatarak öğretin

Çocuğunuza bayramı yaşatarak öğretin. Çocuğa bayramı yaşatarak öğretmek gerekiyor. Çocuk ailesinin davranışlarını taklit eder. İşte uzman açıklamaları.

Çocuğunuza bayramı yaşatarak öğretin

Kültürümüzün ve değerlerimizin bir parçası olan bayramlar, dayanışma, yardımlaşma, birlik ve beraberlik açısından önemli.  Çocuğun model alarak büyüdüğünü ve değerlerin kişiden kişiye taşınarak aktarıldığını belirten uzmanlar, çocukların aileyle beraber bayram ziyaretlerine gitmesini, bayramlaşma kültürünü öğrenmesi gerektiğini belirtiyor.

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Çocuk Ergen Uzman Klinik Psikolog Aynur Sayım, bayramların çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çocuk ailesinin davranışlarını taklit eder

Çocuğun model alarak büyüdüğünü ve değerlerin kişiden kişiye taşınarak ayakta kaldığını  belirten Uzman Klinik Psikolog Aynur Sayım, “Çocuk model alarak büyüyor, ailenin davranışlarını taklit ediyor. Bayramlar, sevginin paylaşımı, birlik, beraberlik, coşku duygularının yaşanması, çocuklara model olma, ailenin sosyo-kültürel değerlerini benimsemesi ve değerlerin aktarımı açısından çok anlamlıdır. Değerler kişiden kişiye taşınarak ayakta kalırlar” dedi.

Değerler eğitimi ailede başlıyor

Değerlerin eğitiminin ailede başladığını ve kuşaktan kuşağa aktarıldığını ifade eden Aynur Sayım, “Bunlar sevgi, saygı, sorumluluk, cesaret, yardımseverlik, dürüstlük, güven, hoşgörü, alçakgönüllülük, empati, kanaatkarlık, çalışkanlık, sabır, keyif, umut, çalışkanlık, sabır, misafirperverlik, ahlak (iyi-kötü-vicdanı kapsıyor), vatanseverlik, adalet duygusu gibi değerlerimizdir. Çocuk ilk dönemlerden itibaren anne-babayı modellemeye başlar, öğrenme ilk dönemlerde başlar. Gözlem ve taklit yoluyla öğrenme özellikle 6 aydan itibaren gözlenebilir. Tabi bu dönemde taklit etme yoluyla öğrenir” diye konuştu.

7-11 yaş arasında değerler içselleştirilir

7- 11 yaş arasında soyut kavramları algılama yeterliliği oluşmaya başladığı için bahsedilen değerlerin içselleştirilmesi, özümsenmesi ve kazanımı kavramının devreye girdiğini belirten Aynur Sayım, şunları söyledi:

“Toplumlarda uygulanan adetler vardır. Örneğin bizim toplumumuzda büyüklerin elini öpmek, küçüklere bayram harçlığı vermek, gelin almaya gitmek, kına geceleri gibi. Bunlar bir topluma ait olan, her toplum için geçerli olmayan kurallardır. Bu kurallar, zamanla değişime uğramakta ve toplumdan topluma değişmektedir. Değer ise; her toplumda kabul edilen ve uygulanmadığı durumda kişi ve topluma zarar veren öğeleri tanımlamaktadır. Sorumluluk duygusu ve dürüst olmak gibi kavramlar buna örnek olabilir. Ekonomik sorunlar, anne babanın eve geç gelmesi, çocuğa yeterli ilgi ve zaman verememesi, ebeveynlerin psikolojik durumları, aile içi sorunların varlığı, boşanmaların artması, teknolojik alet kullanımının fazlalığı, akraba ve komşularla görüşmelerin azalması, göç gibi nedenler, iletişim ve modelliğin azalması değerlerin zayıflamasına neden olabilmektedir.”

Bayram ziyareti yaşatılmalıdır

Bayramların kimi zaman tatil olarak değerlendirildiğini belirten Aynur Sayım, “Değerlerin eğitimi, yaşamın her alanını kapsamaktadır. Çocuğun ailesiyle olan ilişki tarzı ve modelliği bunu belirlemektedir. Anne ve babanın çalışması, tatil olanağının kısıtlı olması gibi nedenler, aile ziyaretlerini azaltıyor, evet, fakat en azından her bayramı tatilde geçirmek değil de bayram ziyareti ve bunun önemini ve anlamını çocuğa göstermek yaşatmak da gereklidir. Ziyaretlerin sadece bayramda olmaması, yaşamın bir parçası halinde yaşanması da değerlerin kazanımını sağlayacaktır” dedi.

Bu tavsiyelere kulak verin

Uzman klinik psikolog Aynur Sayım, değerlerin aktarımı konusunda ailelere tavsiyelerini şöyle sıraladı:

• Değerler eğitimi evde başlamalıdır. Anne babanın çocuğuna örnek olması ve zamanı geldiğinde anlatarak örnekleme yapmaları önemlidir.

• Çocuklara basit tanımlarla bilgi verme, oyun içinde çalışılan değeri öğretme, konu ile ilgili şiir, şarkı, resim, etkinlik yaptırma, öykü, drama çalışmalarını kullanma yöntemleri en etkili ve kalıcı yöntemler olacaktır.

• Çocuklarına zaman ayırmaları, oyun oynamaları, sohbet etmeleri, kitap okumaya özendirmeleri, farklı ortam ve mekanlarda bulunmaları,  diğer kişilerle görüşme, gezi, sergi gibi zengin uyaran sunmaları hem iletişimi güçlendirecek hem de farklı deneyimler kazanmalarını sağlayacaktır.

• Çocuğun televizyon ve bilgisayar karşısında çok zaman geçirmemesi, çeşitli etkinliklere zaman ayrılabilmesini sağlar.

• Ebeveynlerin çocuklarıyla empatiye dayalı doğru iletişimi kurabilmeleri ve çocuklarına empati kurmayı öğretmeleri gerekir. Böylelikle çocuk, arkadaşları ile de iyi ilişkiler kuracak, okulda, evde ve çevresinde sevilecek, ilişkilerinde başarılı olacaktır.

• Ebeveynlerin, çocuklarına sorumluluk vererek sorumluluk almayı öğretmeleri gereklidir.

• Çocuklarını gerekli durumlarda kendi karar vermesi için yüreklendirmeleri, olaylara iyimser bakmayı öğretmeleri, toplumsal hizmetlere katılmalarını sağlamaları, diğer insanlara yardım etmeyi, işbirliğinin ve dürüstlüğün önemini vurgulamaları, herhangi bir sorunla karşılaştıkları zaman sorunla nasıl baş edeceklerini öğretmeleri, konuşma yeteneğinin gelişmesi için çocuklarıyla bol bol sohbet etmeleri ve davranışlarıyla örnek olmaları gerekir. Unutmamalıdır ki çocuk, anne-babayı taklit ederek büyür.



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: